Haber Detayı

Liyakat, adalet, açılım: Türkiye masada... - Gani Aşık
Yazarlar cumhuriyet.com.tr
07/01/2026 04:00 (1 gün önce)

Liyakat, adalet, açılım: Türkiye masada... - Gani Aşık

“Vatanımız cennet, sofralarımız bereket ve idaremiz merhamet” sloganı ile iktidar olan intikamcı siyasal İslam; foyasının çıkması, yurttaşın bıkması ve devletin kokuşması ile 23 yıllık fetret döneminin sonuna gelmiş görünüyor.

“Vatanımız cennet, sofralarımız bereket ve idaremiz merhamet” sloganı ile iktidar olan intikamcı siyasal İslam; foyasının çıkması, yurttaşın bıkması ve devletin kokuşması ile 23 yıllık fetret döneminin sonuna gelmiş görünüyor.

Bir toplum, yitirdiği maddi değerleri bir gün elde edebilir ama “ar duygusu”nun yitirilmesi ölümcüldür.

CHP’li Gökhan Günaydın’ın devletteki nepotizmi sıralayarak “Hiç mi utanmıyorsunuz” sorusuna, AKP’li Özlem Zengin “Utanmıyoruz, gurur duyuyoruz” diyebilmiş ve partisi de sessiz kalmıştır.

Her alanda yaşanılan çürüme, Atatürk Türkiye’sinin, Necip Fazıl’ın izinde ve Gülbettin Hikmetyar’ın dizinde yetişmiş ve kin duygusu din duygusunu baskılamış bir kadronun eline düşmesinin doğal sonucudur.

AÇILIMDAN KİM NE BEKLİYOR? “Halkı kin ve düşmanlığa teşvik” suçundan nice evlerde yas tutulurken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Dindar ve kindar nesiller yetiştireceğiz” sözü alkışlanıyor.

Bir yurttaş yıllar önce “Tayyip Erdoğan’da Allah’ın sıfatları var” dediğinde Erdoğan sussa da bir hayli eleştirilmişti.

Gerçekten, inancımızda nasıl “Allah’ın hikmetinden sual olunmaz” ise ülkemizde de Erdoğan’ın tasarruflarından da sual olunamaz(!) Çünkü devletin sorgulayacak bütün denetim mekanizmaları tasfiye edildi.

Buna karşın, “şehzade” Bilal Erdoğan sitem ediyor; “Cumhurbaşkanımızı biraz daha güçlü kılsaydık, İsrail soykırım yapamazdı ” diyor.

Devlette hiçbir resmi sıfatı olmayan ama varmış gibi davranılan Bilal Bey’e sormak gerek: Muhterem babası “başkomutan” sıfatı ile TSK’ye “Gazze’ye girin” emri verdi de karşı çıkan mı oldu?

Komuta kademesinde Necip Tortumtay benzeri kim kaldı?

Yine Erdoğan’ın “Atatürk’ün askeri” teğmenlerin TSK’den kovulacağını, olay daha çok tazeyken imam hatiplilere müjdelemesine ne demeli?

Osmanlı’da bile haftada bir toplanan divanı hümayun vardı.

Toplamı devlet demek olan meclis, yargı ve bürokrasi Erdoğan’ın pençesinde ve Erdoğan “sınırsız kudreti ömür boyu sürsün” istiyor.

Erdoğan’ın “açılımdan” beklentisi bu.

Emperyalizm destekli şer cephesinin beklentisi de Lozan’ı yırtıp Sevr’i diriltmek.

VİCDANI ÇÖLLEŞENLER Ekrem İmamoğlu’nun kurgulanmış yargılanmasının 14.5 yıl sürmesi planlanmış.

İmamoğlu’nun, bu uzun süre içinde 12 metrekarelik hücrede çürüyeceği hesaplanmış olsa da kalbi ve vicdanı çölleşenlerin az geliyor gözüne.

Kişiyi “kâmil insan” yapan değerler açısından tam bir deve kini bu.

Mansur Yavaş’a da bir kulp takıp yargılamak istemelerine bakarak “Bunlar, Emeviciliğe geçit vermeyen Halife Ömer’i bile yargılar” diyebiliriz.

Bu acımasızlıktan ağır hasta olan Muhittin Böcek, Murat Çalık ve Zeydan Karalar gibi diğer belediye başkanları ve bürokratlar da nasipleniyorlar.

İktidar partisinin adı “adalet”le başlasa ve bu topraklar böyle mezalim görmemiş olsa da zulüm adalete, İtilafcılar Kuvvacılara kesinlikle bir daha yenilecektir.

Çünkü ulusal kurtuluş destanından doğan ve devleti kuran Cumhuriyet Halk Partisi, “Bizi sokağa çekmek istiyorlar ama bu oyuna gelmeyeceğiz” düşüncesinden sıyrılmış ve demokrasiye âşık yurttaşlarla kucaklaşmıştır.

GANİ AŞIK E.

MÜFTÜ VE MİLLETVEKİLİ

İlgili Sitenin Haberleri