Haber Detayı
33 yıl sonra gelen itiraf: Megastar Tarkan'la birlikteydi
Megastar Tarkan'ın kariyerinin ilk yıllarında birliktelik yaşadığı eski model Jülyet Berlen, sosyal medyada yaptığı paylaşımla o döneme dair çarpıcı bir itirafta bulundu. Berlen'in paylaşımı sosyal medyada dikkat çekti. İşte ayrıntılar...
Megastar Tarkan’ın ilk yıllarında birliktelik yaşadığı eski model Jülyet Berlen, sosyal medyada yaptığı paylaşımla geçmişe dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
YILLAR SONRA GELEN AÇIKLAMA 1990’lı yılların başında Tarkan ile yaşadığı ilişkiyle tanınan ve uzun süredir ABD’de yaşayan Berlen, gençlik dönemine ait bir fotoğrafını paylaşarak o yıllarda yaşadıklarını anlattı.Medyanın yoğun ilgisiyle genç yaşta karşılaştığını belirten Berlen, bu sürecin hayatında önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti.
Paylaşımında geçmişte yaşadığı deneyimlerin kendisini derinden etkilediğini vurgulayan Berlen, o dönemin hayatında büyük değişimlere yol açtığını dile getirdi.Tarkan ile çekilen bir fotoğraflarını paylaşan eski model, şu notu düştü:"Bu Onunla İlgili Değil.
Bu Benimle İlgili.
Bir şey söylemek istiyorum.
Drama yaratmak için değil, kimseye saldırmak için değil, eski defterleri açmak için hiç değil… Sadece kendi gerçeğimi onurlandırmak için.
Çok gençken aşık oldum.
Çocuktuk.
Saf.
Masum.
Hayatı ilk kez öğreniyorduk.
Hiçbirimizin hazır olmadığı şey ise genç bir aşkın kamuya mal olması ve gerçeğin yerini insanların kurduğu hayallerin almasıydı.
İnsanların idol haline getirdiği birinin sevgilisi olduğunuzda, artık bir insan olarak görülmezsiniz. “Onu elinden alan kız” olursunuz.
İnsanların hayallerini, kıskançlıklarını ve hayal kırıklıklarını yansıttığı bir yüz haline gelirsiniz. 19 yaşında, bu yükü taşıyacak duygusal araçlara sahip değildim.
Kötü olduğum için saldırıya uğramadım.
Yanlış bir şey yaptığım için eleştirilmedim.
Sadece insanların hayallerinde kalmasını istediği birinin karşısında duran gerçek kadındım.
Ve bu acıtıyor.
Her şey bittiğinde sadece kalp kırıklığı yaşamadım.
Aşağılanma da yaşadım.
Bir unvana indirgenmekti bu.
Oysa ben o hikâye başlamadan çok önce bir sanatçıydım, bir dansçıydım, hayalleri olan biriydim.
Ama kimliğim “birinin eski sevgilisi”ne dönüştü.
İçimde bir yerde genç bir kız, bunu hak etmiş olabileceğine inanmaya başladı.
Bu yüzden gittim.
Zayıf olduğum için değil.
Kaçtığım için değil.
Kendi başıma var olabileceğim bir hayat kurmam gerektiği için.
Başka bir ülkeye taşındım.
Başka bir dil öğrendim.
Bir kariyer inşa ettim.
Anne oldum.
Kendimi sıfırdan yeniden kurdum.
Ve yıllar içinde güçlü bir şeyi fark ettim: Ben asla kırık değildim.
Değersiz değildim.
Eksik değildim.
Sadece gençtim ve sinir sistemimin kaldırabileceğinden daha büyük bir durumun içindeydim.
Bu konu bazen hâlâ kalbime dokunuyorsa, drama istediğim için değil.
O genç kızın korunmayı hak ettiğini bildiğim için.
Bugün ben birinin eski sevgilisi değilim.
Ben bir anneyim.
Hayatını yeniden kurmuş bir kadınım.
Kendi hikâyesini yazan biriyim.
Bu geçmişle ilgili değil.
Bu öz-değerle ilgili.
Eğer benim hikâyem, en az bir genç kadına kamu önünde yaşanan bir aşağılanmanın onun değerini belirlemediğini anlatabiliyorsa, o acıdan güzel bir şey çıkmış demektir.
Ben asla kırık değildim.
Ben dönüşüyordum."