Haber Detayı
‘Demokrasi’ yalanıyla bir darbe daha!
Dünya siyasi tarihi “demokrasi” yalanıyla yapılan darbelerle dolu.
Dünya siyasi tarihi “demokrasi” yalanıyla yapılan darbelerle dolu.
Tüm dünyayı sarsan sonuncusunu, yeni yıl hedefinin “dünyada barış” olduğunu söyleyen Trump , Venezüella’da yaptı.
Bir gece askerlerle gittiler, bir devlet başkanını ve eşini yataklarından alıp Amerika’ya kaçırdılar!
Venezüella’yı “narko-terör” devleti ilan edip Maduro ile eşi Cilia Flores ’i uyuşturucu kaçakçılığı ile suçlayarak New York’ta mahkeme önüne çıkardılar.
Ama aslında dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahip olan, doğalgaz rezervleri bakımından dünyada 8. sırada yer alan ve 7 bin ton altın rezervi bulunan bir ülkeyi bir süre “Biz yöneteceğiz” dediler!
Bildiğimiz kadarıyla, bu kanlı operasyon sırasında Maduro’yu koruyan güvenlik güçlerinin de aralarında olduğu 80 kişi öldürüldü.
Bu darbenin içeriden, ordudan yardım alınarak yapıldığı anlaşılıyor.
Aksi takdirde, onca radarın Amerikan helikopterlerini yakalamamasını ve onlara karşı savunma mekanizmalarının harekete geçirilmemesini açıklama olanağı yoktur.
DÜNYA SAVAŞINA UZANACAK YOL DÖŞENİYOR Bu aşamada Maduro’nun ülkeyi nasıl yönettiğine ilişkin bir değerlendirmenin doğru olduğunu düşünmüyorum.
Yalnızca bugüne kadar birçok hata yaptığını belirtmekle yetineceğim çünkü şu anda asıl mesele Amerikan emperyalizmidir!
Ayrıca Maduro’nun hiçbir hatası, Trump yönetiminin haydutluğuna gerekçe olamaz.
Hiçbir devlet başkanı, kötü bir yönetim sergilese bile, bir başka devletin operasyonuyla kaçırılarak görevden alınamaz.
İktidarları belirleyecek olan yalnızca ülkenin kendi halkıdır; egemenlik kayıtsız şartsız milletindir!
Halkın egemenlik hakkının ve uluslararası hukukun çiğnenmesine seyirci kalınırsa, emperyalizmin çıkarları ile ters düşen her ülkenin başına aynı bela gelebilir.
Nitekim Trump , Grönland’daki mineral yataklarına el koymayı hedeflediği için NATO ülkesi olmasına karşın Danimarka ile karşı karşıya gelmeyi de göze almış durumda.
Ardından Kolombiya, Küba, İran ve Çin derken, yeni bir dünya savaşına gidecek yolu döşüyor!
OLİGARŞİ VE KAKİSTOKRASİ!
İşin en berbat yanı, emperyalistler bu darbeleri “demokrasi” vaadiyle yapıyor.
Aynı Irak’ta, Yemen’de, Afganistan’da, Suriye’de yaptıkları gibi!
İşgal ettikleri ülkelerde, milyonlarca insan yıllar süren savaşlarda can verdi ve sonunda hiçbirine demokrasi gelmedi ama şeriat hâlâ hüküm sürerken Ortadoğu ve Asya’da Amerika’nın kuklası olan yönetimler iktidara geldi.
Tam bu noktada pek üzerinde durulmayan bir gerçeğin altını çizmek gerekiyor.
Trump ilk ABD Başkanı seçildiğinde de yazmıştım.
Amerika bir oligarşidir; başkan, kongre üyesi, vali ya da senatör seçimlerinin arkasında sınırsız bir siyasi rüşvet döner.
ABD’de yıllardır var olan oligarşi, Trump’ın şahsı özelinde KAKİSTOKRASİ niteliğini de aldı. (Kakistokrasi: Bir ülkenin en kötü, en yetersiz, en ilkesiz, en niteliksiz kişilerce yönetilmesi.) Kendi sahte demokrasisini dünyaya ihraç etme bahanesiyle Ortadoğu ve Latin Amerika’da sayısız askeri darbe düzenleyen ABD, anlaşılıyor ki yıkıcı emperyalist politikalarını Trump ile tüm dünyaya yayacak.
MASKESİ DÜŞEN İKİYÜZLÜ İŞBİRLİKÇİLER!
Venezüella’daki Amerikan saldırısı, Türkiye’deki bir ikiyüzlülüğü de ortaya çıkardı.
Bir de baktık, Amerika’nın Suriye’de Öcalan ile kurduğu tezgâha “demokrasi” yalanıyla destek veren “solcu” görünümlü etnikçiler, 3 Ocak’ta Venezüella’da yaşananları kınayan açıklamalar yapıyor. “Sosyalistlik” iddiaları boşa çıkmasın diye çabalıyorlar herhalde ama Amerika’nın ipiyle kuyuya çok önceden indiklerinden ne kadar debelenseler boş!
Savundukları YPG’nin maaşını ödeyen de ABD!
Emperyalizmle işinize geldiğinde işbirliği yaparsanız, tutarlılığınız kalmaz.
Oysa yurdumuzda tam bağımsızlık ateşini yakan Mustafa Kemal Atatürk, hiç unutulmaması gereken gerçeği 6 Mart 1922’de dile getirmiş: “ Hangi istiklal vardır ki yabancıların nasihatleriyle, yabancıların planlarıyla yükselebilsin.
Tarih böyle bir olay kaydetmemiştir.”