Haber Detayı

ABD’de çarpıcı anket: Trump destekçileri savaşı acil bitirelim
Dünya aydinlik.com.tr
22/03/2026 23:59 (1 saat önce)

ABD’de çarpıcı anket: Trump destekçileri savaşı acil bitirelim

Donald Trump’ı iktidara taşıyan MAGA cephesindeki çatlak, ABD’nin Iran’a savaş açmasıyla Cumhuriyetçi tabana yayıldı. Cumhuriyetçilere oy verenlerin yüzde 79’u, Başkan Trump’ın sahte bir zafer ilan ederek acilen bölgeden çekilmesini istiyor.

Cumhuriyetçi seçmenin ezici çoğunluğu, ABD’nin İran savaşını bir an önce “zafer ilanıyla” sonlandırmasını istiyor.

Ipsos’un geçen hafta yayınladığı kamuoyu araştırması, savaşın geleceğini belirleyecek önemli veriler sunuyor.

Araştırma, Başkan Donald Trump’ın seçmenleri arasında çarpıcı bir tablo ortaya koyuyor: Cumhuriyetçilere oy verenlerin yüzde 76’sı savaşa karşı çıkmıyor ancak yüzde 79’u, Başkan’ın hem iç hem dış kamuoyunda yüzünü kurtaracak bir zafer ilanıyla acilen bölgeden çekilmesini talep ediyor.

Savaşa destek, Demokratlarda sadece yüzde 6, bağımsızlarda ise yüzde 28 seviyesinde kalıyor.

Genel olarak Amerikalıların sadece yüzde 37’si savaşı destekliyor.

Geniş çaplı bir kara harekâtına sıcak bakanların oranı ise yüzde 7’de kalıyor.

Ipsos anketi, Trump’ın Hürmüz Boğazı’nı açmak için Çin ve NATO’dan yardım istemesinden hemen önce yapılmıştı.

Yardım talebi sonrası sahadaki çaresizlik daha belirgin hâle geldiği için ankette ölçülen desteğin, mevcut durumda daha da düşmüş olabileceği makûl bir varsayım olarak değerlendirilebilir.

AMERİKALILARIN CEBİ YANIYOR Trump açısından araştırmadaki en kritik veri, ikinci başkanlık döneminin kapısını açan “Savaşlara son vereceğim!” sözünün arkasında durmayarak hayal kırıklığı yarattığı kendi tabanı.

Üstelik savaş doğrudan Amerikan halkının cebine de dokunmaya başladı.

En somut göstergelerden biri, benzin fiyatlarındaki yüzde 30’luk artış ve yarattığı memnuniyetsizlik oldu.

Yangın sadece pompada değil, Pentagon bütçesinde de sürüyor.

ABD, İran’ın 20 bin dolarlık dronlarını düşürmek için en az 4 milyon dolarlık savunma füzelerini havaya savuruyor.

Bu asimetrik matematik, “süper gücün” mühimmat stoklarını ve ekonomik nefesini ciddi biçimde tüketiyor.

Pentagon geçen hafta yaklaşık 1 trilyon dolarlık bütçesine ek olarak Kongre’den boşuna 200 milyar dolarlık ek bütçe talep etmedi.

Ölen ve yaralanan askerleri, savaşın günlük maliyetini, vurulan üsleri, imha edilen milyar dolarlık askeri ekipmanları saymıyoruz bile.

İSTİFAYLA SOMUTLAŞAN ‘MAGA’ KRİZ Trump’ın ideolojik dayanağı MAGA (Amerika’yı Yeniden Büyük Yap) tabanında savaşın “İsrail için sürdürüldüğü” gerçeği yaygın biçimde kabul görüyor.

Ancak Amerikalılar ceplerinin güvenliğini İsrail’in güvenliğinden önde tutuyor.

Ünlü podcast yayıncısı ve MAGA’nın önde gelen isimlerinden Joe Rogan’ın “Amerikalılar ihanete uğradı!” çıkışı tesadüf değil.

Benzer şekilde, hareketin en güçlü medya figürü Tucker Carlson da savaşın ABD’nin değil, İsrail’in çıkarına hizmet ettiğini vurgulayarak Amerikalıların başka bir ülkenin bölgesel hegemonisi için savaştırıldığını ortaya koyuyor.

Toplumsal öfke, siyasi karşılığını Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörü Joe Kent’in beklenmedik istifasıyla buldu.

Eski Özel Kuvvetler mensubu ve MAGA’nın savunma politikalarındaki kilit isimlerinden Kent, istifa ederken iki hayati tespitte bulundu: - İran, ABD için bir tehdit oluşturmuyor. - Savaş Amerikan çıkarlarına değil, tamamen İsrail menfaatlerine hizmet ediyor.

SONBAHARDA ‘TOPAL ÖRDEK’ SENARYOSU Tüm bunlar, kasımdaki ara seçimler öncesinde Cumhuriyetçi Parti için ciddi bir sorun teşkil ediyor.

Son anketler, Trump’a desteğin yüzde 40’a gerilediğini gösteriyor.

Bugün bir seçim olsa, Cumhuriyetçilerin hem Senato hem de Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu kaybetmesine kesin gözüyle bakılıyor.

Savaşı birkaç günde bitirme hayalleri suya düşmüşken çatışmanın eylüle kadar uzayabileceği, yayılabileceği ve hatta sınırlı bir kara operasyonu olasılığı, ara seçimlerde ivmeyi Trump lehine çevirmeyi daha da zorlaştırıyor.

Ipsos anketi, Quincy Enstitüsü’ne bağlı Responsible Statecraft düşünce kuruluşunun talebiyle yapıldı.

Enstitü Başkan Yardımcısı Trita Parsi, sonuçları şöyle yorumluyor: “Trump seçmenleri genel olarak arkasında dursa da ezici çoğunlukla savaşa bir son verildiğinin ilan edilmesini istiyor.

Eğer Trump savaşı kara birlikleriyle tırmandırır ve benzin fiyatlarını daha da yükseltmesine izin verirse, tabanının önemli bir kısmını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalacaktır.” ÜÇ HAFTA DİKKAT ÇEKİCİ ERİME Anket, Cumhuriyetçi seçmen arasında Trump’ın savaşa girme kararına desteğin düşüşünü de gözler önüne seriyor. 28 Şubat’taki ilk hava saldırılarından kısa süre sonra Fox News anketi desteği yüzde 84 olarak gösterirken, son Ipsos araştırması bu oranı yüzde 76 olarak kaydetti.

Bugün gelinen noktada Trump tabanının yüzde 79’u, zafer ilanıyla savaştan sıyrılmanın en doğru seçenek olduğunu düşünüyor.

ZAFERSİZ ‘ZAFER İLANI’ ABD açısından tabloyu daha da ağırlaştıran diğer bir unsur, zafer beklentisine rağmen sahada kabul edilebilir bir zafer tablosunun oluşmamış olması.

ABD ve İsrail, İran’a yönelik 15 binden fazla hava saldırısı düzenledi, Devrim Lideri Ali Hamaney ve üst düzey isimler hedef alındı.

İran ise İsrail ve Amerikan üslerine yönelik saldırıların yanı sıra komşu ülkelerdeki lojistik ve enerji altyapısını da vurarak Körfez’deki küresel çıkarları budamayı başardı.

Tahran, Amerikan bölgesel güvenlik şemsiyesinin koruyucu değil, bir “bela mıknatısı” olduğunu kanıtladı.

Yine sözde tüm hava savunma sistemleri etkisiz hâle getirilmiş İran, dünyada ilk kez bir F-35 hayalet savaş uçağını vurarak inişe zorlayan ülke olarak tarihe geçti. 10 aydır görevde olan USS Gerald Ford uçak gemisi Girit’e füzelerle uğurlandı.

Dünya doğal gaz ve petrolünün yüzde 20’sinin geçtiği kritik bir arter olan Hürmüz Boğazı fiilen kapandı.

Kısacası savaş, sahadan küresel ekonomik arterlere ve Amerikan siyasi hayatının merkezine taşınarak Washington yönetimi üzerindeki baskıyı artırdı.

Bu tablo, modern savaşın ekonomi ve kamuoyunda da kazanılmak zorunda olduğunu gösteriyor.

Zafer ilanı beklentisi ve sahadaki fiilî durum arasındaki uçurum, ABD’nin stratejik ve siyasi kırılganlığını derinleştiriyor. ‘İran’ı bombalamak için neden yoktu’ Eski CIA Başkanı John Brennan, Trump ve Washington yönetiminin Amerikan halkına sunduğu savaş gerekçelerini sert bir dille eleştirdi.

Barack Obama döneminde kurumu yöneten Brennan, pazar günü MSNBC’de yayınlanan röportajında, “İster balistik füze, ister nükleer, ister terörle ilgili olsun, hiçbir istihbarat raporu İran’ın yakın bir tehdit olduğunu göstermiyordu.” dedi.

Brennan, ABD’nin İran hava sahasını ihlal etmesini ve ülkeyi bombalamasını haklı çıkaracak “hiçbir şeyin olmadığını” vurguladı.

Eski istihbaratçı sözlerine şunları da ekledi: “Savaşın gerekçesini haklı çıkarmak için yalanlar hızla ve öfkeyle yayılıyor, ancak bunun için gerçekten hiçbir gerekçe yok.”

İlgili Sitenin Haberleri