Haber Detayı

Suriye ordusu PKK/SDG’ye operasyon başlattı
Gündem aydinlik.com.tr
07/01/2026 22:00 (1 gün önce)

Suriye ordusu PKK/SDG’ye operasyon başlattı

Suriye Ordusu Operasyon Komutanlığı, Halep’te PKK/SDG işgalinde bulunan Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerini kapalı askeri bölge ilan ederek terör örgütüne yönelik kapsamlı operasyon başlattı

Suriye Ordusu Operasyon Komutanlığı, Halep’te PYD/SDG işgalinde bulunan Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerine yönelik operasyon başlatıldığını duyurdu.

Komutanlık tarafından dün yapılan açıklamada, söz konusu mahallelerin kapalı askerî bölge ilan edildiği ve bölgede bulunan tüm PKK/SDG mevzilerinin “meşru askerî hedef” sayılacağı bildirildi.

Açıklamada, kararın saat 15.00 itibarıyla yürürlüğe girdiği belirtilirken, sivillere terör örgütüne ait mevzilerden uzak durmaları çağrısı yapıldı.

Tahliye amacıyla iki ayrı insani koridor açıldığı duyuruldu.

Sahadaki kaynaklara göre, Suriye Ordusu Lübnan sınırından Lazkiye hattına ve Irak sınırına uzanan bölgede güvenliği sağladı.

Kritik geçiş ve ikmal hatlarının kontrol altına alındığı bildirildi.

Öte yandan sosyal medyada çok sayıda hesap, Türk Silahlı Kuvvetlerine ait olduğu öne sürülen askerî konvoyların Halep’in kuzeyine intikal ettiğine ilişkin görüntüler paylaştı.

Söz konusu görüntülere ilişkin resmî makamlardan herhangi bir doğrulama yapılmadı. ‘MEŞRU ASKERÎ HEDEF’ VURGUSU Suriye Ordusu Operasyon Komutanlığının açıklamasında şu ifadelere yer verildi: “Halep’in Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde bulunan tüm SDG askerî noktaları, Suriye Arap Ordusu için meşru askerî hedef sayılacaktır.

Sivillerin, bu noktalardan derhal uzak durmaları önemle duyurulur.” Açıklamada, sivillerin güvenli biçimde bölgeden ayrılabilmesi için gerekli düzenlemelerin yapıldığı kaydedildi.

Operasyon kararının ardından Suriye ordusu, Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinin kapalı askerî bölge ilan edildiğini ve bölgede tam sokağa çıkma yasağı uygulanacağını duyurdu.

Aynı açıklamada, Avarid ve Zuhur kavşaklarının insani geçiş noktası olarak belirlendiği ifade edildi.

Sahadaki kaynaklardan edinilen bilgilere göre, kararın duyurulmasının ardından mahallelere giden yollar kapatıldı.

SİVİLLER TAHLİYE EDİLDİ Halep Valiliği, Şeyh Maksud ve Eşrefiye çevresinde yaşanan tırmanma sırasında SDG saldırılarından etkilenen bölgelerden binlerce kişinin kaçması üzerine, yerinden edilen sivillerin tahliyesi ve güvenli şekilde taşınması için İç Ulaşım Genel Şirketi’ne bağlı otobüs filosunun tam alarm durumuna geçirildiğini açıkladı.

Valilikten yapılan duyuruda, sivillerin güvenli bölgelere yönlendirilmesi ve şehir içinde kontrollü hareketin sağlanması amacıyla tüm ulaşım imkânlarının seferber edildiği kaydedildi.

ÇATIŞMALAR NASIL BAŞLADI?

Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgilere göre, entegrasyon sürecine ilişkin dosyada yaşanan sertleşme sahaya da yansıdı. 5 Ocak günü SDG/YPG unsurları, Halep şehir merkezindeki Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde konuşlu noktalarından, Castello yolu üzerinde bulunan Suriye ordusuna ait bir kontrol noktasını kamikaze insansız hava aracıyla hedef aldı.

Saldırıda bir Suriye ordusu mensubunun hayatını kaybettiği, birden fazla askerin yaralandığı bildirildi.

Suriye devlet ajansı SANA, saldırının ardından Suriye Arap Ordusu’nun Şeyh Maksud Mahallesi’nde SDG’ye ait olduğu belirtilen İHA fırlatma rampalarını hedef aldığını duyurdu.

Yerel kaynaklar, saldırı sonrası Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerine giden tüm yolların kapatıldığını aktardı.

Aynı saatlerde Suriye ordusunun SDG noktalarına çok namlulu roketatarlarla (ÇNRA) atış gerçekleştirdiği, Neyrab Hava Limanı’ndan orduya ait helikopterlerin havalandığı bilgisi paylaşıldı.

Güvenlik kaynakları ayrıca, Tabka’dan Deyr Hafir hattına beton blok sevkiyatının daha önce de tespit edildiğini, bunun tünel kazımı ve kalıcı mevzilenme hazırlıklarına işaret ettiğini kaydetti.

Bu gelişmelerin ardından 5’ini 6’sına bağlayan gece boyunca çatışmalar devam etti ve dün Suriye Ordusu operasyon ilanını duyurdu.

SDG, EFENDİSİNE KOŞTU Askerî baskının artmasının ardından SDG’nin “diplomatik girişimlere” yöneldiği bildirildi.

Sahadaki kaynaklara göre SDG, çatışmaların durdurulması amacıyla ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığından (CENTCOM) ateşkes için arabuluculuk talep etti.

Söz konusu talebe ilişkin resmî bir açıklama yapılmadı.

SDG’nin içinden de sesler geldi.

Terör örgütünün siyasi kanadının elebaşlarından İlham Ahmed, yaptığı açıklamada, Şam Yönetimi’ni suçladı.

Ahmed, Savunma Bakanlığının Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerine karşı “savaş ilan ettiğini” iddia ederek sivillere mahalleleri terk etmeme çağrısı yaptı.

SDG DEAŞ’I SAHAYA SÜRDÜ El Cezire’nin aktardığına göre Suriyeli bir yetkili, SDG/ YPG’nin Halep’te bulunan El Şakif Hapishanesi’ndeki tüm tutukluları serbest bıraktığını söyledi.

Yetkili, serbest bırakılanlar arasında DEAŞ üyelerinin bulunduğunu öne sürdü.

HEMO: ŞAM HİÇBİR TALEBİ KABUL ETMEDİ Suriye’de ABD-İsrail güdümlü kışkırtma eylemlerinin merkezinde bulunan Mihraç Ural, PKK gazetesi Yeni Özgür Politika’da Şam’da yapılan son müzakere görüşmelerine katılan SDG elebaşlarından Sipan Hemo ile yaptığı röportajı paylaştı.

Röportajda Hemo, görüşmelerden temel başlıklarda bir uzlaşma çıkmadığını savunarak, merkezi devlet yapısı ve tek ordu modeline açık biçimde itiraz etti.

Hemo, SDG’nin silahlı yapısını “meşru savunma gücü” olarak tanımlarken, silah bırakma ya da mevcut yapının tamamen dağıtılması yönündeki talepleri reddetti.

Açıklamalarda, silahlı unsurların varlığının “halkın korunması” gerekçesiyle sürdürüldüğü ileri sürülürken, ülke genelinde yeniden kurulacak bir ordu modelinin ancak “alternatif yöntemlerle ve ortaklık temelinde” mümkün olabileceği iddia edildi.

Röportajda ayrıca, anayasal güvenceye sahip bir yapılanma talebi vurgulanırken, SDG bünyesindeki askerî ve siyasî yapıların korunmasının “vazgeçilmez” olduğu yönündeki ifadeler dikkat çekti.

Kadın yapılanmaları ve YPJ başta olmak üzere örgütsel unsurların müzakere konusu yapılamayacağı savunuldu.

Hemo, Şam yönetimini “tekçi” ve “eski sistemin devamı” olarak nitelendirirken, görüşmelerin sürmesine rağmen temel başlıklarda ilerleme sağlanamadığını ileri sürdü. ‘Uzun süreli savunma kapasiteleri yok’ Suriye sahasından ulaştığımız askerî kaynaklara göre, Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerine yönelik olası bir operasyonun kısa sürede sonuçlanması bekleniyor.

Kaynak, 1 Nisan Anlaşması kapsamında daha önce çok sayıda YPG mensubunun Fırat’ın doğusuna gönderildiğini, söz konusu iki mahallede kalan unsurların büyük bölümünün asayiş yapılanmasına mensup kişilerden oluştuğunu belirtti.

Aynı kaynak, bölgede uzun süreli bir savunma kapasitesi bulunmadığını ifade ederek, “Savunmanın da kısa süreceğini değerlendiriyoruz.

Silahlı çatışmanın başlamasının ardından teslim ya da yer değiştirme talebinin gündeme gelmesi olası” değerlendirmesinde bulundu.

Askerî kaynağa göre, YPG’nin mahalleleri terk etme konusunda isteksiz davranmasının temel nedenlerinden biri, Şeyh Maksud ve Eşrefiye’nin örgütün batıya en yakın noktalarından biri olması.

Kaynak, bu mevcudiyetin, olası bölgesel gerilimlerde örgüt tarafından “erişilebilir bir alan” olarak değerlendirildiğini, Deyr Hafir ve Meskene’deki varlığın da benzer bir yaklaşımla sürdürüldüğünü aktardı.

Kaynak, Deyr Hafir hattından yeni bir cephe açılmasının da mevcut koşullarda mümkün görünmediğini, bu yöndeki kapasitenin yetersiz olduğunu kaydetti.

Ayrıca Rakka’dan Halep’e sızmaya çalışan YPG/SDG’li milislerin SMO bölgesinden gönderilen SİHA’larla vurulduğu belirtildi.

Türk güvenlik kaynakları: Gel, entegre ol!

Üst düzey Türk güvenlik kaynakları, SDG ile Şam Yönetimi arasında yürütülen son görüşmelere ve 10 Mart Mutabakatı’na ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Kaynaklar, mutabakat süresinin fiilen sona erdiğini ve bu süreçte herhangi bir somut adım atılmadığını vurguladı.

Türk güvenlik kaynakları, PKK’nın Suriye’deki üst düzey elebaşlarından Bahoz Erdal kod adlı Fehman Hüseyin’in entegrasyon sürecine karşı çıktığını ifade ederek, “10 Mart Mutabakatı’nın süresi bitti.

Terör örgütü tarafında sürenin uzatılması yönünde talepler var.

Ancak geçen süre zarfında herhangi bir adım atılmadı.

Dolayısıyla üç ay daha uzatmanın ne anlamı var?” değerlendirmesinde bulundu.

Kaynaklar, entegrasyon sürecine ilişkin olarak, kapsamlı ve çok maddeli yeni mutabakatlara ihtiyaç bulunmadığını vurguladı.

Bu çerçevede, “Aslında sekiz-on maddelik anlaşmalara gerek yok. ‘Gel, entegre ol!’ denmesi yeterli.

Bir maddelik bir anlaşma bile süreci çözebilir.” ifadeleri kullanıldı.

ASKERÎ SEÇENEK MASADA Türk güvenlik kaynakları, Şam Yönetimi’nin askerî harekât seçeneğine ilişkin soruya da yanıt verdi.

Kaynaklar, “Şam Yönetimi’nin harekâtı durumunda bu elbette başka bir aşama olur.

Bu zamana kadar sabredildi.

Çözülmeye çalışılıyor.

Çözülürse ne âlâ, çözülmezse ne olacağını zaten daha önce ifade ettik.” değerlendirmesinde bulundu.

Kaynaklar, mevcut tablo itibarıyla sürecin kritik bir eşiğe geldiğini ve bundan sonraki adımların sahadaki gelişmelere bağlı olarak şekilleneceğini kaydetti.

Paris’te masadan sonuç çıkmadı ABD’nin arabuluculuğunda İsrail ve Suriye heyetleri Fransa’nın başkenti Paris’te bir araya geldi.

Görüşmelerin ardından yapılan açıklamalarda, tarafların gerilimin düşürülmesi ve ilişkilerin daha istikrarlı hale getirilmesi amacıyla ABD gözetiminde ortak bir iletişim mekanizması kurduğu duyuruldu.

Ortak açıklamaya göre İsrail ve Suriye, istihbarat paylaşımı, askerî gerilimin azaltılması, diplomatik temaslar ve ticari fırsatlar alanlarında acil ve sürekli koordinasyon sağlamak üzere ABD gözetiminde “ortak bir iletişim mekanizması” oluşturma kararı aldı.

Mekanizmanın, taraflar arasında çıkabilecek anlaşmazlıkların hızlı biçimde ele alınmasını ve yanlış anlamaların önlenmesini amaçladığı belirtildi.

ABD Yönetimi, mutabakatın uygulanmasına destek vermeyi sürdüreceğini açıkladı.

Ancak görüşmelerin bu aşamada somut bir siyasi sonuca ulaşmadığı, yalnızca diyaloğun devam edeceğinin teyit edildiği kaydedildi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisinden yapılan açıklamada, birkaç aylık aranın ardından İsrail ile Suriye arasındaki siyasi diyaloğun ABD’nin destek ve girişimiyle yeniden başladığı bildirildi.

Açıklamada, görüşmelerin ABD Başkanı Donald Trump’ın Orta Doğu vizyonu çerçevesinde gerçekleştirildiği ifade edildi.

İsrail tarafı, görüşmelerde sınır güvenliği ve tehditlerin önlenmesi konularını gündeme getirdiğini, ayrıca ekonomik iş birliğinin ilerletilmesi yönünde tutum ortaya koyduğunu aktardı.

Tarafların, Suriye’deki Dürzî nüfusun korunması amacıyla diyaloğun sürdürülmesi konusunda mutabık kaldığı belirtildi.

ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, temasların sonucunu “çığır açıcı” olarak nitelendirdi.

Barrack, Jerusalem Post’a verdiği röportajda, görüşmelerin İsrail ile Suriye arasında iş birliği ve ortak refaha yönelik karşılıklı bir iradeyi yansıttığını savundu.

Paris’teki görüşmelere İsrail adına Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter, Başbakan Netanyahu’nun askerî danışmanı Roman Gofman ve Ulusal Güvenlik Konseyi Başkan Vekili Gil Reich katıldı.

Suriye heyetinde Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile Genel İstihbarat İdaresi Başkanı Hüseyin es-Selame yer aldı.

ABD tarafında ise Tom Barrack’ın yanı sıra ABD Başkanı Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Jared Kushner bulundu.

İSRAİL BASININ İDDİASI İsrail’de yayın yapan N12 News’te yer alan haberde, ABD’nin İsrail-Suriye hattında ekonomik işbirliğini içeren bir planı gündeme getirdiği öne sürüldü.

Habere göre, silahsızlandırılmış bir hat boyunca ortak bir ekonomik bölge oluşturulması seçeneği ele alındı.

Bu kapsamda rüzgâr enerjisi santralleri, ham petrol boru hattı, veri merkezleri ve ilaç üretim tesisleri gibi projelerin planlandığı aktarıldı.

İsrail basını, bu başlıkların ortak açıklamada yer alan “ticari fırsatlara yönelik koordinasyon” ifadesiyle örtüştüğünü savundu.

İlgili Sitenin Haberleri