Haber Detayı
Kadın işçilerden 8 Mart mesajı: Örgütlü mücadele olmadan sömürü son bulmaz
Kadın işçiler 8 Mart’ta eşitlik, güvenceli çalışma ve şiddetsiz yaşam taleplerini dile getirerek örgütlü mücadelenin sömürüye ve ayrımcılığa karşı en etkili araç olduğunu vurguladı
Türkiye’nin farklı kentlerinde çalışan kadın işçiler, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla eşitlik, güvenceli çalışma ve şiddetsiz bir yaşam taleplerini dile getirdi.
İstanbul’da tazminat hakları için direnen Dardanel işçisi kadınların eylemiyle birlikte birçok işyerinden kadın emekçiler, kadın dayanışması ve örgütlü mücadelenin önemine dikkat çekti.
Küçülme gerekçesiyle işten çıkarılan Dardanel işçileri, kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmesi talebiyle başlattıkları direnişin üçüncü gününde İstanbul Dudullu Organize Sanayi Bölgesi’ndeki fabrika önünde 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü etkinliği düzenledi.
Kadın işçiler, 8 Mart’ta fabrika önünde değil alanlarda olacaklarını söyledi.
İşçiler, işten çıkarıldıktan sonra tazminatlarının taksitlendirilmesini kabul etmelerine rağmen ilk ödemenin ardından kalan taksitlerin yapılmadığını belirtti.
Pandemi döneminde işçileri fabrikada kapalı devre çalıştırmasıyla gündeme gelen Dardanel’in son aylarda “küçülme” gerekçesiyle yaklaşık 50 işçiyi işten çıkardığı, Dudullu OSB’deki sushi bölümünün Çanakkale’ye taşınacağının açıklanmasının ardından bu bölümde çalışan işçilerin de işsiz kaldığı ifade edildi. ‘KADIN EMEĞİNİ SÖMÜRÜYORLAR’ Türkiye Gıda Sanayii İşçileri Sendikası (Gıda-İş) Genel Başkanı Olcay Özak, şirketin geçmişteki uygulamalarına dikkat çekerek şunları söyledi: “Dardanel’i kadın emeğinin sömürüsünden tanıyoruz.
Pandemi döneminde kadınları fabrikaya kilitlemesinden, iş güvenliği önlemleri almadan ilkel koşullarda çalıştırmasından tanıyoruz.
Aynı zamanda sendika düşmanlığından tanıyoruz.
Dardanel’e çok ulaşmaya çalıştık ama içeride size baskı uygulayarak, korkutarak, yan yana gelmenizi engelleyerek bugünkü koşulları daha rahat yaratabilmek için bunu yaptı.
Organizenin diğer fabrikalarındaki bütün işçi arkadaşlarımızın, sendikasız ve örgütsüz çalışan arkadaşlarımızın başına gelecek olan da budur.
Örgütlenmezsek emeğimize çökerler.
Bizi insan yerine koymazlar.
Verilere göre ilk 300 şirket arasında yer alan Dardanel, yüzlerce işçinin tazminatını vermeyerek mağduriyet yaratmıştır.” Özak, Çanakkale’deki fabrikada da benzer uygulamaların yaşandığını belirterek şöyle devam etti: “Zaman zaman üçer beşer işten atmalar yapılıyor, zaman zaman toplu işten çıkarmalar yaşanıyor.
Makinalar arızalı denilerek işçiler ücretsiz izne çıkarılıyor.
Türkiye’de ücretsiz izin adeta bir uygulama haline geldi.
İşveren stok yapıp işçiyi ücretsiz izne gönderiyor.
Bütün bu sorunların temelinde örgütsüzlük var.” Etkinlikte ayrıca 8 Mart Pazar günü Kadıköy’de yapılacak eyleme katılım çağrısı yapıldı. ‘HAKLARIMIZ İÇİN YAN YANA GELDİĞİMİZ MÜCADELE GÜNÜ’ Farklı kent ve işyerlerinden kadın işçiler de 8 Mart dolayısıyla dayanışma mesajları gönderdi.
Mesajlarda eşitlik, güvenceli çalışma ve şiddetsiz yaşam talepleri öne çıktı.
Birleşik Metal-İş üyesi kadın işçiler, 8 Mart’ta ülke genelindeki fabrikalardan seslerini yükselterek şu ifadeleri kullandı: “Eşitlik, özgürlük ve yaşam hakkımız için birlikte mücadeleye çağırıyoruz.
Kadına yönelik erkek şiddetine, emperyalist savaşlara karşı eşitlik, özgürlük ve barış için, haklarımız ve hayatlarımız için fabrikalarımızdan ses yükseltiyoruz.” Maltepe Belediyesi işçisi kadınlar, “8 Mart yalnızca bir anma değil; sömürüye, eşitsizliğe, şiddete ve ayrımcılığa karşı sesimizi yükselttiğimiz, haklarımız için yan yana geldiğimiz mücadele günüdür.” dedi.
Ataşehir Belediyesi’nden DİSK Genel-İş üyesi kadınlar da “Savaşların ve çatışmaların ağır yükünü kadınlar taşıyor.
Savaşlar yaşamları yıkıyor, yoksulluğu derinleştiriyor ve kadınların hayatlarını daha da güvencesiz hale getiriyor.
Bu nedenle barış talebi kadınların en temel taleplerinden biridir” ifadelerini kullandı.
İzmir Japar işçisi kadınlar, “8 Mart kadınların emeği, eşitliği ve özgürlüğü için yürüttüğü tarihsel mücadelenin günüdür.
Yaşasın kadın dayanışması” derken, Etap Plastik işçisi kadınlar “Toplumsal cinsiyet temelli suçlarda ve kadın cinayetlerinde cinsiyetçi iyi hal ve tahrik indirimi gibi uygulamalardan vazgeçilmelidir.” çağrısı yaptı. ‘SÖMÜRÜĞE, ŞİDDETE, AYRIMCIĞA KARŞIYIZ’ Çerkezköy Vibracoustic işçisi kadınlar, “8 Mart’ta dünyanın dört bir yanında kadınlar eşit, özgür ve şiddetsiz bir yaşam için taleplerini haykırıyor.” dedi.
Tristone işçisi kadınlar ise “Bu düzen değişmeden eşitlik gelmez.
Bu düzeni değiştirecek olan örgütlü kadınlardır.” ifadelerini kullandı.
Sakarya Derya Büro işçisi kadınlar, “Kadın emeğinin değersizleştirilmesine, güvencesizliğe ve ayrımcılığa mahkûm edilmesine razı gelmeyeceğiz.” derken; Düzce Anlaş Lastik işçisi kadınlar da kadınların güvenceli çalışma ve kamusal bakım hizmetleri talebine şöyle dikkat çekti: “Kadın istihdamını artırmak için esnek çalışma yerine tam zamanlı ve güvenceli istihdam yaratılmalıdır.Kadınların iş gücüne katılımının önündeki en büyük engellerden biri olan ve kadınlara özgü görülen bakım sorumlulukları için kamu kurumları ve yerel yönetimler, kreş, gündüz bakım evi, hasta ve yaşlı bakım evleri gibi merkezler açarak, herkesin ücretsiz yararlanabileceği bir hak olarak tanımlamalıdır.” Kocaeli’de Hwaseung, Seoil Plastik ve Prometeon işçisi kadınlar da ortak mesajlarında “Sömürüye, eşitsizliğe, şiddete ve ayrımcılığa karşıyız.
Eşitlik ve özgürlük ancak örgütlü mücadeleyle kazanılır.
Eşdeğer işe eşit ücret en temel taleplerimizden biridir.” diyerek kadın dayanışmasının önemini vurguladı.