Haber Detayı
Ne eğitimde ne istihdamda gençler için iktidarın çözümü 1375 TL cep harçlıklı iş: Eğreti ve güvencesiz
İktidarın “Genç İstihdam Hamlesi (GÜÇ)” programı uzmanlar tarafından daha önce defalarca uygulanan istihdam teşviklerinin tekrarı olarak değerlendiriliyor. Eleştiriler, programın işsizliği yaratan yapıya dokunmadığı ve genç emeğini ucuzlattığı yönünde.
Genç işsizliği Türkiye’nin yapısal sorunu haline gelirken iktidar çözüm olarak Genç İstihdam Hamlesi (GÜÇ) programını yaşama geçirmeye hazırlanıyor.
Uzmanlar ise programı “geçmişte defalarca uygulanan sözde istihdam teşviklerinin tekrarı” olarak değerlendiriyor.
Proje, kamuoyunda “ev gençleri” olarak tanımlanan, eğitimde ve istihdamda yer almayan gençleri işgücüne kazandırma hedefiyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından duyuruldu.
Ağırlıklı olarak özel sektöre yönelik teşvikler üzerinden kurgulanan programa eleştiriler ise işsizliği yaratan yapıya dokunmadan genç emeğinin sermaye lehine ucuzlatılmasına odaklanıyor.
Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde “Genç İstihdam Hamlesi-Güç Tanıtım Programı” için düzenlenen etkinlikte, 5 ayaklı programa toplam 545 milyar TL ayrıldığını açıklayarak şunları söyledi: “Ulusal Staj Programını İŞ-KUR’a devrettik. 10’dan fazla çalışanı olan işletmelere en az yüzde 10 stajyer zorunluluğu getirdik. ‘Geleceğim Meslekte’ uygulamasıyla meslek liselerini cazibe merkezi yapacağız.
Her öğrenciye iş ve meslek danışmanı atanacak, öğrenciler işverenlerle buluşturulacak.
Başka bir destek modülümüz NYOP Programı’yla gençlerimiz yeni beceriler kazanacak.
Katılan her gencimize günlük 1375 TL cep harçlığı vereceğiz, iş kazası, meslek hastalığı ve genel sağlık sigortası primlerini de İŞKUR üzerinden devlet olarak biz üstleneceğiz.
Özel sektörle işbirliği programıyla 18-25 yaş arası gençlerimizin işe girdikten sonraki ilk 6 aylık maaşlarını biz karşılayacağız.
Önümüzdeki 3 yılda 3 milyondan fazla gencimizi istihdama kazandıracağız.” İŞÇİDEN SERMAYEYE AKTARIM Çalışma ekonomisi uzmanı Prof.
Aziz Çelik, “Eğreti ve güvencesiz bir program söz konusu” diyor.
Stajyerin aslında “iş öğrenen insan” olduğunu ama ucuz işgücü olarak kullanılmalarının yaygınlaştırıldığını belirten Çelik ayrıca “Hükümet istihdam desteği vermek istiyorsa bunu İŞKUR’un bütçesinden değil hükümet bütçesinden yapmalıdır” diyor.
İktisatçı Dr.
Levent Dölek, bu politikanın, genç işsizleri sermaye açısından “maliyetsiz” hale getirmeyi amaçladığını savunuyor.
İşbaşı eğitim programları vb. uygulamalarda işçi ücretinin işsizlik sigortası fonundan karşılandığına dikkat çeken Dölek, “Bu, işçiden kesilenin işçiye aktarılması değil patrona aktarılması.
İşsizlik sigortası fonunun sermaye tarafından yağmalanmasının bir parçası” tepkisini paylaşarak gerçek çözümün kamu yatırım seferberliği ve kamu istihdamı olduğunu öne sürüyor ve “İşsizlik sorununu yaratan sınıf sermaye sınıfı ama sürekli teşvik ve sübvansiyon alan yine sermaye sınıfı.
Bu şekilde bir sorun çözülebilir mi?” diye soruyor.
Siyasal itkisatçı İnan Mutlu ise temel sorunu “Türkiye ekonomisinin nitelikli istihdam yaratma kapasitesinin olmaması” şeklinde ortaya koyuyor: “Sizin dünya kapitalist sistemine eklemlenme biçiminiz sorunlu ve rekabet etme kapasiteniz sadece ucuz emeğe dayalıysa istihdam olarak motokurye, komi, özel güvenlik yaratabiliyorsunuz.
Burada sanayinin nitelikli istihdamı taşıyabilecek bir üretim biçimi de kapasitesi de yok”