Haber Detayı

Kontrolsüz güç, güç değildir!
Yazarlar cumhuriyet.com.tr
07/01/2026 04:00 (1 gün önce)

Kontrolsüz güç, güç değildir!

Başlık klasikleşmiş bir anlatım.

Başlık klasikleşmiş bir anlatım.

Dünyada, Türkiye’de sık sık yeri gelir.

Trump ’ın Venezüella’ya yönelik kullandığı gücün sınırsızlığını ve kontrolsüzlüğünü en iyi anlatan sözlerden biri.

Nerede duracağı belli değil!

Ne zaman, kimi, dünyanın hangi ucunu hedef alacağı belli değil!

Niyetinin ne olduğu belli değil!

Söyledikleri gerçek mi algı operasyonu mu belli değil!

Yukarıdaki “belli değil” lerin her biri ayrı yazı konusu.

Trump’ın duracağı yeri kestirebilen var mı?

Venezüella’da nereye kadar gidecek belli değil.

Maduro ’yu narko-terörist olarak yargılayacağını söylüyor.

Yerine yardımcısını deneyeceğini açıklıyor.

Eğer ABD’nin istediği gibi davranmazsa onu Maduro’dan beter yapacak!

İyi davranırsa devlet başkanlığı devam edecek.

Ortaçağın engizisyon mahkemelerinde işleyiş şöyleydi: “Falanca kişiyi tutuklayın, neden yargılayacağımıza sonra karar veririz.” Sonra dedikleri de 50 gündü!

Bu engizisyonun “ilkesiydi” !

Şimdi?

Maduro ikinci kez hâkim karşısına iki buçuk ay sonra çıkacak! *** Venezüella’dan sonra hedefin kim, neresi olduğu belli mi?

Seçenek yarışması var!

İran diyen var.

Kolombiya’yı gözüne kestirmiş görünüyor.

Yok yok Grönland’a yürüyecek!...

Ama Küba’yı da çok bekletmemek gerek!

Sıralamada kriter ne?

Bu da soru mu canım; elbette Trump’ın paşa gönlü!

Maduro’yu New York’a kaldırma operasyonuna ilişkin haberler ve görüntüler Hollywood’u aratmıyor!

Bunların ne kadarının gerçek olduğu belli değil.

Aklımıza ABD’nin büyük operasyonlarda söylediği büyük yalanlar geliyor. 2000’li yılların başından itibaren Irak’a yönelik işgal operasyonlarının dünyada kabul görmesi için söylemedik yalan bırakmamışlardı.

Saddam kimyasal silah üretti, dediler.

Yalan çıktı.

Saddam Basra Körfezi’ni baştan başa petrole buladı, dediler.

O görüntülerin Basra’da değil, Fransa açıklarında bir tankerden sızan petrol olduğu ortaya çıktı.

Şimdi Maduro’yu yatakta eşiyle uyurken basmışlar.

Eşini almak istememişler ama o, “Ben de geleceğim” demiş!

O kadar centilmenler ki kıramamışlar!

Türkiye’ye gönderelim demişler, Maduro istememiş.

Bu konuda resmi makamlardan ses yok.

New York’a gözleri bağlı, elleri kelepçeli götürüyorlar. “Bunun seçeneği Türkiye idi” diyorlar.

İnsanın aklına olmadık şeyler geliyor.

Acaba ABD Maduro’ya, “Türkiye’ye göndeririz ama Silivri’de yargılanman şartıyla” mı dedi.

Bunun üzerine Maduro, “Aman kalsın, New York’ta yargılayın daha iyi” mi dedi!

Tövbe tövbe... *** Bütün dünyanın gözü önünde yapılan bu haydutluğa, insanları aptal yerine koymakla eşdeğer çelişkilere biraz da kara mizahla bakmak gerekir!

Alışmak insanın en iyi ve en kötü tutumlarından biridir.

Bazen çok zorlu yaşam koşulları insanı bezdirir, yaşamaktan vazgeçirtir!

Böyle bir durumda o zorlu koşullarda yaşamaya da alışmak gerekir.

Hapishane bunlardan biridir.

Bunun yanında kötülüğe alışmak da insanı insan olmaktan çıkarır.

Onurunu zedeler.

Böyle durumlarda alışmamak gerekir.

Her fırsatta kötülüğü kabul etmediğini haykırmak gerekir.

Dünya Trump’ın bu densizliğine alışmamalı.

Dün vurguladığımız gibi dünya hâlâ “söylemiyor” .

Ne yapıyor?

Söyleniyor.

Yani kendi kendine mırıldanıyor.

Trump diktatörleri indirip demokrasi getireceğini söylüyor.

Demokrasinin en temel iki ilkesi: Açıklık, hesap verebilirlik!

Trump bunu terse çevirdi: Bütün dünya açık hedef, herkes ona hesap verecek!

Olmaz böyle bir dünya!

Mesele, bir kişinin milyonlara zulmetmesi değil.

Milyonların bir kişinin zulmüne boyun eğmesi!

İlgili Sitenin Haberleri