Haber Detayı
‘Büyükşehir Yasası’ üretime darbe vurdu! Köylere yeniden tüzel kişilik
Büyükşehir Yasası’yla köyler mahalleye çevrildi, ortak mera alanları belediyelere verildi ve ranta açıldı. Bölgemizde giderek artan gerilim gıda güvenliğini daha da önemli hale getiriyor. Vatan Partisi tarımda köklü çözümler için ‘Büyükşehir Yasası’ndan geri dönülmesini istedi.
Vatan Partisi Merkez Çiftçi Bürosu Başkanı Cenk Tümer Özdemir, dün partisinin genel merkezinde “Büyükşehir Yasası’nın Türk Tarımına Zararları” başlıklı basın toplantısı düzenleyerek tarımdaki yapısal sorunları ve 2012 sonrası uygulamaların etkilerini değerlendirdi.
TARIMDA YAPISAL ÇÖKÜŞ UYARISI Türkiye tarımının uzun süredir ağır baskı altında olduğunu belirten Özdemir, tarımsal Kamu İktisadi Teşebbüslerinin özelleştirilmesi, üretici kooperatiflerinin etkisizleştirilmesi ve gübre, yem, ilaç, tohum gibi temel girdilerde yaşanan aşırı fiyat artışlarının üretimi zorlaştırdığını dile getirdi. “Türkiye tarımının yıllardır içinde bulunduğu sorunlar tarımsal üretimin devam ettirilmesini zorlaştırmaktadır.” diyen Özdemir, miras yoluyla bölünmüş küçük arazilerde üretim yapan çiftçinin emeğinin karşılığını alamadığını kaydetti.
İTHALAT POLİTİKASI VE FİYAT BASKISI Özdemir çiftçinin ürününü değerinde satamadığını, serbest piyasa koşullarında tüccar karşısında zayıf bırakıldığını ifade etti.
İthalatla fiyat düşürme yaklaşımının enflasyonu kalıcı olarak çözmeyeceğini vurgulayan Özdemir, şunları söyledi: “Başka ülkelerden et, canlı hayvan, tahıl, baklagil satın alan iktidar bu ‘ithalat ekonomisi’ anlayışıyla kendi çiftçisine vermekten kaçındığı desteği yabancı ülkelerin çiftçisine vermektedir.
Bütün bu koşullarda çiftçi nüfusumuz hem plansız bir şekilde azalmakta hem de yaşlanmaktadır.
Son yıllarda çiftçi nüfusundaki bu rakamsal düşüş üretime de yansımakta, azalan üretim ile beraber çarşı pazarda cep yakan fahiş fiyat artışları yaşanmaktadır.
Enflasyonu düşürmenin yolu ithalatla günü kurtaran ucuzlatma politikalarıyla değil üretimi güçlü bir şekilde arttırmaktan geçer.” ‘MERALAR VE ARAZİLER EL DEĞİŞTİRDİ’ 2012 yılında yürürlüğe giren Büyükşehir Yasası ile devamındaki “Bütün Şehir” düzenlemesinin kırsalda yeni sorunlar doğurduğunu belirten Özdemir, köylerin tüzel kişiliğinin sona erdirildiğini belirterek şöyle devam etti: “Köylülerin ortak malı olan varlıklar belediyelere devredildi.
Hayvancılığın olmazsa olmazı olan meraların hayvancılık yapan üreticiler tarafından kullanılması engellendi ya da bu meralar imara açılarak yapılaşmaya kurban edildi.
Atadan kalma, üzerinde onlarca yıldır tarımsal üretim yapılan tarlalar, bahçeler bir günde üçüncü şahıslara satılarak çiftçilerimiz topraksız bırakıldı.
Tarlasını, bahçesini, merasını rantçıya kaptıran çiftçilerimiz, adı mahalle olarak değiştirilen köyünde yaşarken bir anda şehirdekilerle aynı vergiyi vermeye, suyu, elektriği şehirdekilerle aynı fiyata kullanmaya başladı.” ‘KIRSALDA YAŞAM OLMAZSA ÜRETİM OLMAZ’ Köylerin eski tüzel kişiliğine kavuşturulmasını isteyen Özdemir şu vurguları yaptı: “Üreten ve ürettiğiyle ülkemizi doyuran, ülke ekonomisine büyük katkı sunan çiftçilerimizi kırsalda tutmamız gerekmektedir.
Elinden tarlasını, bahçesini, merasını alarak, yüklü elektrik ve su faturası ödeterek çiftçilerimizi kırsalda tutamayız.
O halde ne yapacağız?
Büyükşehir ya da Bütün şehir yasasından kaynaklanan bu sorunları çözeceğiz.
Köyleri eski tüzel kişiliğine kavuşturacağız ve kalkınmanın köylerden başlaması gerektiği bilinciyle köy okullarını açacağız, susuz köy bırakmayacağız.
Tarımın köklü sorunlarını çözerek köylerimizi yeniden yaşanan ve üretim yapılan yerler haline getireceğiz. ‘ÜRETİM DEVRİMİ’ ÇAĞRISI “Bunları yapacak bir irade Türkiye’de var.
Türk Milletinin azim ve kararlılığıyla ortaya çıkmış, Türk Devrimi’nin ruhundan doğmuş milli bir program tarımın önündeki bütün bu sorunları çözecek.
Bu program Vatan Partisi’nin “Üretim Devrimi” programıdır.
Üretim Devrimi programıyla Türkiye’de rantçılar, vurguncular, asalaklar, fırsatçılar değil üreticiler güçlü olacak.
Elinden toprağı cebinden parası alınan üreticiler değil aksine daha çok toprağı daha çok geliri olan çiftçilerimiz olacak.” ‘Çiftçinin devlete değil, devletin çiftçiye borcu var’ DON olayının ardından alınan ‘borcu bulunan üreticilere yeni kredi verilmemesi’ kararı sorulan Özdemir, tarımda devlet desteğinin zorunlu olduğunu belirtti.
Türkiye’de borcu olmayan çiftçinin neredeyse bulunmadığını söyleyen Özdemir, “Çiftçi borçla üretim yapıyor.
Finansmana erişimin engellenmesi, üretimin hayati damarını kesmek demektir.” ifadelerini kullandı.
Anayasa gereği Gayri Safi Milli Hasıla’nın belirli bir oranının çiftçiye ayrılması gerektiğini hatırlatan Özdemir, bunun hiçbir zaman tam olarak uygulanmadığını kaydetti. “Çiftçimiz borçlu değil.
Aslında devletin çiftçiye borcu var.” diyen Özdemir, çiftçi borçlarının ertelenmesi, faizlerinin silinmesi ve gerekirse büyük ölçüde tasfiye edilmesinin üreticinin yasal hakkının teslimi anlamına geleceğini belirtti.
Köy nüfusu düştü Tarım ve hayvancılığın başlıca geçim ve üretim kaynağı olduğu köylerimiz yavaş yavaş boşalıyor.
TÜİK verilerine göre toplam nüfus içinde il ve ilçe merkezlerinde ikamet edenlerin oranı 2024’te yüzde 93,4 iken 2025’te yüzde 93,6’ya yükseldi. 30 büyükşehir dışındaki illerdeki belde ve köylerde yaşayanların oranı ise yüzde 6,6’dan yüzde 6,4’e düştü.
Belde veya köylerde yaşayanların sayısı bir önceki yıla göre yüzde 2,1 azalışla 5 milyon 536 bin 693 kişi olarak belirlendi.
TEK KİŞİNİN YAŞADIĞI KÖYLER Köy ve beldelerde yaşayan 5,5 milyonluk nüfusun 885 bin 390’ı 0-14 yaş, yaklaşık 3,5 milyonu 15-64 yaş, yaklaşık 1,2 milyonu da 65 ve daha yukarı yaştaki gruplardan oluştu.
Türkiye genelinde ortalama köy nüfusu 234 kişi olarak hesaplandı.
Bir kişi, iki kişinin yaşadığı köyler bile var.
Meralarına el konulan köylü hayvancılıktan vazgeçiyor.
TÜİK verilerine göre hayvan sayısı artmış görünüyor.
Ancak üreticiler bu rakamın yanıltıcı olduğunu, sayının ithal hayvanla artırıldığını belirtiyor.