Haber Detayı

Olimpiyatlarda doping sopası
Spor aydinlik.com.tr
22/02/2026 00:00 (1 saat önce)

Olimpiyatlarda doping sopası

Uzun bir hikâyeyi anlatan bu süreç daha sonra başka bir hikâyeye bürünmüştür. 23 Mart 2023’te Dünya Atletizm Birliği, Rusya’nın Kasım 2015’ten beri süren doping cezasının kaldırıldığını açıkladı. Ancak ‘Rusya'nın Ukrayna'yı işgali devam ettiği’ için Rus atletlerin yarışmalara katılması hâlâ yasak

Olimpiyat Oyunları veya kısaca Olimpiyatlar, Yaz ve Kış Olimpiyat Oyunları olmak üzere iki ayrı kategoride, dört yılda bir düzenlenen uluslararası çok sporlu etkinlik. 200'ün üzerinde ülkeyi temsil eden sporcuların katıldığı etkinlikler, dünyanın en kapsamlı spor etkinliği konumundadır.

Modern olimpiyatların başladığı 1896 yılından bu yana gerçekleştirilen 29 olimpiyat organizasyonundan 16'sı Avrupa, 6'sı Kuzey Amerika, 4'ü Asya, 2'si Avustralya ve 1'i Güney Amerika kıtasında yapıldı.

Çin, İspanya, Güney Kore, SSCB, Kanada, Meksika, Japonya, İtalya, Finlandiya, Hollanda, Belçika ve İsveç olimpiyatlara birer kez ev sahipliği yaptı.

Düzenlendiği kentin adıyla anılan olimpiyat oyunları, bugüne kadar 19 ülkenin toplam 23 şehrinde gerçekleştirildi. 1904 yılında Saint Louis, 1932 ve 1984'te Los Angeles, 1996 yılında da Atlanta kentinde olimpiyat oyunları yapılan ABD, toplam 4 organizasyonla bu heyecanın en fazla yaşandığı ülke oldu.

Olimpiyatları düzenleme hakkı bugüne dek nüfusunun çoğu Müslüman olan ülkelere verilmedi.

İstanbul, İskenderiye, Kahire, Kuala Lumpur, Taşkent, Bakü ve Doha, toplam 14 kez adaylık başvurusu yaparken, hiçbirinde oylamayı geçemedi.

Türkiye, İstanbul'la 5 kez adaylık başvurusunda bulunup, 3 kez resmi aday statüsü kazandı ama yapılan oylamalarda olimpiyat düzenleme hakkını elde edemedi. 1934 yılında Utah ABD’de yapılacak kış oyunları dikkate alındığı zaman olimpiyat oyunlarının temel merkezinin ABD olduğu görülür.

Bunun nedeni ve gerekçelerinin açıklaması nasıl olur acaba!

DOPİNG SOPASI Doping etkili maddeler kullanılarak rakiplerine gayri nizami yollardan üstün gelmeyi amaçlayan vücudun birtakım ilaçlarla kamçılanarak etkisinin artırılması işlemidir.

Etik ve tıbbi açıdan savunulacak bir yanı yoktur.

Etik olmayan yollardan sporcuların lekelenmesi doping testleri ile ilgili bazı soru işaretlerine yol açmıştır.

Özellikle Rus ve Belarus’lu sporcuların üzerinde odaklanan uyarıcı uygulamasını bir başka pencereden bakmakta yarar var.

Rus sporcularının sistematik olarak doping yapmaları sonucunda Rusya’nın (ve Rusya ile ilişkili takımların) 51 Olimpiyat madalyası geri alınmıştır; bu, ikinci sıradaki ülkenin dört katı ve dünya toplamının yüzde 30’undan fazlasına denk gelmektedir.

Rusya, Olimpiyatlarda uyarıcı yapan en fazla sporcusu bulunan ülkedir; sayı 150’nin üzerindedir.

Uzun bir hikâyeyi anlatan bu süreç daha sonra başka bir hikâyeye bürünmüştür. 23 Mart 2023’te Dünya Atletizm Birliği, Rusya’nın Kasım 2015’ten beri süren doping cezasının kaldırıldığını açıkladı.

Ancak ‘Rusya'nın Ukrayna'yı işgali devam ettiği’ için Rus atletlerin yarışmalara katılması hâlâ yasak.

Aslında Rusya’nın olimpiyat oyunlarına katılımı 2014’te Kırım’ın Rusya’ya katılmasından bu yana sürekli engellere takıldı.

Engellemelerin ilk döneminde bunların görünürdeki nedeni olan doping skandalıyla Kırım meselesi arasında en azından düşüncemiz itibariyle ortaya çıkmış kesin bir nedensellik yok; ilginçtir Rus sporcuların uluslararası yarışmalara alınmamaları Rusya’nın diplomatik tecrit çabalarıyla çakıştı.

Süreçte Rusya’nın sportif alanlar dışındaki faaliyetleri spor alanı içine alınarak, doping sopası kullanılmaya başlandı.

Rusya, doping dosyası kullanılarak orantısız cezalarla, spor etiği ihlalleri ile sportif faaliyetlerin dışında tutuldu.

SİNSİ MAĞRURLUK 2023 Aralık ayında Uluslararası Olimpiyat Komitesi Rus ve Belaruslu sporcuların 2024 Paris Olimpiyat Oyunlarına “bireysel tarafsız sporcu” statüsünde katılmasına karar verdi.

Bu tavırda Batılıya özgü sinsi bir mağrurluk hissi vardı.

İlk bakışta bunca aşağılanmaya karşı oyunları boykot etmekten yana olanlar haklı görünüyordu; ama bu durumda yıllarca ter dökmüş ve benzersiz emekler harcamış binlerce sporcunun teri ve emeği topluca anlamsız kılınmış olacaktı.

Spor insanın var oluşunu ve rekabet arzusunu barışçıl ve dostça yürütüldüğü bir eylem alanıdır.

Spor yapmak bir insan hakkıdır.

Her birey, herhangi bir ayrımcılığa maruz kalmaksızın; dostluk, dayanışma ve ruhuyla, karşılıklı anlayış gerektiren olimpiyat ruhu içerisinde spor yapma imkânına sahip olmalıdır.

Olimpiyat hareketi içindeki spor organizasyonları, sporun toplum çerçevesi içinde gerçekleştiğinin bilinciyle, siyasi tarafsızlık ilkesini uygulamak için vardır.

Olimpiyatların bu temel ilkeleri Rus ve Belarus’lu sporcular için çalışmadı.

Doping kullanmanın yarattığı mahcubiyet ortamı spor adaleti sağlamaya yetmedi.

ORANTISIZ ADALET, ADALET SAĞLAMAZ Biz ters bir soru soralım,  Rusya’yı işgalci diye olimpiyatlardan uzak tutan anlayışın Venezuela’da Devlet Başkanı’nın kaçırılmasını, İran üzerinde kuşatmaları ve Gazze’de soykırım gerçekleştiren ülkelere karşı olimpik ahlak ve spor kamuoyu üçisindan nasıl bir tavır içindedir.

Orantısız adalet, adalet sağlamaz.

ABD’nin Los Angeles kentinde yapılacak olimpiyatlarda doping testi alma etiğine ve kurallara uymak gerekmektedir.

Sporcuların yarışma öncesi uykusuz ve streste kalması performansı etkileyecek en önemli etmendir.

Madalya kazanma şansı yüksek olan özellikle Çinli sporculara yapılacak testlere, dikkat etmek ve takipçisi olmak gerekir.

Dileğimiz olimpiyatlarda doping sopası kullanılmasın, testler spor etik ve haklı rekabet duygusu içinde barışa kardeşliğe ışık tutmak için yapılsın.

Öngördüğümüz olumsuzluklar sürerse olimpiyatlardan kaçınacak devlet sayısı artacak kimsenin ilgilenmediği Eurovizyon yarışmalarına benzeyecektir.

Küresel bir örgüt olarak UOK (Uluslararası Olimpiyat Komitesi), karmaşık gerçekliği yönetmek zorundadır.

UOK her olimpiyat oyunlarında mevcut siyasi bağlamı ve dünyadaki son olayları dikkate almak zorundadır.

Sporun uluslararası siyasetin değişik gerçeklerle sergilendiği alan olmaması yönündeki düşüncelerin herkeste aynı olduğunu düşünüyoruz.

Rusya ve Belarus’a verilen orantısız ceza, devlet protokollerinin göz ardı edilmesi onaylanacak tavırlar değildir.

SEYİR ZEVKİ EKSİK Biz sporda eşit katılım ve eşit tavırdan yanayız.

Rusya’nın ve Belarus’un olmadığı spor müsabakaları seyir zevki eksik müsabakalardır.

Bunu en iyi buz pateni yarışmalarında görüyoruz.

Bu nedenle ulusal ve uluslararası kamuoyu Rusya ve Belarus’un tüm spor yarışmalarına katılmasından yana aydınlatılmadır.

Bu alandaki boşluğu gidermek için olimpiyat komitemizin ve yerel organizasyonların Rus ve Belaruslu sporcularla dayanışmaya girmesi ortak müsabakalar yapması önemlidir.

ABD SPORDA DA GEÇİLİYOR 2024 yılında Fransa’da 3. kez yapılan Paris Olimpiyatlarında Amerika ve Çin’in aynı sayıda madalya aldığı görülmektedir.

Sporda da ABD üstünlüğü azalmış ve geçilecek aşamaya gelmiştir.

Olimpiyatlara Rus ve Belaruslu sporcuların da katıldığını düşündüğümüzde ABD’nin geride kalacağını rahatça tahmin edebiliriz.Atletizme yıllarını vermiş hala bu alanda çalışan değerli spor insanları ile çalışmaktan onur duyan biri olarak son düşüncelerimi özetle vermek isterim.

Uluslararası karmaşık siyasi ortam, testlerde yetki aşımı ve etik aşçıdan tartışmalı değerlendirme süreci, bireysel cezalar yerine devletlerin spor birikimini etkileyecek orantısız cezalar, sporda orantısız rekabet olduğunu göstermektedir.

Bu şartlarda Los Angeles’ta yapılacak olimpiyatlar sportif adaleti ve etiği sağlayamayacak.

Olimpik örgütlerin bu kuşkuları gidermesi gerekir.

Olimpik spor kavramının yüceliği korunmalıdır.

Spora felsefi bakış açımız, sanat ve oyunla olan metafiziksel ilişkilerini, erdem ve adaletle ilgili etik sorunları içerir ve daha geniş anlamda sosyopolitiktir.

Bu nedenle sporun özellikle dayanıksız seçkin sporcuların ve sporda yetkinliğe ulaşmış toplumların kirletilmesine izin vermemektir.

Felsefe ve felsefeciler spor ve sporcu için görev başına diyoruz.

İlgili Sitenin Haberleri