Haber Detayı
Faiz indirimine savaş ve enflasyon molası
TCMB, yılın ikinci Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini yüzde 37’de sabit tuttu. Şubat ayında beklentilerin üzerinde gelen enflasyon verileri ve Orta Doğu’da ABD-İsrail-İran hattında tırmanan gerilimin enerji fiyatlarını yukarı çekmesi, faiz indirim sürecine ara verilmesinde belirleyici oldu.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), yılın ikinci Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında bekle gör politikası uygulamaya başladı.
Küresel piyasalarda Orta Doğu’daki çatışmaların yarattığı dalgalanma sürerken ve şubat ayı enflasyonunun da beklentilerin üstünde gelmesi sonrasında, TCMB PPK mart ayı faiz kararını da açıkladı.Kurul, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37 seviyesinde sabit tuttu.
Böylece Merkez Bankası yaklaşık dokuz ay sonra ilk kez faiz indirim döngüsüne ara vermiş oldu.
Banka ocak ayında politika faizini yüzde 38’den yüzde 37’ye indirerek sınırlı bir gevşeme adımı atmıştı.
Piyasada da bu toplantıda faizin sabit tutulacağı yönünde güçlü bir beklenti bulunuyordu.Temkinli hareket etti, sıkı duruş mesajı verdiFaiz kararında en önemli belirleyici unsurlardan biri savaş öncesinde enflasyon verileri oldu.
Enflasyonun geçen ay beklentilerin üzerine gelmesiyle birlikte, Merkez’in faiz hamlesine gözler çevrilirken savaşla birlikte artan enerji maliyetleri sonrasında birçok ekonomistin beklentisi sabit faiz yönündeydi.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre şubat ayında tüketici fiyatları aylık bazda yüzde 2,96 artmış, yıllık enflasyon ise yüzde 31,53 olarak gerçekleşmişti.Aylık artışın beklentilerin üzerinde gelmesi, enflasyonun ana eğiliminde henüz güçlü bir düşüş sinyali oluşmadığını gösterdi.
Bu tablo, Merkez Bankası’nın erken bir faiz indiriminin enflasyonla mücadeleyi zayıflatabileceği endişesiyle daha temkinli hareket etmesine neden oldu.
PPK karar metninde de enflasyonun ana eğiliminin şubat ayında yataya yakın seyrettiği vurgulanarak fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikası duruşunun sürdürüleceği mesajı yinelendi.Enerji fiyatlarında artış baskıyı artırdıÖte yandan faiz kararının arka planında küresel gelişmeler de önemli rol oynadı.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından bölgede artan gerilim enerji piyasalarında sert fiyat hareketlerine yol açtı.
Özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki risklerin artması petrol arzına yönelik endişeleri güçlendirdi.
Küresel petrol ticaretinin önemli bir bölümünün geçtiği bu hattaki belirsizlik petrol fiyatlarında hızlı yükselişe neden oldu.
Enerji fiyatlarındaki artışın Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkelerde maliyet enflasyonunu tetikleyebileceği değerlendirmesi, Merkez Bankası’nın politika duruşunu korumasında etkili oldu.
Akaryakıt fiyatlarının 65 liraya yaklaşması da enflasyon hedefindeki sapmaya işaret etti. “Gelişmeler yakından izleniyor, sıkı politika destekleniyor”Merkez Bankası karar metninde jeopolitik gelişmelere özel vurgu yaptı.
Kurul, küresel risk iştahındaki bozulma ve enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyon görünümü üzerinde oluşturabileceği risklerin yakından takip edildiğini belirtti.
Karar metninde şu ifadeler öne çıktı: “Jeopolitik gelişmeler neticesinde belirsizlikler artarken, küresel risk iştahında bozulma ve enerji fiyatlarında yükseliş gözlenmiştir.
Bu unsurların enflasyon görünümü üzerinde oluşturabileceği riskleri sınırlamak amacıyla sıkı para politikasını destekleyici kararlar alınmıştır.
Kurul ayrıca, Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 40’ta, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 35,5’te sabit tutmuştur.”Orta vadede yüzde 5 hedefine devam Merkez Bankası, enflasyon görünümünde kalıcı bir bozulma olması halinde para politikasının yeniden sıkılaştırılabileceği mesajını da verdi.
Kurul, politika faizine ilişkin adımların enflasyon gerçekleşmeleri, ana eğilim ve beklentiler dikkate alınarak toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir şekilde belirleneceğini vurguladı.
Buna göre TCMB, enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine indirmeye yönelik para politikası çerçevesini koruyacak.
Metinde, “Kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler olması halinde parasal aktarım mekanizması ilave makroihtiyati adımlarla desteklenecektir.
Likidite koşulları yakından izlenmeye ve likidite yönetimi araçları etkili şekilde kullanılmaya devam edilecektir” vurgusu da yapıldı.Bekle-gör politikası uygulanmaya devam edebilirEkonomistler, enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanmadan yeni faiz indirimlerinin gündeme gelmesinin zor olabileceğini değerlendiriyor.
Özellikle Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimin enerji fiyatlarını yukarıda tutması ve bunun enflasyon üzerindeki olası etkileri, para politikasında “bekle-gör” döneminin bir süre daha sürebileceğine işaret ediyor.
Bu nedenle Merkez Bankası’nın önümüzdeki toplantılarda hem enflasyon verilerini hem de küresel gelişmeleri yakından izleyerek adım atması bekleniyor.“Atılan adım doğru, yüzde 40 gecelik faiz başlamıştı”Ekonomistler de faiz kararını yorumladı.
Ekonomist Mahfi Eğilmez sosyal medya hesabından paylaştığı yorumunda, “TCMB faiz değişikliği yapmadı.
Savaş başladığında yüzde 37 faizle haftalık borç vermeyi durdurarak yüzde 40 faizle gecelik borç vermeye geçen TCMB, borç vermede uyguladığı faizi zaten bu yolla yükseltmişti.
Burada devam edeceği anlaşılıyor" ifadelerini kullandı.
Ekonomist İris Cibre de “Merkez Bankası pas geçti.
Politika faizi yüzde 37, fiili faiz yüzde 40.
Doğru olan karar buydu.
Bu kriz sürecini iyi yönetti yönetmesine de; faizi, uzun süre yüksek tutmasının sonucu, kriz durumunda alanı kalmadı” dedi.
Ekonomist Hakan Kara ise şu paylaşımı yaptı: “Merkez Bankası faizi sabit tuttu; sakin, sürprizsiz ve temkinli bir metin paylaştı.
Mevcut ekonomi yönetiminin enflasyon performansı zayıf olsa da kriz yönetimi ve hasar kontrolünü şimdilik iyi götürüyorlar.”