Haber Detayı

İran’a saldırının açmazları
Dünya aydinlik.com.tr
26/02/2026 23:00 (1 saat önce)

İran’a saldırının açmazları

The War Zone sitesinin Genel Yayın Yönetmeni Rogoway, ABD’nin olası İran saldırısını sorgulayan bir makale kaleme aldı. İran’ın devasa füze kapasitesine dikkat çeken Rogoway, İsrail’in İran’ın askeri kapasitesi ile ilgili yanılgıya düştüğünü vurguladı.

Askeri alanda analizlerin yapıldığı dünyaca ünlü The War Zone sitesinde olası İran saldırısına dair dikkat çeken bir makale yayınlandı.

Sitenin Genel Yayın Yönetmeni Tyler Rogoway’in kaleme aldığı makalenin başlığı “İran’a Karşı Büyük Bir Amerikan Hava Savaşı Etrafında Dönen Büyük Sorular”.

Rogoway, ABD’nin, son 20 yılın en kapsamlı askeri yığınağını Orta Doğu’ya yaptığını, fakat bunun büyük riskler taşıdığını belirtiyor.

ABD’li uzman, “Uçak uçuş saatlerinden personel sevkiyatına, devasa deniz varlıklarından lojistik ağlara kadar yapılan bu yatırım, bölgede tansiyonu tarihin en kritik seviyelerinden birine taşıdı.

Ancak bu olası harekat, yalnızca askeri bir güç gösterisi değil; beraberinde küresel ekonomiyi ve bölgesel statükoyu temelinden sarsabilecek, ucu açık ciddi riskler barındırıyor.” ifadelerini kullandı.

BELİRSİZ HEDEFLER Makalede hedeflerin belirsizliğine dikkat çekilirken, askeri planlamacıların ve siyaset bilimcilerin masasındaki en büyük soru işaretinin de bu devasa operasyonun nihai hedefi olduğu belirtildi.

Eğer hedef yalnızca İran’ın nükleer programını yok etmekse, hava gücünün bu konuda fiziksel sınırları olduğunun bilindiği tespiti yapılırken, yer altına gömülü tesislerin tamamen işlevsiz hale getirilmesinin, sadece havadan saldırıyla mümkün olmayacağı vurgulandı.

Sınırlı operasyon iddiaları ile ilgili şu ifadelere yer verildi: “Beyaz Saray’ın İran’ı masaya oturtmak için ‘sınırlı bir operasyon’ planladığına dair sızıntılar, askeri kanatta büyük bir endişeyle karşılanıyor.

Pentagon kaynakları, baskın unsurunu yok eden ve İran’ın komuta-kontrol mekanizmasını sadece ‘uyaran’ böylesi bir adımın, Tahran’ın çok daha şiddetli bir karşı saldırısına yol açacağını ve kontrol edilmesi imkansız bir olaylar zincirini başlatacağını savunuyor.” En radikal seçenek olan değerlendirilen “rejim değişikliğinin” ise beraberinde karanlık bir boşluk getireceği belirtiliyor.

Makalede, İran Lideri Ayetullah Ali Hamaney sonrası bir senaryoda, iktidarı kimin devralacağının meçhul olduğu, uzmanların da, böyle bir ihtimal sonrası Hamaney’in yerine İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun (IRGC) tam kontrolü ele alabileceği uyarısında bulunduğu belirtiliyor.

İSRAİL’İN BÜYÜK YANILGISI: ‘FÜZE KAPASİTESİ BİTTİ’ Makalede İsrail’in “12 Gün Savaşı” sırasında İran’ın balistik füze kapasitesini bitirdiği yönündeki algının, askeri analistler tarafından “büyük bir yanılgı” olarak nitelendiği vurgulanıyor.

İsrail’in o dönemde sadece uzun menzilli (MRBM ve IRBM) füzelere odaklandığı, oysa İran’ın devasa kısa menzilli füze stokunun, seyir füzeleri ve saldırı İHA’larının hala büyük bir tehdit unsuru olduğunun altı çiziliyor. ‘DÜNYANIN EN İYİ SAVUNMA SİSTEMLERİNİ ATLATIR’ Makalede füzelerle ilgili, “İran, bu füzeleri ‘füze mağaraları”’ve yer altı komplekslerinde saklayarak, olası bir ilk saldırıdan sağ çıkmayı ve bölgedeki ABD üsleri ile müttefik başkentlerine ‘cehennemi yaşatmayı’ planlıyor.

Ayrıca Hürmüz Boğazı’nın mayınlanması ve kapatılması ihtimali, küresel enerji arzı için hala ‘nükleer bir ekonomik bomba’ etkisinde.” ifadelerine yer veriliyor.

İran’ın kısa menzilli silahlarının sayısının binlerce olduğunu belirten Rogoway, “Bu silahlar, dünyadaki en iyi savunma sistemlerini aşma ve Basra Körfezi ve Umman Denizi’ndeki değerli hedefleri ve daha derinlerdeki müttefik Arap ülkelerini tahrip etme yeteneğine sahiptir.

Bu durum, ABD uçaklarının ve personelinin yakınlarda konuşlandırılmasını sorunlu hale getirmekle kalmaz, aynı zamanda ABD’nin İran’a karşı yürütebileceği herhangi bir savaşın maliyetini de büyük ölçüde artırır.

Amerika’nın tüm istihbarat yeteneklerine rağmen, bu silahları havadan bulmak ve imha etmek son derece zor olacaktır.” tespitini yapıyor.

Rogoway ayrıca Yemen’deki Ensarullah güçlerinin nispeten yetersiz silah cephanesinin bile, aylarca ABD Ordusu için baş belası olduğunu yazıyor.

Uzman, “Husi (Ensarullah) milisleri, bu operasyonlar boyunca kıyıdan başarılı füze saldırıları gerçekleştirmeye devam etti.

İran’ın tehdidi katlanarak daha büyüktür ve bu silahları saklamak için daha karmaşık bir araziye sahiptir.” değerlendirmesini yapıyor.

CEPHANE STOKLARI VE ÇİN FAKTÖRÜ Rogoway, operasyonun en somut riskinin ABD’nin mühimmat stoklarında saklı olduğunu belirtiyor.

Ona göre Ukrayna savaşı, Kızıldeniz’deki gerilim ve İsrail’in savunma ihtiyaçları, Amerikan ileri teknoloji mühimmat ve önleyici füze (interceptor) stoklarını ciddi şekilde eritmiş durumda.

Uzman, Washington’daki en büyük korkunun, Orta Doğu’da yaşanacak uzun süreli ve yüksek yoğunluklu bir savaşın, ABD’yi Pasifik’te Çin’e karşı savunmasız bırakması olduğunu yazıyor.

Rogoway, “Gelişmiş füzelerin üretiminin yıllar aldığı ve milyonlarca dolara mal olduğu düşünüldüğünde, İran ile girilecek bir ‘yıpratma savaşı’, ABD’nin küresel hegemonya stratejisinde stratejik bir boşluk yaratabilir.” ifadelerini kullanıyor.

İlgili Sitenin Haberleri