Haber Detayı
Ekonomik nedenler boşanmaları artırdı! Sanal bahis nedeni dosyalarda arttı
Av. Merve Ayvalı Can, TÜİK verilerine yansıyan evlilik oranlarının gerilemesi ve boşanmalarda yaşanan artışı değerlendirdi. Ekonomik nedenlerin boşanmaları artırdığını belirten Can, sanal bahis ve kumarın da eşleri bunalıma sürüklediğini belirtti, güçlü ailenin güçlü toplumla olacağını ifade etti.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2024 yılında 569 bin 983 olan evlenen çift sayısı, 2025’te 552 bin 237’ye geriledi.
Boşanmanın ise 2024 yılında 188 bin 963, 2025 yılında da 193 bin 793 olarak gerçekleştiği açıklandı.
Av.
Merve Ayvalı Can, boşanma oranlarının 2025 yılında artmasının başlıca nedenlerinin ekonomik ve kültürel faktörler olduğunu belirtti, “Şu an toplumun kanayan yarası olan kumar ve sanal bahis de ne yazık ki aile kurumunu zedelemektedir.” dedi.
TÜİK verilerini değerlendiren Merve Ayvalı Can, “Boşanma oranlarının 2025 yılında artmasının başlıca sebeplerini, ekonomik faktörler ve kültürel faktörler olarak genelleyebiliriz.
Ancak alt başlıklarda ise fiziksel ve psikolojik şiddet, yoksulluk, toplum yapısının değişmesi, bireycileşme gibi etkenleri de sıralayabiliriz.” dedi.
SANAL BAHİS ŞİDDETE MARUZ BIRAKIYOR Evlilik birliğinin temelinden sarsılması olarak açılan genel boşanma sebeplerini içeren davaların çoğunun temelinde ekonomik kriz olduğunu belirten Can, şöyle devam etti: “Ekonomik kriz nedeniyle eşler bunalıma sürükleniyor.
Hatta son zamanlarda sıkça denk geldiğimiz kumar, bahis gibi alanlara yönelen aile bireylerinin içine düştüğü durum, eşleri psikolojik ve ekonomik şiddete maruz bırakıyor.
Şu an toplumun kanayan yarası olan kumar ve sanal bahis, ne yazık ki aile kurumunu da zedelemektedir.
Ülkemizde yaşanan enflasyon, kira artışları, işsizlik ve alım gücü düşüklüğü sebebiyle aile bireyleri ve genelde erkekler, bu yollara başvurabilmektedir.
Sonucunda da yaşanan büyük kayıplar, evlilikleri boşanmayla sonuçlandırıyor. “Tüm bunların yanında toplumsal yapının değişerek insanların bireycileşmesi, geniş aile yapısının çekirdek aile yapısına dönmesi gibi sebepler de boşanmayı beraberinde getirmektedir.” İŞSİZLİK EVLENMEYİ ERTELİYOR Açıklanan verilerdeki bir diğer önemli husus da ilk evlenme yaşının yükselmesi.
TÜİK verilerine göre 2025 yılında ortalama ilk evlenme yaşı erkeklerde 28,5, kadınlarda ise 26,0 olarak ölçüldü.
Merve Ayvalı Can, bu sonuçları da şöyle değerlendirdi: “Bunun da birçok nedeni olmakla birlikte başlıca nedeni bireyselleşme ve ekonomik kaygıdır.
Genç nüfusta, işsizlik oranlarının yüksek olması, ekonomik anlamda geleceğin belirsiz olması, yaşam maliyetlerinin artması da tarafların evlilik kararları almasını ertelemektedir.
Çünkü ekonomik olarak ayakta kalmak, birinci plandır ve evlilik gibi mali yükümlülükleri çok olan bir kuruma adım atmak ise ikinci planda kalmaktadır.
Kısacası barınma başta olmak üzere gıda, sağlık, sosyalleşme, çocuk bakımı gibi giderlerin artması, asgari yaşam maliyetlerinin artması, aile kurmayı ertelemektedir.” İLK 5 YILDA DAHA ÇOK BOŞANMA OLUYOR Can, boşanmaların ilk 5 yıllık evliliklerde daha çok gerçekleştiğini de belirterek, “İlk beş yıllık evliliklerde yeni bir kişiyle ortak hayatı birlikte idame ettirme söz konusu ve bunu başarabilen çiftlerin evlilikleri sürüyor.
Davalarda daha çok, birlikte yaşama alışamamak, aile olmanın sorumluluklarının ağır gelmesi ve tüm bunlara ek olarak çocukla birlikte bu sorumlulukların artması ve yaşanan psikolojik, ekonomik sorunlar sebebiyle karşımıza çıkıyor.
Ancak tüm bunlara hazırlıklı olmak ve sorumlulukların bilincinde olmak da evlilik birliğinin devamı için elzemdir.” diye konuştu.
GÜÇLÜ AİLE İÇİN… Av.
Merve Ayvalı Can, güçlü aile, güçlü toplum için kapsamlı politikalarla sürecin inşasının gerektiğini belirterek, şunları söyledi: “Ekonomik sorunların düzelmesi, kira artışlarının önlenmesi, gıda maliyetlerinin düşmesi, çarpık ve doğal olmayan ilişkilerin teşvikinin önlenmesi, gerçeklikten kopuk dizi ve gündüz kuşağı programlarının kaldırılması ve kumar-bahis gibi bağımlılıkların önlemesi, bireyselleşmenin önlenmesi gibi birçok müdahale ile aile kurumumuzu ayakta tutmak büyük önem arz etmektedir.”