Haber Detayı
Kurumlarda ‘yapay zekâ ruleti’ dönemi geride kaldı
Şirketlerin teknoloji kullanımı üzerine küresel çapta bir rapor kurumların ‘yapay zekâ ruleti’ dönemini geride bıraktığını gösteriyor: Erken deneme aşaması bitti, daha sistematik bir entegrasyon başladı.
Yapay zekâ adını duymadığımız bir gün geçmiyor; işin uzmanları teknolojinin nereye varabileceğini, ne kadar hayatımıza girebileceğini tartışıyor.
Şirketler ise geride kalmamak için iş akışlarına yapay zekâyı entegre etmenin yollarını arıyor ya da çoktan buldu.
Ancak görece yeni sayılabilecek bu uygulamanın nasıl tam anlamıyla verimli kullanabileceğine dair soru işaretleri, kafa karışıklıkları sürüyordu.
Yeni yayınlanan bir rapora göre taşlar yerine oturmaya başladı.KPMG’nin “2026 Global Teknoloji Raporu”, kurumların yapay zekâda deneme aşamasını geride bırakarak sistematik bir entegrasyon sürecine girdiklerini söylüyor.
Bir başka deyişle kurumlar “yapay zekâ ruleti” olarak adlandırılabilecek erken deneme aşamasının ardından, yapay zekâyı iş akışlarına, ürünlere ve değer zincirlerine daha temkinli ancak daha sistematik biçimde entegre etmeye başladı.Strateji ile uygulama arasındaki kopuklukÖte yandan 27 ülkeden 2 bin 500 teknoloji yöneticisinin görüşleriyle hazırlanan “Global Teknoloji Raporu 2026 – Zekâ Çağında Liderlik: Bugünden Yarına Stratejik Yolculuk” başlıklı rapora göre teknik borç, organizasyonel silolar ve yetkinlik eksiklikler küresel dönüşümün önündeki temel engeller arasında.
Türkiye’de bu engellerden muaf değil.Ancak teknoloji yöneticileri iyimserliğini koruyor.
Yüzde 50’si 2026 yılına kadar en üst teknoloji olgunluk seviyesine ulaşmayı bekliyor.
Bugün bu seviyede olduğunu belirtenlerin oranı ise yalnızca yüzde 11’de.
Rapora göre bu fark, strateji ile uygulama arasındaki kopukluğa işaret ediyor.Rapora yansıyan çarpıcı sonuçlardan biri de kurumların yarısından fazlasının (yüzde 53), dijital dönüşüm planlarını hayata geçirmek için gerekli yeteneklerden yoksun olduğunu belirtmesi.
Sonuçlar ayrıca bazı kurumların teknik borç riskini olduğundan düşük değerlendirdiğini de gösteriyor.
Teknik borcu gidermenin maliyetinin kendilerini sık sık yeni teknoloji programlarına yatırım yapmaktan alıkoyduğunu söyleyen kurumlar, bunu neredeyse hiç ya da hiç yaşamadıklarını belirten kurumlara kıyasla, önümüzdeki 12 ay içinde teknoloji olgunluğunda daha büyük sıçramalar yapmayı bekliyor.Hayata geçmeden ‘çöp olan’ planlarRapordan çıkan sonuçlara göre gelişen teknolojiyle birlikte ortaya çıkan daha iyi seçenekler nedeniyle teknoloji stratejileri çoğu zaman henüz hayata geçirilmeden geçerliliğini yitiriyor.
Katılımcıların yüzde 58’i, hızlı değişim nedeniyle teknoloji planlarının kısa sürede eskidiğini belirtiyor. yüksek performans gösteren kurumlara bakıldığında yalnızca yüzde 16’sı aynı görüşü paylaştığı görülüyor.
Kurumların teknolojiyi daha uyarlanabilir ve esnek yaklaşımlarla benimsemesi gerektiğine işaret eden bu veriye rağmen kurumların büyük bölümü (yüzde 78) gelişmekte olan teknolojileri değerlendirirken ve hayata geçirirken hâlâ yerleşik süreçlere dayanıyor.KPMG Türkiye İnovasyon ve Teknoloji Danışmanlığı Lideri ve Şirket Ortağı Gökhan Mataracı da rapora dair yaptığı değerlendirmede bu konuya dikkat çekiyor: “Bugün mesele yeni teknolojilere sahip olmak değil; değişimi yönetecek organizasyonel zekâyı inşa edebilmek.
Yapay zekâ rekabeti yeniden yazarken, birçok kurum hâlâ geçmişin yatırım refleksleriyle hareket ediyor.
Bu rapor, teknoloji yatırımlarının neden her zaman değer üretmediğini ve farkı yaratan asıl faktörlerin ne olduğunu ortaya koyuyor.”