Haber Detayı
Borçlu çiftçiye kredi yok
Üretim için krediye ihtiyacı olan çiftçiye yeni bir engel çıktı. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri, 1 Ocak 2026’dan itibaren vergi ve Bağ-Kur borcu olan üreticilere faiz indirimli tarım kredisi vermeyeceğini duyurdu. TZOB Başkanı ‘Üreticilerimizin önünden engeller acilen kaldırılmalıdır'
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, yaptığı görüntülü basın açıklamasıyla çiftçilerin beklentilerini anlattı, “2025 yılı üreticilerimiz için felaket yılı oldu.” dedi.
SGK prim borcu ve vadesi geçmiş vergi borcu yüzünden Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri tarafından çiftçilere kredi verilmediğini bildiren Bayraktar, şöyle konuştu: “Çiftçilerimiz başta zirai don kuraklık hastalık ve ekonomik şartlar nedeniyle üretimi sürdürebilmek için krediye acilen ihtiyaç duymaktadır. ‘Borcun varsa kredi vermem’ şartını koymak tarımsal üretimin sürdürülebilirliğine zarar verir.
Biz çiftçilerimiz için borç ertelemesi beklerken böyle bir uygulamanın başlaması üreticilerimizi büyük bir sıkıntıya sokmuştur.
ÇİFTÇİ BORCUNU ÖDEYEMİYOR “Zor bir dönem geçiren üreticimiz hem para kazanamadı hem de prim yüksekliği nedeniyle SGK’ya olan borçlarını ödeyememektedir.
Bir kısmı da ziraat odalarından muafiyet belgesi almak sureti ile SGK’dan çıkmaktadır.
Aynı sebeple vergi borcunu ödeyemeyen üreticilerimizde bulunmaktadır.
Zor günler geçiren üreticilerimizin önünden bu engeller acilen kaldırılmalıdır.” 2025 yılında özellikle zirai don ve kuraklığın tarım sektörünü önemli ölçüde etkilediğini bildiren Bayraktar, “Tabii bu etki yalnızca üretim azalmasıyla kalmadı.
Çiftçilerimizin gelirleri azaldı, gıda tedarik zinciri ve tüketici fiyatları etkilendi.
Yani toplumun tüm kesimi doğal afetlerden zarar gördü.” dedi.
ZARARLAR KARŞILANMALI “Endişelerimizde haklı çıktık.” diyen Bayraktar, şunları kaydetti: “2025 yılında tarımsal kuraklığın da zirai don kadar tarımsal üretime zarar verdiğini görmüş olduk.
Özellikle İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu başta olmak üzere birçok bölgemizde tarımsal kuraklık görüldü.
Bu da üretim istatistiklerine yansıdı. 2025 yılında bir önceki yıla göre yulaf üretimi yüzde 26, arpa üretimi yüzde 25, çavdar üretimi yüzde 20 ve buğday üretimi yüzde 14 oranında azaldı.
Kuru baklagil üretimi ise geçen yıla göre yüzde 29 düştü.
Bu ürünler, yapılan planlamalarda ülkemizin üretim miktarlarını ve alanlarını artırmayı hedeflediği stratejik ürünlerdir. “Dolayısıyla zirai dondan zarar gören çiftçilerimize yapıldığı gibi tarımsal kuraklıktan zarar gören çiftçilerimizin de zararları karşılanmalıdır.” ŞAP HASTALIĞI VERİMİ DÜŞÜRDÜ Şap hastalığı nedeniyle hayvanların et ve süt veriminde de önemli düşüşler meydana geldiğini bildiren Bayraktar, şöyle devam etti: “2025 yılında yaşanan afetler ve hastalıklar çiftçilerimizin ekonomik dengesini bozdu.
Birçok çiftçi kullanmış olduğu kredileri ödeyemeyecek durumdadır.
Bu borçluluk hali yalnızca tarımsal üretimin sürdürülebilirliğine zarar vermemiş, sosyolojik ve psikolojik olarak da birçok sıkıntıyı beraberinde getirmiş, getirecektir. “2025 yılının uzun yıllardır görülmemiş bir afet yılı olduğunu ifade etmiştik.
Bu sebeple, afetlerden ve hastalıklardan zarar gören çiftçilerimizin durumunu bir nebze rahatlatabilmek adına kullanmış oldukları kredilerin geri ödemesi en az 1 yıl faizsiz olarak ertelenmelidir. “Şap hastalığı nedeniyle hayvan kaybı olan üreticilerimizin de düşük faizli kredi temin edilmesi suretiyle desteklenmesi sağlanmalıdır. “Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği ve ülkemizin gıda güvencesinin sağlanması adına doğal afetler konusuna daha çok eğilinmeli, afet öncesindeki ve sonrasındaki süreçler doğru politikalarla ve titizlikle yönetilmeli, çiftçilerimiz mağdur edilmemelidir.”