Haber Detayı

İran’ın demir yumruğu bölücü hayalleri bitirdi
Gündem aydinlik.com.tr
27/02/2026 00:00 (1 saat önce)

İran’ın demir yumruğu bölücü hayalleri bitirdi

PKK’nın yayın organında yayımlanan röportaj, örgütün İran’da yönetimi değiştirme umudunun bitme noktasına geldiğini gösteriyor. Avrupa’da yaşayan Sosyolog Hawzhin Baghali, İran’a yönelik askeri saldırının başarı garantisi olmayacağını söylüyor, ‘İçinde bulunduğumuz durum son derece umutsuz.’ diyor

İran’da ABD/İsrail desteği ile hükümeti devirmeye yönelik ayaklanma bastırıldı.

Batı’dan medet umanlar, şimdilerde çok daha umutsuz görünüyorlar.

Terör örgütü PKK’nın yayın organlarından Yeni Yaşam gazetesi, dün İran’daki gelişmelerle ilgili dikkat çekici bir röportaj yayımladı.

PKK’nın Avrupa’daki ‘akillerinden’ Sosyolog Dr.

Hawzhin Baghali, bugün İran’da bir ABD müdahalesi ile rejimi devirmenin çok zor olduğunu açık cümlelerle ifade etti.

Baghali, özetle şu değerlendirmelerde bulundu: ‘SALDIRININ BAŞARI GARANTİSİ YOK’ “İran’a yönelik askeri bir saldırının geniş kapsamlı sonuçları olacaktır.

Birincisi, başarı garantisi yoktur ve İran rejiminin devrilmesi hızlı veya kolay olmayacaktır.

Ayrıca, böyle bir eylem bölgedeki güvensizliği tırmandırabilir ve çatışmanın bölgesel bir savaşa dönüşme olasılığı vardır. ‘TÜRKİYE DEVRİLMESİNİ İSTEMEZ’ “Bölgedeki ülkeler arasında Türkiye, İran’a karşı askeri harekâta diğerlerinden daha fazla karşı çıkıyor.

Türkiye, İran’ın zayıflaması durumunda sıradaki hedefin kendisi olacağını biliyor.

Dahası, İran’ın merkezi gücünün zayıflaması, Rojhilat’ta başka bir Rojava’nın kurulması da dahil olmak üzere Türkiye için yeni tehditler doğurabilir.

İran ve Türkiye arasındaki ilişki bugüne kadar düşmanca olmamıştır.

Bu bağlamda, İran İslam Cumhuriyeti iktidarda kalırsa, mevcut rejimden daha güçlü bir rejim olsa bile, Türkiye için ciddi bir tehdit oluşturmayacaktır.

Bu nedenle, Türkiye, bölgedeki ülkeler arasında İran’a karşı askeri harekâta en ciddi şekilde karşı çıkan ülkedir.

Ayrıca bölgesel güçlerden biri olarak İran’ın zayıflaması, Türkiye, İsrail ve Yunanistan arasındaki rekabeti daha belirgin ve doğrudan hale getirecektir.

İran’daki ciddi istikrarsızlık veya temel değişiklikler, Çin’i de daha aktif bir tavır almaya zorlayabilir. ‘HAMANEY’İ ÖLDÜRMEK REJİMİ DEĞİŞTİRMEZ’ “İran’daki mevcut rejimin ABD müdahalesiyle değiştirilip değiştirilemeyeceği sorusu, İslam Cumhuriyeti’nin ideolojik ve yapısal doğasının anlaşılmasını gerektirir.

Böyle bir rejimi devirmek veya hatta ‘boyun eğdirmek’ ne basit ne de hızlıdır.

İran’daki kurumsal iç içe geçme düzeyi, rejim değişikliğinin sadece piramidin tepesindeki kişiyi ortadan kaldırmakla ilgili bir mesele olmadığı anlamına gelir.

İran’daki güç yapısı ağ tabanlı ve çok katmanlıdır ve kendini yeniden üretme kapasitesine sahiptir. ‘BÖLGE ÜLKELERİNİN GÖRÜŞÜ ORTAK’ “Yüzyıl boyunca, Kürdistan dört devlet arasında bölünmüş olsa da iktidardaki hükümetlerin (İran, Türkiye, Irak veya Suriye’de olsun) güvenlik politikaları, Kürtleri bastırmada genellikle ortak bir mantığı, hatta birbirleriyle koordinasyonu paylaşmıştır.

Türkiye ve Şam’ın Rojava’yı zayıflatması, Rojhilat arasında derin endişelere yol açmıştır, çünkü bu zayıflamanın gelecekteki pazarlık güçlerini azaltacağını çok iyi bilmektedirler.

Ankara’da daha demokratik ve daha az güvenlik odaklı bir yaklaşıma sahip bir hükümet iktidara gelirse, Rojhilat da dahil olmak üzere Kürdistan ile daha az gergin ilişkiler kurma ve gelişmelerine yönelik tehdit odaklı bakış açısını azaltma olasılığı vardır. ‘DURUM SON DERECE UMUTSUZ’ “İçinde bulunduğumuz durum son derece umutsuz.

Halkın geriye kalan tek umudu, İslam Cumhuriyeti’ni yok edecek bir askeri saldırı.

İnsanlar geceleri saldırıyı bekliyorlar, ancak böyle bir saldırının ardından geleceğin belirsiz ve tehlikeli olduğunun farkındalar.

Şimdi ‘tek lider, tek bayrak, tek millet’ diye slogan atan faşist ve antidemokratik güçler, halkın sesini susturdu ve diasporada muhalifleri ortadan kaldırmak için baskı yapıyor.

İran’ın son Şah’ının oğlunun etrafında toplanan bu gruplar, kendilerini İslam Cumhuriyeti’nden sonraki geleceğin alternatifi olarak görüyorlar.

Ancak, bu kişilerin böyle bir rolü yerine getirme olasılığının çok düşük olduğunu söylemek gerekir.”

İlgili Sitenin Haberleri