Haber Detayı
‘Vergi yükü ücretliye yıkılıyor’
OECD verileri, Türkiye’de KDV tahsilatının yüzde 34’te kaldığını, denetimlerin etkisiz ve kayıt dışılığın yaygın olduğunu ortaya koydu. Hekimsen, vergi kayıp ve kaçakları sürerken bütçe açığının bordrolu çalışanlar üzerinden kapatılmasını eleştirdi.
Ekonomik Kalkınma ve İş Birliği Örgütü (OECD) verileri, Türkiye’de vergi sistemindeki yapısal sorunların derinleştiğini ortaya koydu.
KDV tahsilat oranının düşüklüğü, etkisiz denetimler ve yaygın kayıt dışılık nedeniyle vergi yükünün giderek bordrolu çalışanların üzerine kaydığına dikkat çekilirken, bütçe açığının ağırlıklı olarak ücretliler üzerinden kapatılmaya çalışılması kamuoyunda tepki çekti.
OECD verilerine göre Türkiye’nin KDV toplayabilme oranı yalnızca yüzde 34 seviyesinde bulunuyor.
Bu oran, 38 OECD ülkesi arasında Türkiye’yi sondan üçüncü sıraya yerleştirirken, OECD ortalaması yüzde 55 düzeyinde seyrediyor.
Veriler, Türkiye’nin KDV potansiyelinin yarısından fazlasını tahsil edemediğini ortaya koydu.
Uzmanlar bu tabloyu; KDV kaçakçılığı, yüksek kayıt dışılık ve vergiye uyumsuzluğun ulaştığı boyutların bir göstergesi olarak değerlendirdi.
KDV’de yaşanan bu kayıpların bütçede ciddi bir gelir boşluğu yarattığı belirtiliyor.
DENETİMLER ETKİSİZ KAYIT DIŞILIK YAYGIN OECD verileri, vergi denetimlerinin ek tahsilata katkısının da Türkiye’de oldukça sınırlı kaldığını gösterdi.
Buna göre denetimlerin vergi gelirlerine katkısı Türkiye’de yalnızca yüzde 1 düzeyindeyken, OECD ortalaması yüzde 3 seviyesinde bulunuyor.
Türkiye’de 21,6 milyon aktif vergi mükellefi bulunmasına rağmen, nüfusa oranla aktif gelir vergisi mükellefi oranı yüzde 31,6’da kaldı.
OECD ortalaması ise yüzde 51,8.
Bu tablo, beyanname veren mükellef sayısının düşüklüğüne ve kayıt dışı ekonominin yaygınlığına işaret ediyor.
Kayıt dışılığın yüksek olduğu, KDV tahsilatının düşük seyrettiği ve denetimlerin etkisiz kaldığı bu yapıda; vergi yükünün büyük bölümü, vergisi kaynaktan kesilen bordrolu çalışanların üzerine yıkılıyor.
Yüksek enflasyon ve artan hayat pahalılığıyla birlikte bordro vergileri, ücretlilerin reel gelirini ciddi biçimde aşındırıyor. ‘BÜTÇE AÇIĞI ÜCRETLİLER ÜZERİNDEN KAPATILAMAZ’ Hekimsen tarafından yapılan değerlendirmede, vergi kayıp ve kaçaklarının bu denli yüksek olduğu bir ortamda bütçe açığının bordrolu çalışanlar üzerinden kapatılmasının adil olmadığı vurgulandı.
Açıklamada, mevcut vergi yapısının gelir dağılımı adaletini daha da bozduğu ifade edildi.
Sendika, vergi sisteminde adaletin sağlanması için bordrolu çalışanların vergi oranlarının yüzde 15’te sabitlenmesini, etkin ve caydırıcı vergi ile KDV denetimlerinin hayata geçirilmesini ve vergi yükünün toplum kesimleri arasında adil biçimde dağıtılmasını talep etti. ‘FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE ADALETSİZLİK’ Hekimsen, vergi yükünün yanı sıra sağlık çalışanlarının fazla mesai ücretlerinde de ciddi bir adaletsizlik yaşandığını belirtti.
Açıklamada, “Türkiye’de adalet yalnızca maaşlarda değil, fazla mesai ücretlerinde de çökmüş durumda.
Eğitim süresi, uzmanlık, alınan risk ve taşınan hayati sorumluluk sistemde karşılık bulmuyor.” ifadeleri yer aldı.
Sendikaya göre OECD, fazla mesai ücretlerini adil bir hiyerarşiyle dünya genelinde karşılaştırırsa, Türkiye en alt sıralarda yer alıyor.
Paylaşılan verilere göre: - Pratisyen hekimlerin saatlik brüt fazla mesai ücreti 169,68 TL (Emekliliğe yansımıyor, gece ve hafta sonu farkı yok, ILO standartlarıyla uyumsuz.) - Uzman hekimlerin saatlik brüt fazla mesai ücreti 187,23 TL (Emekliliğe yansımıyor, gece ve hafta sonu farkı yok, ILO standartlarıyla uyumsuz.) - Buna karşılık aynı klinikte görev yapan 4/D statüsündeki temizlik işçilerinin ücretleri ise ILO standartlarıyla uyumlu şekilde belirlendi. - Gündüz saatlik brüt ücret: 479,90 TL - Gece saatlik brüt ücret: 494,02 TL - Gece farkı: 98,90 TL - Hafta sonu brüt çalışma ücreti: 4.234,44 TL - Ücretler emekliliğe yansıyor.
Hekimsen açıklamasında, karşılaştırmanın amacının meslek gruplarını karşı karşıya getirmek olmadığına dikkat çekilerek, “Sorun; eğitimin, uzmanlığın, sorumluluğun ve hukuki riskin sistematik olarak yok sayılmasıdır.” denildi.
Sendika, Sağlık Bakanlığı ve Hazine ve Maliye Bakanlığına çağrıda bulunarak, hekim ve sağlık çalışanlarının fazla mesai ücretlerinin güncel ekonomik koşullara, mesleğin zorluklarına ve meslek onuruna uygun şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurguladı.