Haber Detayı

‘Aynı kapak iki kez basılır mı?’ Şafak’ın kitabı intihal şüphesi yarattı
Kültür sanat aydinlik.com.tr
21/02/2026 00:00 (1 saat önce)

‘Aynı kapak iki kez basılır mı?’ Şafak’ın kitabı intihal şüphesi yarattı

Yazar Elif Şafak’ın ‘Gökyüzünde Nehirler Var’ kitabının kapağıyla Moudhy Al-Rashid’in kaleme aldığı ‘Between Two Rivers’ kitabının kapağı arasındaki benzerlik akıllara intihal şüpesini getirdi. Söz konusu benzerliği fark eden Telif Hakları Uzmanı Burcu Mutlugil, ‘Aynı kapak iki kez basılır mı?’ dedi

Batı’ya Türkiye’ye müdahale edin!” çağrılarıyla bilinen ve soy ismini değiştirerek “Shafak” şeklinde kullanan yazar Elif Şafak’ın son kitabı “Gökyüzünde Nehirler Var” kitabı intihal şüphesi yarattı. 2024 yılında yayımlanan ve bir su damlasıyla başlayıp, üç farklı hayatı birbirine bağlayan romanı “Gökyüzünde Nehirler Var” ile Moudhy Al-Rashid’in kaleme aldığı “Between Two Rivers” kitabının kapağı büyük bir benzerlik taşıyor.

TEMATİK BENZERLİĞİ AŞAN BİR DURUM Paris’te yaptığı ziyaret sırasında söz konusu benzerliği fark eden Telif Hakları Uzmanı ve Avukat Burcu Mutlugil, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Aynı kapak iki kez basılır mı?” sorusunu sordu.

Mutlugil, paylaşımının devamında her iki kitabın kapağının benzerliğine dikkat çekerek, “Bugün Paris’te bir kitabevinde, uzaktan bakınca Elif Şafak’ın son romanı sandığım bir kitap gördüm.

Kitabı elime aldığımda ise karşımdaki eserin ‘Between Two Rivers’ olduğunu gördüm.

Suudi Arabistanlı bir yazara ait, (Moudhy Al-Rashid) Mezopotamya üzerine kurulu bir anlatı.” ifadelerini kullandı.

Meselenin tema benzerliği olmaktan çıktığını kaydeden Mutlugil, edebiyatın artık yalnızca metinden ibaret olmadığını, başlık ve görsel tasarımın da anlatının parçası haline geldiğini vurguladı. ‘GÖRSEL KİMLİK DE ANLATININ PARÇISIDIR’ Günümüz yayıncılığında kapak, başlık, görsel kimlik ve pazarlama dilinin de anlatının parçası olduğunu kaydeden Mutlugil, şöyle devam etti: “Elbette Mezopotamya kimsenin mülkiyetinde değil. ‘Nehir’ metaforu insanlık tarihi kadar eski.

Kadim coğrafyalar ortak kültürel hafızaya aittir.

Ama edebiyat artık yalnızca metin değildir.

Kapak, başlık, görsel kimlik ve pazarlama dili de anlatının parçasıdır.” Yayıncılıkta bu derece benzerliğin insanı düşünmeye sevk ettiğini ve şüphe yarattığını kaydeden Mutlugil,  küresel yayıncılıkta bu derece paralel bir görsel ve kavramsal dilin, büyük ve profesyonel yayınevleri tarafından aynı dönem içinde dolaşıma sokulması insanı düşünmeye sevk ediyor.

Editörler, sanat yönetmenleri, tasarım ekipleri… Bu kadar güçlü kurumsal yapılar içinde, bu kadar belirgin bir görsel ve kavramsal paralellik nasıl “olağan” kabul ediliyor?” dedi.

Kapakların benzerliğinden hareketle hukuki açıdan intihal iddiasının öne sürülemeyeceğini kaydeden Mutlugil, estetik tekrarların özgünlüğü ortadan kaldırdığını ve soru işareti uyandırdığını kaydetti.

Elif Şafak’ın intihalciliği saptandı Edebiyatta intihal tartışmalarıyla sık sık gündeme gelen isimlerden biri olan Elif Şafak, Yazar Mine G.

Kırıkkanat’ın kendisine açtığı davayı kaybetti. 1.

Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 24 Ocak 2024 tarihinde Şafak’ın, “Bit Palas” kitabında Kırıkkanat’a ait “Sinek Sarayı” romanından yüzde 5 oranında intihal yaptığını tespit etti.

Kararda karakterlerin ve olayların birbirleriyle örtüştüğü ve esinlenmenin çok ötesine geçtiği ifade edildi.

Kararda şu ifadelere yer verildi: “Her iki kitaptaki karakterlerin sorunlu ve hâletiruhiyesi bozuk kişiler oldukları, davacı kitabındaki ana karakter Sinan ile sevgilisi Christine ve taşınma işi ile davalı kitabındaki ana karakter ‘7 Numara: Ben’ ve arkadaşı Ethel’in ev taşınma olayının bazı bölümlerinde verilen örnekteki gibi örtüştüğü, her iki romanın bitişinde bir kendisinin yazmadığını söylerken, davalı yazar da romanını ‘7 Numara: Ben’ uydurduğunu, kendisinin yazmadığını ifade ettiği hususları birlikte değerlendirildiğinde davalı tarafa ait eserin isim benzerliği, kurgulama, karakterler, mekân ve zaman birliği, olay örgüsüne ve soncu bakıldığında esinlenmenin çok ötesinde, davacının romanının adından ve içeriğinden yararlanıldığı ve bu yararlanmanın intihal düzeyinde olduğu kabul edilmiş ve davacı tarafın FSEK’ten kaynaklı haklarının ihlal edildiği kabul edilmiştir.”

İlgili Sitenin Haberleri