Haber Detayı
Atlantik kampında Grönland çatlağı: Trump’ın saldırganlığı Avrupa’nın teslimiyeti
ABD Başkanı Donald Trump, gerek seçim kampanyasında gerekse 20 Ocak 2025 tarihinde başkanlık koltuğuna oturduktan sonraki aylarda yaptığı açıklamalarda “Savaşları hızla sona erdireceğini” ve “Amerika'yı ilk sıraya koyarak içe döneceğini” söylüyordu.
ABD Başkanı Donald Trump, gerek seçim kampanyasında gerekse 20 Ocak 2025 tarihinde başkanlık koltuğuna oturduktan sonraki aylarda yaptığı açıklamalarda “Savaşları hızla sona erdireceğini” ve “Amerika'yı ilk sıraya koyarak içe döneceğini” söylüyordu.
Fakat 2026 yılın ilk günlerinden itibaren yüzündeki maskeyi çıkararak, Hitler’in çizmelerini giydi ve Venezuela’ya saldırarak haydutça Cumhurbaşkanı Maduro’yu kaçırdı.
Trump'ın bu yıl 8 Ocak'ta New York Times'a verdiği röportajda “Ben diktatör değilim... ama istediğim her şeyi yapabilirim, ben Amerika Birleşik Devletleri başkanıyım, uluslararası hukuka ihtiyacım yok, beni sadece kendi ahlakım ve mantığım sınırlıyor” demesi Trump’ın nasıl bir yönelim içinde olduğunun itirafıdır.
Ama ABD yenilen ve inişe geçen emperyalist bir ülkedir.
Kendisini ayakta tutan dolar imparatorluğu yıkılıyor.
Ve son 20 yılda en çok askeri yenilgi yaşayan ve çökmekte olan bir ülkedir.
Kendilerini en çok demokratik değerlere sahip ülkeler olarak gören Avrupalı liderler, en son ABD’nin egemen bir ülke olan Venezuela’ya saldırısına karşı çıkmayarak bu saldırıya ortak oldular.
Trump’ı değil Maduro’yu suçladılar.
İsrail’in Filistinlilere uyguladı soykırıma ortak oldular.
ABD-İsrail katilleri 70 binin üzerinde Filistinliyi katlederken sessiz kaldılar.
Ülkelerinde Filistin’i destekleyen eylemleri bastırdılar.
Yine birlikte İran’a saldırdılar.
İran’ın direnişi ile adeta kaçtılar.
Ama Avrupa’nın küreselcileri burada da ABD ve İsrail’in yanında yer aldılar.
Ses çıkarmadıkları ve destekledikleri eşkıya Trump, şimdi de Avrupa, AB toprağı olan Grönland’a saldırıyor.
Büyük bir şaşkınlık içindeler.
Dünya basını, özellikle de Avrupa basını, Washington'a yönelik endişe ve sert eleştirilerle dolu manşetler atıyor.
Görüşlerine değer verdiğim Avrasyacı analist Pierre Duval durumu şöyle özetliyor: “ABD artık Avrupalıların sadık dostu değil.
Avrupalılar, Ukrayna'ya destek vererek son kozlarını da kaybettiler.
Jeopolitik bir tsunami yaşanıyor ve bu tsunami, Avrupa'yı mevcut siyasi liderlerinden arındıracak.” AVRUPALILAR TRUMP’I YATIŞTIRMA ÇİZGİSİ İZLİYOR Batı artık hep bölünme üretiyor.
ABD ile AB İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana görülmemiş bir bölünmenin eşiğinde.
Grönland’da neredeyse silahlı olarak karşı karşıya gelecek bir pozisyondalar.
Trump gerekirse “işgal ederim” diyor fakat Avrupalının ABD’ye silahlı olarak karşı koyacak bir gücü yok.
İçinde bulundukları ekonomik kriz ve askeri olarak kısıtlı kapasitelere sahip olması ellerini kollarını bağlıyor.
Ayrıca ABD’ye askeri olarak bağımlı olması da hareket alanını sınırlıyor.
Yine ABD ile önemli ticari ilişkileri var ve Trump’ın gümrük tarifeleri silahı Demokles’in kılıcı gibi boyunlarında.
Avrupa’nın bağımsız bir güç olamaması, Atlantik kampında ABD’nin peşine takılması ve son olarak Ukrayna savaşında Rusya düşmanlığına tüm mali ve askeri güçlerini seferber etmesi, Bugün kıtayı içinden çıkılamaz krizlere ve iflasa sürüklemiştir.
Politico gazetesi “Brüksel'in ılımlı tepkisi, Avrupa'nın içinde bulunduğu ikilemi gösteriyor.
Trump'ın, Amerikan çıkarlarına zarar verildiğini düşünürse ticaret veya Ukrayna konusunda misilleme yapmasından korkan AB, çoğunlukla onun tehditlerine karşı çekingen bir tavır sergiledi” diye uyarıyor.
ABD, AB ve NATO’nun geleceğini tehdit ediyor, ‘Grönland’ı ele geçireceğim’ diyor, ancak Fransa Cumhurbaşkanı Trump’a gönderdiği sms mesajında “My friend” (Dostum) diye başlamakla yetiniyor.
Trump Macron’un ekran resmini sosyal medya hesabından yayımlayarak dalga geçiyor.
Koca koca Avrupa ülkelerinin Grönland’a asker gönderiyoruz açıklamaları Trump’ın tepkisini çekti ve dünya bir heyecan yarattı.
Ama 5-6 AB üyesi ülkenin gönderdiği toplam asker sayısı 34 olunca da alay konusu oldular.
Avrupa askerlerinin ABD askerleriyle çatışma olanağı sıfır ihtimal.
Böyle bir şey hem Avrupa’nın sonunu getirir hem de bir dünya savaşına yol açar.
Böyle bir ihtimal yok.
TRUMP AVRUPA’NIN MİLLİYETÇİLERİNİ BÖLDÜ Hem Amerika hem de Avrupa’da küreselcilerle “Milliyetçiler” arasında çelişme şiddetleniyor.
Diğer taraftan Avrupa’da “Milliyetçi” parti ve hükümet başkanları arasında da Trump’ın son Grönland saldırısı üzerine bir ayrışma yaşanıyor.
Biden’laşan Trump Avrupalı Milliyetçileri de bölüyor.
Macaristan, Slovakya ve Çek Cumhuriyeti başbakanları Trump’ın bu saldırganlığı karşısında sessiz.
Polonya Cumhurbaşkanı da öyle.
İtalya Başbakanı Meloni arabulucu bir rol üstlenmiş. 20 Ocak Salı günü Strazburg'daki Avrupa Parlamentosu'nda (AP) düzenlenen Patriotes pour l'Europe (Avrupa için Vatanseverler) basın toplantısında Orban’ın partisi Fidesz, Marine Le Pen’in Ulusal Birlik partisini yalnız bıraktı.
AP’de Milliyetçilerin Grup Başkanı ve Ulusal Birlik Genel Başkanı Jordan Bardella, Trump'ın Grönland'a dayattığı “vasal mantığı” ve Danimarka'nın özerk bölgesinin ABD tarafından ilhak edilmesinin yaratacağı “ciddi emsal” riskini sert bir şekilde kınayan ateşli bir konuşma yaptı.
Bardella, “Avrupa Birliği'nin sessiz kalma hakkı olmadığını” söyledi.
NATO DAĞILMANIN, AB ÇÖKÜŞÜN EŞİĞİNDEDİR ABD ile AB arasındaki çatışma giderek büyüyor.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland'ı “ele geçirme” de gösterdiği kararlılık karşısında Avrupalı liderler bir sarsıntı geçirerek, başlangıçta kararsız ve dengeci bir politika izlediler.
Son olarak Trump’ın Grönland’ı ele geçirmesine karşı çıkan Avrupa ülkelerine ek gümrük tarifesi uygulayacağını açıklaması ile birlikte seslerini yükseltmeye başladılar.
Fakat, kararlı bir tutum alacak ve kendi topraklarını savunacak güçleri yok.
Sadece kuru ve havada kalan açıklamalarda bulunuyorlar.
Avrupa Komisyonu Başkanı Von der Leyen, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Merz gibi öne çıkan küreselci liderler, içi boş lafların dışında bu saldırıyı nasıl göğüsleyecekleri ve ABD’yi nasıl durduracakları konusunda ortaya bir çözüm atamıyorlar.
Ama şunun farkındalar; artık dünya eski dünya değil.
Trump’ın Avrupa’ya karşı tutumu bir saldırganlığa dönüşmüştür.
NATO dağılmanın, AB çöküşün eşiğindedir.
Atlantik kampında stratejik bir kırılma yaşanıyor.
Söz konusu olan Avrupa Birliği ve NATO üyesi olan Danimarka’ya bağlı özerk bir adanın ele geçirilmesi.
Atlantik sisteminde ilk defa bir NATO ülkesi diğer bir NATO ülkesi topraklarını işgal edeceğini ve ele geçireceğini söylüyor.
NATO’YU DAĞILMA BEKLİYOR Trump Atlantik kampına yani NATO’ya bir bomba atmıştır.
Uzmanlar bu durumu Jeopolitik bir değişim olarak değerlendiriyor ve birçok Avrupalı lider ve diplomat bu olayın NATO'nun sonunu getireceğini söylüyor.
Dört bir yana yumruk sallayan Trump Hitlerin çizmelerini giymiş ve Biden’laşmıştır.
Trump Grönland’ı anlaşarak ele geçirirse Atlantik kampında ve NATO’da büyük bir yara açacaktır.
Eğer askeri olarak işgal ederse NATO diye bir şey kalmaz.
Kalsa bile üye ülkelerin birbirlerine olan güveni sarsılır ve NATO’nun 5.
Maddesi anlamını yitirir. 5. maddede, NATO’ya üye bir ülkeye yapılan saldırının tüm üye ülkelere yapılmış sayılacağı ve kolektif yanıt verileceği belirtiliyor.
GÜMRÜK TARİFELERİ VE TİCARET SAVAŞI Trump Avrupa’ya karşı dolu dizgin saldırı ve eleştirilerini sürdürüyor.
Gümrük tarifeleri elinde ekonomik bir savaş aracına dönüşmüş durumda.
Bununla Grönland’ı ele geçirmesine karşı çıkan Avrupalı liderleri tehdit ediyor ve onları sindirmeye çalışıyor.
Grönland'ı ele geçirme konusunda kararlı olan ABD Başkanı, sekiz Avrupa ülkesine yeni gümrük vergileri uygulayacağı tehdidinde bulundu. “Grönland’ın tamamen ve eksiksiz olarak satışı için bir anlaşma imzalanana kadar”.
Trump, %10'luk ek verginin 1 Şubat'tan itibaren yürürlüğe gireceğini ve 1 Haziran'da %25'e çıkabileceğini söyledi.
Trump'ın tehditlerine ilk yanıt geldi.
Avrupa Parlamentosu'nun ana siyasi grupları, 20 Ocak Salı günü Avrupa Birliği ile ABD arasındaki ticaret anlaşmasının onay sürecini askıya alma kararını onayladı. 2025 yazında imzalanan bu anlaşma, Avrupa'nın ABD'ye yaptığı ihracata %15 gümrük vergisi uygulanmasını ve ABD'nin AB'ye yaptığı ihracata uygulanan gümrük vergilerinin kaldırılmasını öngörüyor.
ABD Başkanı Donald Trump son yaptığı açıklamada ise 1 Şubat’ta yürürlüğe girmesi planlanan gümrük vergilerini uygulamayacağını açıkladı.
Trump, bu kararın Davos’ta NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile Grönland konusunda yürütülen görüşmelerde kaydedilen ilerleme nedeniyle alındığını belirtti.
KARŞILIKLI TEHDİTLER VE TEPKİLER Karşılıklı tehditler ve tepkiler devam ediyor.
Konu sadece Grönland değil; Trump Birleşmiş Milletler’e (BM) paralel bir Trump BM’si kuruyor.
Adı da “Barış Konseyi”.
Bir çok AB üyesi ülke katılmayacağını açıkladı.
İlk açıklayan da Fransa Cumhurbaşkanı Macron’du.
Bunun üzerine Trump Fransız şarap ve şampanyalarına %200 gümrük vergisi uygulamakla tehdit etti.
Macron’dan da bir cevap geldi: Berlin’in de desteği ile “AB’nin zorlama önleminin masaya yatırılmasını” istedi.
Henüz hiç kullanılmamış olan bu ticari savunma aracı, ekonomik şantaj yoluyla AB'nin veya üye devletlerinden birinin siyasi kararlarına müdahale etmeye çalışan üçüncü bir ülkeye karşı misilleme önlemleri (Avrupa kamu ihalelerinden dışlama, belirli yatırımların engellenmesi, gümrük vergilerinin artırılması vb.) almasına olanak tanıyor.
Fransız patronlarının örgütü Medef’in Başkanı Patrick Martin, Avrupa'ya “Donald Trump'a dur deyin” çağrısında bulundu.
Martin “Bu, başlangıçta bazı yan etkilere yol açabilir ve istikrarı bozabilir, ancak bir kez daha boyun eğersek, Donald Trump'ın girişimiyle yeni zorluklar yaşayacağız” dedi.
Politico’ya göre “Amerikan ticaretine yönelik misilleme tartışmalarıyla paralel olarak, diplomatlar ve hükümet yetkilileri de başkentlerinde Washington ile kalıcı bir kopuşun olası sonuçlarını değerlendiriyorlar.
Çoğu için bu perspektif acı verici: 80 yıllık barışçıl işbirliği, karşılıklı yardımlaşma ve verimli ticari alışverişe son verecek ve NATO'ya mevcut haliyle ölümcül bir darbe vuracak”.
DAVOS’TA GRÖNLAND GÖLGESİ Bu yıl Davos Ekonomi Formu Grönland’ın gölgesinde geçti. 20 Ocak 2025 Salı günü başlayan Forumda ilk gün Avrupa Konseyi Başkanı Von der Leyen ve Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un konuştu.
Macron aynı gün akşam Trump’ı beklemeden Paris’e döndü.
ABD Başkanı Trump Foruma adeta bir çıkartma yaptı.
Onlarca büyük Amerikan şirketinin yöneticisiyle birlikte Foruma ikinci gün katıldı.
Trump’a Hazine, Ticaret ve Enerji bakanları ile Ukrayna ve Orta Doğu özel temsilcileri de eşlik etti.
Trump, Forumda uzun bir konuşma yaptı.” Von der Leyen, “Avrupa'da yeni bir bağımsızlık biçimi inşa etmenin bir zorunluluk” olduğunu belirtti. “Ekonomilerimizi riskten arındırmalıyız” ve “tedarik zincirimizi çeşitlendirmeliyiz” çağrısında bulunarak, MERCOSUR anlaşmasını örnek gösterdi ve Avusturalya, Filipinler, Tayland, Malezya ve Birleşik Arap Emirlikleri ile serbest ticaret anlaşması üzerine çalıştıklarını anlattı.
Leyen Ukrayna’yı unutmadı: “Avrupa her zaman Ukrayna'nın yanında olacaktır” dedi.
Macron, yaptığı konuşmada, “uluslararası hukukun hiçe sayıldığı kanunsuz bir dünyaya” girdiğimizi belirtti.
Fransa Cumhurbaşkanı “güçlü olanın hukuku” nu reddetmeye çağırarak, “otokrasiye ve daha fazla şiddete doğru kayışı”, “çatışmaların norm haline geldiği” bir dünyayı kınadığını söyledi.
Macron, “Elbette Fransa ve Avrupa, ulusal egemenlik ve bağımsızlığa, Birleşmiş Milletler (BM) ve tüzüğüne bağlıdır” dedi. “Avrupa çok güçlü araçlara sahip; saygı görmediğimizde ve kurallara uyulmadığında bunları kullanmalıyız” diyerek AB’nin “Zorlama önlemlerini” gündemine almasını önerdi.
TRUMP: AMA AVRUPA DOĞRU YÖNDE GİTMİYOR Trump konuşmasının ağırlığını ABD’nin “ekonomik başarılarını” anlatmaya verdi. “Avrupa’yı çok sevdiğini” belirten Trump “Ama Avrupa doğru yönde gitmiyor” dedi.“Tek istediğimiz, Grönland'ı, mülkiyet hakkı ve tam sahip olma hakkı dahil olmak üzere almaktır, çünkü onu savunmak için mülkiyet hakkı gerekir.
Kira sözleşmesiyle onu savunamazsınız… Grönland’ı ABD’den başka kimse koruyamaz” dedi.
Ve tabi barış güvercini olduğunu söylemeyi de ihmal etmedi.
Trump, “NATO için ödeme yaptığımızdan başka hiçbir şey elde etmedik … NATO'nun masraflarının %100'ünü biz karşıladık, çünkü onlar (Avrupalılar) faturalarını ödemiyorlardı” diye devam etti.
NATO ile ilgili sorunda, “biz onların yanında %100 olacağız.
Ama onların bizim yanımızda olacağından emin değilim” dedi.
Trump Putin ile görüştüğünü ve Ukrayna sorununu çözeceğini de ifade etti.