Haber Detayı

TİM Başkanı Mustafa Gültepe: Sektörlerimiz ihracatta oyundan düşüyor
Ekonomi dunya.com
18/02/2026 00:00 (2 saat önce)

TİM Başkanı Mustafa Gültepe: Sektörlerimiz ihracatta oyundan düşüyor

Mustafa Gültepe, EHKİB Ödül Töreni’nde artan maliyetler ve kur-enflasyon dengesizliği nedeniyle başta hazır giyim olmak üzere birçok sektörün rekabet gücünü kaybettiğini söyledi. Gültepe, desteklerin artırılması ve üretim odaklı politikalara hız verilmesi çağrısı yaptı.

Özlem SARSIN - İZMİREge Hazır Giyim ve Kon­feksiyon İhracatçıla­rı Birliği, Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatının Yıldız­ları 2025 Yılı Ödül Töreni dü­zenledi. 67 ihracatçı firma ödü­le layık görüldü.

Ödül törenine Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gülte­pe de katıldı.

Önümüzdeki nisan ayında seçimli genel kurula gi­decek olan Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birli­ği’nde (EHKİB) Başkan Yardım­cısı Çağlar Bağcı, başkanlık için adaylığını açıkladı.“Türkiye’nin problemi rekabetçilik” TİM Başkanı Mustafa Gültepe yaptığı konuşmada Türkiye’nin probleminin rekabetçilik oldu­ğunu söyleyerek, 4-5 sektör ha­riç pek çok sektörde rekabetçilik sorunu olduğunu ifade etti.Son 3-4 yılda bozulan rasyo­larla bu durumu anlatmaya ça­lıştıklarını belirten Gültepe, “Ocak 2022-Ocak 2026 dönemi­ne baktığınız zaman ücretlerde­ki artış yüzde 500, sadece enflas­yon artışı yüzde 367, kurun artı­şı yüzde 20.

Tabi sadece işimiz kur değil.

Hiç kimse değersiz bir TL istemez.

Bozulan rasyolara bakınca, rekabet gücü düşüyor.

Pahalı kalıyoruz.

Giderlerimiz artıyor gelirler düşüyor.

Makas eskiden yüzde 5-10’du tolere edi­yordu ama şimdi çok daha faz­la sürünce problem ondan çıkı­yor.

Büyümede de aynı şeyi görü­yorsunuz.

Türkiye’nin büyümesi güzel ama net ihracatın büyüme­ye katkısı yok.

Üretim ağırlıklı büyümeliyiz.

Böylece önümüz­deki dönemlerde ortaya koyaca­ğımız hedefleri daha kolay tuttu­rabiliriz” dedi.“İhracat Türkiye'nin büyümesine katkı vermiyor” Sağlıklı ve sürdürebilir eko­nomik büyümenin üretim ve ih­racatla sağlanabileceğine inan­dıklarını vurgulayan Gültepe, “Ekonomimiz yüzde 5 büyüdüy­se bunun yarısı ihracattan gel­meli diyoruz.

Ancak bugün çok farklı bir tabloyla karşı karşıya­yız.

Net ihracat bir yıldır Türki­ye’nin büyümesine katkı vermi­yor.

Tam aksine aşağıya çekiyor. 2025’te ihracatımız yüzde 4,5 arttı.

Mal ihracatında 273,4 mil­yar dolarla en yüksek yıllık de­ğere ulaştık.

Hizmet ihracatıyla birlikte 396 milyar doların üze­rine çıktık.

Ama tüm bu veriler, işlerin yolunda gittiği anlamına gelmiyor.

Aksine alarmın rengi gittikçe kırmızıya dönüyor.

Çün­kü hazır giyim başta olmak üzere birçok sektörümüz oyundan dü­şüyor” dedi.“Tek rakamlı ihracat artışları yetmiyor” Türkiye’nin pahalı olması ko­nusunda yaptığı açıklamaların farklı kesimlerde ilgi gördüğü­nü ifade eden Gültepe, “Aslında herkes aynı şeyi düşünüyor ama dile getirmede sıkıntı var.

Doğ­ru bir şekilde dile getirdiğim sü­rece Türkiye adına destekledi­ğimi düşünüyorum.

Eksileri de doğruları da söyleyeceğiz.

Ek­sileri de söyleyeceğiz ki doğru­yu yapalım.

Türkiye’nin ihracatı yüzde 4.5 arttı ama bu artış nere­den kaynaklandı ona da bakmak lazım.

Eksik ne oldu ona da bak­mak lazım.

Ama hedefimiz belli orta vadede Türkiye’yi ihracatta ilk 10 ülke arasına koyabilmek.

Onun için de tek rakamlı artış­lar bize yetmez.

Mutlak suretle çift rakamlı artış olması lazım onu da tüm sektörlerin yapması lazım” dedi.

Hazır giyim sektörü­nün son üç yılda güç kaybeden bir sektör olduğunu dile getiren Gül­tepe, “Yaklaşık 4.4 milyar dolar eksi yazdık. 21 milyar dolardan 17 milyar dolara geriledik.

Teks­til biraz daha şanslı.

İkisi ayrıl­maz sektör, birbirini tamamla­yan sektör.

Bir de yan sanayimiz var, bunu da koyduğumuz zaman aslında 33 milyar dolar üzerinde katkı sağlayan bir sektör” dedi.“Enflasyonumuzu satmaya çalışıyoruz” Finans ve işçilik giderlerin­deki artışa da işaret eden Gül­tepe bu konuda şunları söyledi, “Bu giderler hazır giyimde yüz­de 60-70’lere dayanıyor.

Eskiden yüzde 20-25 arasında olan kesim ütü dikim paket dediğimiz olay yüzde 45-50 arasında değişiyor.

Bunu niye yabancı alsın?

Biz enf­lasyonumuzu ihraç etmeye çalı­şıyoruz ama alan da yok.

Bu enf­lasyonu alma şansları yok.

Ortak akılla, üretime dayalı politika­ların daha hızlı devreye girmesi lazım.

Üç yıldan beri enflasyon düşmüyor.

Hazır giyimde itha­lat son 3 yılda 5 milyara dayandı.

Firmalar Anadolu’ya taşındı.

Bir sloganımız vardı İstanbul’u mo­da merkezi haline Anadolu’yu üretim üssü haline getireceğiz.

Aslında getiriyorduk, derken böyle sorunlara düştük” dedi.“Pazar kaybetmeden değer bazlı ihracatı güçlendireceğiz” EHKİB Başkanı Burak Sert­baş ise, 2025 yılı yıl sonu hedef­lerinin mutlak büyüme yerine, pazar kaybetmeden değer baz­lı ihracatı güçlendirmek üzerine konumlandırdıklarını söyleye­rek, “Bu yaklaşım ile zor bir yılda dengeli kalmayı ve rekabetçiliği­mizi korumayı amaçladık.

İstih­dama katkımız ve katma değerli ihracatımız son derece kıymet­li.

Nitekim sektörümüzün birim fiyatları, Türkiye ortalaması­nın oldukça üzerinde bir perfor­mans sergiliyor.

Türkiye gene­linde tüm sektörlerde ortalama ihracat birim fiyatı 1,6 $/kg iken; 2025 yılı hazır giyim Türkiye ge­neli ihracat birim fiyatı 16,21 $/ kg, EHKİB ihracat birim fiya­tı ise 21,19 $/kg seviyesindedir. 2025 yılının bütününde; EHKİB olarak 1191 üye firmamız ihracat gerçekleştirmiş, 163 ülke ve böl­geye ihracat yapmış bulunmak­tayız.

EHKİB olarak en fazla ih­racat gerçekleştirdiğimiz ilk 5 ülke İspanya, Almanya, Hollan­da, İngiltere ve İtalya oldu” dedi.“Sağlanan destekler yetmiyor”desteklerin sektöre yetmediğine işaret eden Gültepe, “Eğer döviz kurları buralarda kalacaksa, yılda yüzde 20 artacaksa destekleri üretici lehine arttırmalı.

Ama mevcut koşullarda bu desteklerin yeterli olmadığını hepimiz biliyoruz.

Dolayısıyla, döviz dönüşüm desteği en az yüzde 8’e, istihdam desteği 6 bin liraya, asgari ücret desteği de 2 bin 500 liraya çıkarılmalı.

Biz imtiyaz istemiyoruz.

Alacağımız desteğin kat ve kat fazlasını bu ülkeye vereceğimizden eminiz.

Nitekim önceki yıllarda verdik yine veriyoruz.

Üretimden büyüyen bir ülke haline gelmek, istihdamı artırmak için şart.

Sektör taşınıyor diyorlar.

Aslında sektörün yaşayabilmesi için o bölgelerdeki büyük montanlı üretimlere de ihtiyaç var.

Dolayısıyla buralar olmadan oraları çalıştıramayız.

Akdeniz çanağında, Kuzey Afrika’da yakında Suriye’de büyük üretimi olanların taşınmasında bir şey görmüyorum ben.

Çünkü tasarım burada Ar-Ge burada.

Katma değerli üretim burada.

Buraları yapmadan oraları çalıştıramayız.

Bunun altını çiziyorum” dedi.

İlgili Sitenin Haberleri