Haber Detayı
‘Ortadoğu’nun savaş alanı olmasına fırsat vermeyelim’
21 Mart Nevruz Bayramı sebebiyle çeşitli illerde mitingler yapan DEM Parti, terör örgütü PKK kurucusu Abdullah Öcalan’ın Nevruz mesajını paylaştı. Öcalan’ın Nevruz mesajında “Ortadoğu’nun, hegemonik güçlerin elinde bir savaş alanına dönüştürülmesine fırsat vermeyelim.” ifadeleri dikkat çekti.
Öte yandan Van’da konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Bu Nevroz isyandan inşaya geçişin Nevroz’udur.
Kurucu bir Nevroz’dur.” dedi.
Batman’da halka seslenen TBMM Başkanvekili Pervin Buldan da “Oyalama değil, pratik adımların atılması zamanıdır.” ifadelerini kullandı. ‘YENİ BİR SAYFA AÇILDI’ Öcalan’ın Nevruz mesajından öne çıkanlar şöyle: “Ortadoğu’da bin yıldır sürdürülen din, mezhep ve kültür savaşları, halkların birlikte yaşama kültürüne vurulan en büyük darbedir.
Bugün ise kültürlerin ve inançların yeniden bir arada yaşamalarını sağlama imkanına kavuşmuş durumdayız.
Ortadoğu’da yaratılmak istenen savaş ve kaos ortamını halkların baharına çevirmek elimizdedir.
Bugün artık yeni bir sayfa açılmıştır.
Bu coğrafyadaki halkların özgürce bir arada yaşamasının yolu aralanmıştır. 27 Şubat 2025 tarihinde başlattığımız süreç Newroz’un ruhuna uygun bir birlikteliğin temellerini yeniden diriltmek içindir.
Bunun için kültürlerin, inançların bir arada yaşayabileceğine, dar milliyetçi anlayışları aşıp demokratik entegrasyon temelinde birleşebileceğimize ve birlikte var olabileceğimize inanmamız gerekir. ‘KARDEŞ KAVGASINA SON VERMEKLE ULAŞILIR’ “Artık Newroz’un bir umut, hayal veya teori değil bir pratikleşme anı olduğunun bilincine varalım.
Newroz vesilesiyle bu yılı tüm Ortadoğu halkları için gerçek bir özgürlük yılına çevirmek, halkların dostluk ve dayanışma geleneğini egemen kılmak bizim elimizdedir.
Etnik ve dini-mezhebi temeldeki parçalanmaya, kardeş kavgasına son vermekle ve bütün kültürlerin, dini-mezhebi inançların özgürlük ve kardeşlik temelinde birliğini sağlamakla buna ulaşılabilir.
Kültür yaratan bir bölge olan Ortadoğu’nun, hegemonik güçlerin elinde bir savaş alanına dönüştürülmesine fırsat vermeyelim.
Milliyetçilik ve mezhepçilik hastalığını geride bırakıp, halklarımızın binlerce yıllık tarihsel dayanışma kültürünü esas aldığımızda aşamayacağımız engel yoktur.”