Haber Detayı
Yeni Avrupa ‘Türkiye’siz inşa edilemez
Türk iş dünyası “Türkiye’siz Avrupa olmaz. Yeni Avrupa’yı birlikte inşa edelim” diyerek AB liderlerine hitaben açık bir mektup yayınladı. DEİK öndeliğinde hazırlanan mektupta, AB’nin Türkiye’yi dışlayarak ekonomik ve stratejik özerklik kuramayacağına vurgu yapılırken, güvene dayalı yeni bir ilişki kurmanın önemine dikkat çekildi.
Nurdoğan A.
ERGÜNAvrupa Birliği’nin Made in Europe hamlesinde Türkiye’nin konumunun ne olacağı henüz belli olmazken, Türk iş dünyası harekete geçti. “Türkiye’siz Avrupa olmaz” diyen iş dünyası, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) önderliğinde AB liderlerine açık bir mektup yayınladı.
Bugün (31 Ocak) Financial Times’ta yayınlanan mektupta, “Avrupa’nın Türkiye’ye, Türkiye’nin de Avrupa’ya ihtiyacı var.
Yeni Avrupa Türkiye’siz inşa edilemez” vurgusu yapıldı.
AB liderlerinden herhangi bir cevap gelmezse 3 ay sonra tekrar bir mektup yayınlanacağı, bu durumun yıl sonuna kadar devam edeceği bildirildi.OLPAK: Avrupa ve AB ne yapmak istediğini sorgulamalıTürkiye ile Avrupa arasındaki ekonomik ve ticari entegrasyonun önemine vurgu yapan DEİK Başkanı Nail Olpak, 1963 Ankara Anlaşması’ndan bu yana Türkiye’nin Avrupa ile bütünleşme çabasının kesintisiz devam ettiğini söyledi.Türkiye’nin gündeminde sadece Gümrük Birliği’nin güncellenmesi olmadığını belirten Olpak, “Hızla değişen bir dünya düzeni var, öngörülemezliğin yeni normal olduğu bir süreçteyiz, inşallah hem çok uzun sürmez, hem de sonuçlarından daha az etkileniriz, etkileneceğimiz muhakkak ama.
Ve bu süreçte, hem Avrupa, hem de AB ne yapmak istediğini daha fazla sorgulamalı.Bizim bir rolümüz de, siyasetçilerin atmakta zorlandığı adımları, onlara ve kamuoyuna göstererek, aksiyon alınmasını ve veya hızlanmasını sağlamak” dedi.
Olpak, şunları söyledi: “Geldiğimiz noktada bu konularda somut bir adım atılmamışken, şimdi de Made in Europe gibi Türkiye’yi dışarda tutma ihtimali olan bir sanayi stratejisi Avrupa’da ciddi gündem olmaya başladı.
İş dünyası, hiç hoşlanmadığı öngörülemezlik süreci yaşıyor.”“AB’nin yapıcı adımlar atma zamanı çoktan geldi”Avrupa’nın sanayi, enerji ve savunma ekseninde son yıllarda artan önemli sorunları bulunduğunu hatırlatan Nail Olpak, “Türkiye’yi dışlayan herhangi bir model kesinlikle Avrupa’ya da fayda sağlamayacak. 30 yıllık Gümrük Birliği ilişkimiz ve 60 yılı aşkın siyasi ilişkilerimiz ile Avrupa’nın ihtiyacı olan kaynak ve model ülkemiz ile olan iş birliğinde yatıyor.
Türkiye ile Gümrük Birliği’nin güncellenmesi konusunda yapıcı, samimi ve ileriye dönük adımlar atmasının zamanı çoktan geldi” vurgusu yaptı.DEİK olarak bu mesajları Brüksel’deki AB’nin temel kurumları olan Avrupa Parlamentosu, Avrupa Konseyi ve Avrupa Komisyonu başkanlarına yazdıkları mektuplarla ilettiklerini belirten Olpak, açık mektubun ise tek atımlık bir hareket olmayacağını, temasların süreceğini ifade etti."İş dünyasının sabrı kalmadı AB’nin oyalama lüksü yok“Konumuz Avrupa, Türkiye’nin AB’ye üye olması” diyen DEİK Avrupa İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, küresel güç dengeleri hızla değiştiğini, Avrupa’nın, ABD ve Çin merkezli askeri, finansal ve teknolojik güç dengelerinde son yıllarda zayıflayan konumunu tekrardan güçlendirmek için kendi coğrafyasında yeni bir hikaye yazmak istediğini söyledi.Yalçındağ, “Dünyanın yeni bir Avrupa’ya ihtiyacı var.
Yeni Avrupa’yı birlikte inşa edelim.
Bunun için de bir yıl sürecek bir kampanya başlattık ve ‘gün bugün yarın çok geç olabilir’ diyoruz.Eski sorunları gündeme getirmek yerine güvene dayalı yeni bir ilişki için adım atıyoruz.
İş insanı hızlı ve pragmatik olmak ister.
İş insanının sabrı kalmadı, AB’nin de artık oyalama lüksü yok” diye konuştu.
Yalçındağ, “Türkiye ile AB arasındaki ilişki yalnızca diplomatik bir başlık değil, bu ilişki aynı zamanda ekonomik entegrasyon, ortak üretim ve karşılıklı bağımlılık demek.Avrupa’nın stratejik bütünlüğünü güçlendirmesi ve yakın çevresiyle daha derin bir entegrasyona yönelmesi artık bir tercih değil, açık bir zorunluluk haline geldi.
Tam da bu noktada Türkiye, Avrupa’nın karşı karşıya olduğu küresel meydan okumalar için vazgeçilmez bir ortak olarak öne çıkıyor” vurgusu yaptı.Sonuç alana kadar mektuplar devam edecekTürkiye’nin otomotivden makineye, tekstilden elektroniğe kadar birçok sektörde üretim gücü sağladığını anlatan Yalçındağ, yenilenebilir enerjiden, tarım ve gıda güvenliğine, lojistikten savunma alanına kadar Türkiye’nin yalnızca bir alıcı değil, aynı zamanda üretici ve geliştirici bir aktör olduğuna işaret etti.
Yalçındağ, şöyle devam etti: “Bu nedenle Avrupa Birliği yetkililerine çağrımız net: Türkiye, Avrupa’nın geleceğinin ayrılmaz bir parçası.
Ekonomi, teknoloji, güvenlik, enerji ve toplumsal alanlarda somut ilerleme sağlayacak pratik modeller hızla devreye sokulmalı.Bizler Türkiye- Avrupa iş dünyası temsilcileri olarak bu mesajı Avrupalı muhataplarımıza kararlılıkla iletmeyi sürdüreceğiz.
Avrupa Birliği’nden beklentimiz çok açık, stratejik ve vizyoner bir yaklaşım ve gecikmeden harekete geçilmesi.
Avrupa’nın Türkiye’yi dışlayarak ekonomik ve stratejik özerklik kurabileceğine inanmıyoruz.”Sonuç alana kadar her 3 ayda bir açık mektup yayınlayacaklarını açıklayan Yalçındağ, “Avrupa’nın akıllı insanlar tarafından yönetildiğini düşünmek istiyoruz.
Mektuba da cevap gelmezse, bunun altında başka nedenler olduğunu anlayacağız” dedi.