Haber Detayı

“12 bin yıllık Iza (siyez) buğdayı” Mengen’de yüzlerce dönüm araziye ekildi
Ekonomi aydinlik.com.tr
25/01/2026 13:58 (2 saat önce)

“12 bin yıllık Iza (siyez) buğdayı” Mengen’de yüzlerce dönüm araziye ekildi

Üniversitenin girişimiyle çiftçilere dağıtılan “12 bin yıllık Iza (siyez) buğdayı” Mengen’de yüzlerce dönüm araziye ekildi

Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi (BAİBÜ) Mengen Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi ve Tohum Ambarı’nın kurucusu Berker Çiftçi, ata tohumlarının korunması, yeniden üretime kazandırılması ve bilimsel araştırmalarla desteklenmesi amacıyla hayata geçirilen çalışmaları anlattı.

Enerji tüketimini minimize etmek amacıyla toprak altına özel mimariyle inşa edilen yaklaşık 35 metrekarelik alanda faaliyet gösteren Tohum Ambarı’nda, 610 çeşit ata ve yerel tohum, yıl boyunca sabit ısı ve nem koşullarında muhafaza ediliyor.

Çiftçi, bugüne kadar yaklaşık 500 üreticiye ücretsiz tohum dağıtımı yapıldığını ve böylece ata tohumu mirasının sahada yeniden çoğaltıldığını belirtti.

Çiftçi, Tohum Ambarı’nda yürütülen çalışmaların aynı zamanda güçlü bir toplumsal hafızaya dayandığını vurgulayarak, her yıl 18 Mart Çanakkale Zaferi Haftası’nda da ücretsiz tohum dağıtıldığını söyledi.

Tohum Ambarı’nda geliştirilen modelin, üniversite–çiftçi iş birliği temelinde büyüdüğünü vurgulayan Çiftçi, çalışmanın, yalnızca korumaya değil üretim, eğitim ve uygulamaya dayalı bir ekosistem oluşturmaya odaklandığını ifade etti. 12 BİN YILLIK MİRAS: IZA BUĞDAYI Tohum Ambarı’ndaki en kıymetli türlerden biri, insanlık tarihinin ilk kültüre alınmış buğdayı olarak bilinen Iza (siyez) buğdayı.

Sürecin sahadaki yansımalarını üreticiler de doğruluyor.

Babahızır Köyü’nde çiftçilik yapan Şeref Kabasakal, 4 yıl önce Seben’den temin edilen Iza buğdayının bugün Mengen’de geniş alanlarda ekildiğini; üretimin her yıl artarak devam ettiğini söyledi.

Rüknettin Köyü’nden Hikmet Kazan, bölgede “kaplıca” olarak adlandırılan bu kadim buğday türünün hem verimi hem de geleneksel bulgur üretimindeki yeriyle önemini koruduğunu dile getirdi.

Sebenli üretici Reşat Demirel, buğdayın organik yöntemlerle üretimine odaklandıklarını belirterek, “Amaç, bu kadim mirası kimyasal girdilerden uzak, sertifikalı organik üretimle geleceğe taşımak.

Seben’de başlayan süreç, Mengen’de genişleyerek yüzlerce dönümlük bir alana ulaştı” dedi.

Üretilen Iza buğdayı, taş değirmenlerde öğütülerek un ve bulgur gibi katma değerli ürünlere dönüştürülüyor.

Bu sürecin önümüzdeki dönemde bölge ekonomisine daha güçlü katkı sağlaması hedefleniyor.

AKADEMİK MUTFAKTAN ULUSLARARASI GASTRONOMİYE Mengen’in köklü aşçılık geleneği, Tohum Ambarı ile bilimsel üretim süreciyle buluşuyor.

Iza unundan elde edilen ekmek, simit, biskotti ve benzeri ürünlerin yanı sıra bu kadim buğday, profesyonel mutfaklarda da değerlendirilmeye hazırlanıyor.

Michelin yıldızlı bir otelde görev yapan Mengenli aşçı Çağatay Anıl, Iza buğdayını uluslararası mutfaklara taşımayı hedeflediklerini belirterek, ilk denemelerin Iza buğdayı kullanılarak yapılacak bir “ramen” çalışmasıyla başlayacağını ifade etti.

Bolu’da ekmek üretimi yapan aşçı Melike Kaya da Mengen’de ilaçsız tarım yöntemleriyle üretilen Iza buğdayının una dönüştürülerek tüketiciyle buluşturulmasına yönelik çalışmalar yürüttüklerini belirtti.

Kaya, elde edilen Iza ununun kendi işletmelerinde farklı ürünlere dönüştürüldüğünü ifade ederek, grisini, ekmek, kraker ve bisküvi gibi ürünler üzerinde çalıştıklarını, bu kapsamda ürün çeşitliliğini artırmayı hedeflediklerini söyledi.

EĞİTİMA, ARAŞTIRMA VE BİLİM İLETİŞİMİ Tohum Ambarı, bir saklama alanı olmanın ötesinde aktif bir eğitim ve araştırma kampüsü olarak da faaliyet gösteriyor.

Yükseköğretim Kurulu Bilim İletişimi Ofisi koordinasyonunda, 5 Aralık Dünya Toprak Günü vesilesiyle "Kadim Tohum ve Toprak" temalı Bilim Kafe etkinliği düzenlendi.

İlkokuldan üniversiteye her kademeden öğrenci, ebeveyn, çiftçi ve akademisyen ambarda ağırlanarak ekolojik okuryazarlık eğitimleri alıyor.

Ambarın üst katında kurulan “fikir ambarı”nda atölye ve söyleşiler düzenlenirken, mutfakta açık ateşle “topraktan tabağa” uygulamalı eğitimler gerçekleştiriliyor.

BAİBÜ Mengen Aşçılık Programı öğrencisi Sıla Dallı, ambarın uygulamalı öğrenme açısından önemli bir imkan sunduğunu; gerçekleştirilen etkinliklerin öğrencilerin bakış açısını geliştirdiğini söyledi.

YEREL YÖNETİMLERDEN GÜÇLÜ DESTEK Projenin bölgesel kalkınma ve gıda güvenliği açısından taşıdığı öneme dikkat çeken yerel yöneticiler, üniversite–çiftçi iş birliğinin yaygınlaştırılması gerektiğini vurguladı.

Mengen Belediye Başkanı Vural Turhan, ata tohumlarına dayalı üretimin stratejik önemine işaret ederken; Mengen Kaymakamı Sercan Yıldız, küçük ölçekte başlayan ekim çalışmalarının kısa sürede geniş alanlara yayılmasının memnuniyet verici olduğunu ifade etti.

Tohum Ambarı’nın kurucusu Berker Çiftçi, önümüzdeki dönemde kurulması planlanan taş değirmen ile “topraktan sofraya” uzanan döngünün tamamlanacağını vurguladı.

Çiftçi, Mengen’in ata tohumlarının bilimsel yöntemlerle korunduğu ve üretildiği örnek bir merkez olmaya devam edeceğini söyledi.

İlgili Sitenin Haberleri