Haber Detayı
‘SDG’nin faaliyetlerine müsaade etmeyeceğiz’
10 Mart’ta imzalanan entegrasyon mutabakatında takvim doldu, SDG’den hiçbir somut adım gelmedi. Ankara ‘Müsaade etmeyiz!’ mesajı verirken, Halep’te DEAŞ saldırısı önlendi, Şam yeni yıl mesajında ‘birleşik devlet’ vurgusu yaptı.
Suriye Hükûmeti ile terör örgütü PYD/SDG arasında 10 Mart’ta imzalanan ve yıl sonuna kadar uygulanması öngörülen 8 maddelik mutabakatta takvim doldu.
Mutabakat metninde, silahlı yapının dağıtılması, sınır kapıları ile petrol ve gaz sahalarının devlet kontrolüne devri ve idari yetkilerin merkezî yapıya bağlanması gibi başlıkların yıl bitmeden hayata geçirilmesi öngörülüyordu.
Ancak 1 Ocak itibarıyla SDG bu başlıklarda sahada somut bir adım atmadı.
Mutabakat diplomatik bir metin olarak kâğıt üstünde kaldı.
Bu tabloya Türkiye cephesinden yılın son gününde gelen açıklamalar eşlik etti.
Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler’in 31 Aralık’ta yaptığı konuşma, entegrasyon başlığında Ankara’nın pozisyonunu en net ifadelerle ortaya koydu. 'BÖLGEDEKİ FAALİYETLERİNE MÜSAADE ETMEYECEĞİZ' Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, 2025’in son gününde Polatlı’daki Topçu ve Füze Okul Komutanlığında denetlemelerde bulunarak Mehmetçikle bir araya geldi.
Bakan Güler, Mehmetçiklerin yeni yılını kutlayarak burada bir konuşma yaptı. 2025 yılında Türk ordusunun, büyük bir özveriyle görev yaptığını bildiren Güler şu ifadeleri kullandı: “Yurt içinde ve sınır ötesinde icra ettiğimiz etkili operasyonlarla terör örgütlerinin hareket kabiliyetini büyük ölçüde sınırlandırırken barınma, lojistik ve insan kaynağına dayalı imkânlarını da ciddi şekilde zayıflattık.
Elde ettiğimiz bu başarılar 'Terörsüz Türkiye' hedefinin başlatılmasına imkân tanıyan zemini oluşturmuştur.
Geldiğimiz bu aşama ağır bedeller ödenerek kazanılmış bir mücadelenin sonucudur.
Şüphesiz ki bu başarının asli mimarları başta aziz şehitlerimiz ve kahraman gazilerimiz olmak üzere Türk ordusunun kıymetli tüm mensuplarıdır.
Aynı şekilde kahraman istihbarat teşkilatımız ile kahraman jandarmamız ve emniyet mensuplarımızın ve kahraman korucularımızın mücadelesi ile asil milletimizin desteği ve dayanışması da bu aşamaya gelinmesinde büyük katkı sağlamıştır. 'TERÖR KORİDORUNA MÜSAADE EDİLMEDİ' “Bu süreçte sınırlarımız boyunca terör koridoru oluşturulmasına müsaade edilmemiş, sahada sağladığımız askerî üstünlük, diplomatik iş birlikleriyle desteklenmiştir.
Komşumuz Suriye’de yeni yönetimle kurduğumuz güçlü ilişkiler, aynı şekilde Irak ile tesis ettiğimiz iş birliği mekanizmaları, ortak güvenlik anlayışının güçlenmesine büyük katkı sağlamıştır.
Artık SDG’nin bir an önce 10 Mart Mutabakatı’na uygun şekilde yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirmesi sürecin başarısı açısından vazgeçilmez bir gerekliliktir.
Bu konuda devletimizin duruşu nettir ve hiçbir tereddüde yer yoktur. 'SÜRECİ AKILCI YAKLAŞIMLA YÖNETİYORUZ' “Bir kez daha hatırlatmak isterim ki başta PKK/YPG/SDG olmak üzere hiçbir terör örgütünün bölgedeki faaliyetlerini devam ettirmesine ve herhangi bir oldubitti oluşturmasına müsaade etmeyeceğiz.
Hâlihazırda süreci, ilgili kurumlarımızla koordineli olarak ve Suriye yönetimiyle de yakın bir diyalog hâlinde temkinli ve akılcı bir yaklaşımla yönetiyor, çalışmalarımızı köklü devlet geleneğimizden aldığımız sorumlulukla ve hassasiyetle sürdürüyoruz.
Nihai hedefimiz 86 milyon vatandaşımızın ortak temennisi olan terörün sona ermesi, terör örgütlerinin tamamen tasfiye edilmesi ve ülkemize yönelik her türlü tehdidin ortadan kaldırılmasıdır.” HALEP’TE DEAŞ SALDIRISI Yılbaşı gecesi Halep’te DEAŞ tarafından planlanan ve sivil hedefleri amaçlayan saldırı, güvenlik güçlerinin müdahalesiyle son anda engellendi.
Suriye resmî haber ajansı SANA’nın İçişleri Bakanlığına dayandırdığı bilgilere göre, örgütün yılbaşı kutlamalarını hedef alan intihar saldırıları düzenlemeyi planladığı tespit edildi.
Halep’in Bab el-Ferec bölgesinde görevli bir polis memurunun şüpheli bir kişiyi durdurmak istemesi üzerine saldırgan ateş açtı; bir polis memuru şehit oldu.
Saldırganın ardından kendini patlatması sonucu iki güvenlik görevlisi yaralandı.
Saha kaynaklarından edinilen bilgilere göre, saldırganın hedefinin Hristiyan nüfusun yoğun yaşadığı Aziziye bölgesindeki yılbaşı kutlamalarına sızmak olduğu, güvenlik güçlerinin dikkati sayesinde büyük bir katliamın önlendiği değerlendiriliyor.
Bab el-Ferec ile Aziziye arasındaki mesafenin yalnızca birkaç dakikalık yürüyüş uzaklığında olması, saldırının boyutunu daha da çarpıcı hâle getirdi.
SANA’nın son açıklamasında, DEAŞ hücrelerinin özellikle kiliseleri ve sivil toplanma alanlarını hedef aldığı, bu nedenle yılbaşı öncesinde Halep genelinde güvenlik önlemlerinin artırıldığı belirtildi.
Kiliseler çevresinde sabit ve devriye ekiplerinin görevlendirildiği, kontrol noktalarının sıklaştırıldığı ifade edildi.
Yetkililer, güvenlik güçlerinin müdahalesi sayesinde sivil halkın yılbaşı kutlamalarını sürdürebildiğini vurguladı.
ŞARA’DAN ‘BİRLEŞİK DEVLET’ VE ‘TEK GÜVENLİK’ MESAJI Şam Yönetimi yeni yıla “birleşik devlet” ve “tek güvenlik” vurgusunu merkeze alan mesajlarla girdi.
Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, mesajında şu ifadeleri kullandı: “Yeni bir yılın başlangıcında, Suriye’nin birliğini ve bütünlüğünü koruyan, güçlü ve istikrarlı bir ülke olarak yoluna devam edeceğine; Suriyelilerin el birliğiyle yeniden imar ve kalkınma sürecine katkı sunacağına, ülkenin tüm topraklarında iyilik, barış ve toplumsal uyumun hâkim olacağı aydınlık bir geleceğe büyük bir umut ve iyimserlikle bakıyoruz.
Yeni yılınız kutlu olsun.” Dışişleri Bakanı Esad Şeybani de yaptırımların kaldırılması ve diplomatik normalleşme sürecine işaret ederek, bölünmeyi ve mezhepçiliği sona erdirmeyi amaçlayan birleşik bir devlet hedeflediklerini açıkladı.
İçişleri Bakanı Enes Hattab da yılın son gününde yaptığı açıklamada, yeni Suriye’nin güvenlik anlayışını tanımladı.
Güvenliğin korku üretmek için değil halkı korumak için var olduğunu vurgulayan Hattab, suç çetelerine yönelik sert mesajlar verdi.
Kaos ve silahlı eylem peşinde koşan unsurların “kaçınılmaz akıbetlerini” beklediğini belirten Hattab, yeni devletin güvenlik, onur ve hakların korunmasında tek güvence olduğunu ifade etti.
ABDİ’DEN ENTEGRASYONSUZ AÇIKLAMA SDG elebaşı Mazlum Abdi de yeni yıl mesajı yayınladı.
Entegrasyona dair somut bir başlığa yer vermeyen Abdi açıklamasında, “tüm bileşenleri ve kesimleriyle Suriye halkı” ifadelerini kullandı.
Mesajda merkezî otorite, tek ordu ya da 10 Mart Mutabakatı’na ilişkin açık bir taahhüt bulunmadı.
Entegrasyona dair dikkat çeken iddialar Sahadaki kaynaklara dayandırılan ancak resmî makamlarca doğrulanmayan bilgilere göre, Şam Yönetimi’nin SDG’ye Rakka ve Deyrezor’un koşulsuz olarak teslim edilmesini içeren talepler ilettiği, bu adımın atılması hâlinde sürecin Haseke’yi de kapsayacak şekilde genişletilebileceği öne sürüldü.
Buna karşılık SDG’ye yakın kaynaklar da, örgütün Şam’dan savunma, içişleri, dışişleri ve petrol bakanlıklarını talep ettiğini, bu talebin reddedilmesi üzerine 10 Mart Mutabakatı’nın “iptal edildiğinin” duyurulduğunu iddia etti.
Söz konusu iddialara ilişkin taraflardan resmî bir teyit gelmedi. ‘Federalizmin hiçbir faydası yok’ Beşar Esad’ın kuzeni Rami Mahluf, Suriye’nin sahil bölgesinde yaşanan gelişmelerin ardından 28 dakikalık bir video mesaj yayımladı.
Mahluf mesajında, sahil hattındaki olaylar, Alevi toplumu içindeki gerilim ve Şeyh Gazal Gazal üzerinden yürütülen tartışmalara değindi.
Alevi toplumu adına konuştuğunu ima eden çevrelere sert eleştiriler yönelten Mahluf, “Gazel, Alevileri aşırı mezhepçi bir yapıya sürüklüyor.
Bu yol, Alevi mezhebini felakete götürüyor.” ifadelerini kullandı.
Federalizm tartışmalarına da değinen Mahluf, “Bizi koruyacak bir güç yokken federalizmin hiçbir faydası yok.” dedi.
Silah meselesine ilişkin dikkat çekici bir vurgu yapan Mahluf, “Silahlarımızı kendi ellerimizle bıraktık.
Alevileri birçok savaşa sürükleyebilirdim ama bunlar kaybedilecek savaşlar olurdu.” dedi.
Mahluf, sahil hattındaki gelişmelerin dış müdahalelere açık hâle gelmemesi gerektiğini savunarak, “Tekfircilerle savaşan ve Suriye’yi altmış yıl yöneten bizdik; nasıl olur da bir din adamının arkasından sürü halinde yürürüz?” dedi.
Mesajının sonunda Rusya vurgusu yapan Mahluf, “Dayanağımız ve gücümüz Rusya Federasyonu Devleti’dir.” diyerek, “Yeni yılın ilk aylarından itibaren çok büyük gelişmeler yaşanacak.” sözleriyle dikkat çekici bir takvim göndermesinde bulundu.