Haber Detayı
Venezuela’nın borç enkazı: Kim, ne kadar alacaklı?
Maduro’nun devrilmesiyle Venezuela’nın yıllardır çözülemeyen dev borç krizi yeniden gündeme geldi. Toplam dış yükümlülükleri 150 milyar doları aşan ülkede, alacaklılar, yaptırımlar ve CITGO merkezli davalar olası bir borç yapılandırmasını belirsizliğe sürüklüyor.
Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun devrilmesinin ardından, ülkenin dünyanın en büyük çözümsüz egemen borç krizlerinden biri yeniden uluslararası kamuoyunun odağına girdi.
ABD yaptırımları ve uzun yıllara yayılan ekonomik kriz nedeniyle küresel finans piyasalarından kopan Venezuela, 2017’nin sonlarında hükümet ve devlet petrol şirketi PDVSA tarafından ihraç edilen uluslararası tahvillere ilişkin ödemeleri kaçırarak temerrüde düşmüştü.
Aradan geçen sürede işleyen faizler ve kamulaştırmalar nedeniyle açılan davalar, ödenmemiş anaparaya eklenerek ülkenin dış yükümlülüklerini katladı.
BORÇ NE KADAR?
Analistlere göre Venezuela’nın temerrüde düşmüş tahvil borcu yaklaşık 60 milyar dolar.
Ancak PDVSA yükümlülükleri, ikili krediler ve tahkim kararları da eklendiğinde toplam dış borç 150-170 milyar dolar seviyesine ulaşıyor.
Uluslararası Para Fonu (IMF), Venezuela’nın 2025 yılı nominal gayrisafi yurt içi hasılasını 82,8 milyar dolar olarak tahmin ediyor.
Bu da borcun milli gelirin yaklaşık yüzde 180-200’üne denk geldiğini gösteriyor.
Borç krizinin merkezindeki varlıklardan biri, 2020 vadeli bir PDVSA tahviline teminat gösterilen ve ABD’de faaliyet gösteren rafineri şirketi CITGO.
Şirket, alacaklıların ABD mahkemeleri üzerinden yürüttüğü davaların odağında bulunuyor.
ALACAKLILAR KİMLER?
Yaptırımlar nedeniyle Venezuela borçlarının kimlerin elinde olduğunu net biçimde izlemek zorlaştı.
Ancak ticari alacaklıların büyük bölümünü, “akbaba fonlar” olarak da bilinen sorunlu borç yatırımcıları oluşturuyor.
ABD mahkemeleri, ConocoPhillips ve Crystallex gibi şirketlerin kamulaştırma davaları sonucunda kazandığı milyarlarca dolarlık tazminatları onayladı.
Bu kararlar, söz konusu taleplerin borç statüsü kazanmasına ve Venezuela varlıklarına el koyma girişimlerine yol açtı.
Delaware’deki bir mahkeme, PDVSA’nın ABD’deki iştiraki PDV Holding için yürütülen satış sürecinde yaklaşık 19 milyar dolarlık talebi kayda aldı.
Bu tutar, CITGO’nun toplam varlık değerinin oldukça üzerinde.
Venezuela’nın Çin ve Rusya’ya olan ikili borçları da önemli bir kalem.
Ancak Caracas uzun süredir kapsamlı borç verisi yayımlamadığı için net rakamlar bilinmiyor.
YAPILANDIRMA UZAK MI?
Uzmanlara göre, çok sayıda dava, alacaklı ve siyasi belirsizlik nedeniyle Venezuela’da kapsamlı bir borç yapılandırması uzun ve karmaşık olacak.
Olası bir yapılandırmanın, mali hedefler ve borç sürdürülebilirliği varsayımları içeren bir IMF programına dayanması bekleniyor.
Ancak Venezuela yaklaşık 20 yıldır IMF denetiminden uzak ve kuruluştan finansman alamıyor.
ABD yaptırımları da sürecin önündeki en büyük engellerden biri. 2017’den bu yana yürürlükte olan kısıtlamalar, Hazine Bakanlığı’ndan özel izin alınmadan borç ihraç edilmesini ya da yeniden yapılandırılmasını fiilen imkânsız kılıyor.
Trump’ın “ABD Venezuela’yı yönetecek” açıklaması, yaptırımların geleceğine ilişkin belirsizliği daha da artırdı.
TAHVİLLER NE KADAR TOPARLANABİLİR?
Venezuela tahvilleri 2025’te endeks bazında yaklaşık yüzde 95 değer kazandı.
Tahviller şu anda nominal değerinin 27-32 senti aralığında işlem görüyor.
Citigroup analistleri, borcun sürdürülebilir hale gelmesi içinircin en az yüzde 50 anapara kesintisi gerektiğini öngörüyor.
Citi’nin temel senaryosunda, alacaklılara 20 yıl vadeli düşük faizli tahviller ve geçmiş faizler için ek enstrümanlar sunulması öne çıkıyor.
Diğer yatırımcılar ise geri dönüş oranlarının siyasi gelişmelere ve yaptırımların kaldırılmasına bağlı olarak yüzde 25 ila 40 aralığında değişebileceğini değerlendiriyor.
EKONOMİK TABLO KARANLIK Borç beklentileri, Venezuela’nın zayıf ekonomik görünümüyle çelişiyor. 2013 sonrası petrol üretiminin çökmesiyle ekonomi sert biçimde daraldı, enflasyon ve yoksulluk patladı.
Üretimde kısmi bir istikrar sağlansa da düşük petrol fiyatları, Venezuela ham petrolüne uygulanan indirimler ve son olarak ABD’nin tanker ablukası, gelir artışını sınırlıyor.
Trump, ABD’li petrol şirketlerinin Venezuela’ya girerek üretimi artırmaya hazır olduğunu söylese de bu sürecin nasıl işleyeceği ve ne kadar süreceği belirsizliğini koruyor.
Şu anda ülkede faaliyet gösteren tek büyük ABD’li şirket Chevron.