Haber Detayı
Bölgeyi Sünni-Şii diye böldü! Netanyahu’nun hayali: Altıgen ittifakı
İsrail Başbakanı bölge ülkelerini içine alan bir ittifak planladığını açıkladı. İsim vermeden bölgedeki bazı ülkeleri radikal eksen olarak tanımlayarak, ittifakın bu güçlere karşı oluşturulacağını söyledi.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Akdeniz çevresinde ve Orta Doğu’da düşman gördükleri taraflara karşı yeni bir ittifak ekseni peşinde olduklarını söyledi.
Netanyahu, bu planı açıklarken Orta Doğu’yu “radikal” Sünni ve Şii eksenlerine bölünmüş olarak tanımladı.
İttifakın İsrail, Hindistan, Yunanistan ve GKRY’nin yanı sıra adı açıklanmayan diğer Arap, Afrika ve Asya devletlerini de içereceğini belirten Netanyahu bunu “Altıgen İttifakı” olarak adlandırdı.
İsrail Başbakanı, bu ülkelerin, “radikal” olarak nitelendirdiği düşmanlara karşı ortak bir cephe oluşturacaklarını söyledi.
Hindistan Başbakanı Narendra Modi’nin 25 Şubat’ta İsrail’e yapacağı ziyaret de bu stratejik arayışın önemli bir ayağı olarak görülüyor. ‘AYNI GÖRÜŞTE OLAN ÜLKELERDEN BİR EKSEN...’ Netanyahu amacın geleceği güvence altına almak olduğunu söyledi.
İsrail Başbakanı, “Buradaki amaç, gerçekler, zorluklar ve hedefler konusunda aynı görüşte olan ülkelerden oluşan bir eksen oluşturmaktır.
Bu eksen, hem çok sert bir şekilde vurduğumuz radikal Şii ekseni hem de ortaya çıkan radikal Sünni ekseni ile karşı karşıyadır.
Bu ülkelerin hepsi farklı bir algıya sahiptir ve işbirliğimiz büyük sonuçlar verebilir ve elbette direncimizi ve geleceğimizi güvence altına alabilir.” açıklamasını yaptı.
TÜRKİYE HEDEFTE Aralık 2025’te İsrail, 2016 yılında kurulan üçlü çerçeve kapsamında son toplantı turu için Yunanistan ve GKRY’yi ağırladı.
Resmi olarak enerji ve bağlantılılık üzerine odaklanan bu üçlü, Türkiye’yi hedef alarak güvenlik ve savunma işbirliğine doğru genişledi.
Yunanistan, 2025 yılında İsrail’den yaklaşık 760 milyon dolar değerinde 36 adet PULS roket topçu sistemi satın almayı onayladı.
İki taraf, İsrail yapımı çok katmanlı hava savunma sistemi de dahil olmak üzere, 3,5 milyar dolar değerinde daha geniş bir savunma paketi hakkında görüşmeler yürütüyor.
GKRY de İsrail yapımı hava savunma sistemleri aldı ve daha fazla teslimat bekleniyor.
HİNT-PASİFİK STRATEJİSİNİN DEVAMI MI?
Netanyahu’nun “altıgen ittifakı”, diplomatik bir açılımdan ziyade Akdeniz’den Hint Okyanusu’na uzanan geniş bir jeopolitik hattın yeniden tanımlanması olarak yorumlanıyor.
ABD’nin Hint-Pasifik stratejinin bir devamı sayılıyor.
Hindistan’ın projeye dahil edilmesi, Doğu Akdeniz enerji havzaları ile Güney Asya arasındaki bağlantıyı güçlendirme hedefini işaret ediyor.
Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ise Doğu Akdeniz enerji denkleminin Avrupa ayağını temsil ediyor.
Doğal olarak burada Türkiye, İran ve Rusya kadar Çin de hedefte.
HİNDİSTAN’DAN DESTEK Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Netanyahu’ya destek verdi.
Modi, X sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda Netanyahu’ya yanıt verdi. “Hindistan ile İsrail arasındaki bağ ve ikili ilişkilerimizin çok yönlü yapısı konusunda sizinle tamamen aynı fikirdeyim.” ifadesini kullanan Modi, İsrail ile uzun süredir devam eden “güven, yenilik, barış ve ilerlemeyle dayalı dostluklarına” büyük değer verdiğini kaydetti.
Modi, “İsrail ziyaretim sırasında yapacağımız görüşmeleri sabırsızlıkla bekliyorum.” dedi. ‘BU BİR İTTİFAK DEĞİLDİR’ King’s College London’da güvenlik çalışmaları doçenti olan Andreas Krieg, El Cezire’ye verdiği demeçte, İsrail başbakanının fikrini abartıyor olabileceğini söyledi.
Krieg şu ifadeleri kullandı: “Adı belirtilmeyen Arap/Afrika/Asya bileşeni, geçici güvenlik koordinasyonu ve işlem diplomasi şeklinde var olabilir, ancak NATO tarzı bir pakt veya antlaşma ile benzerlik gösteren bir şekilde olması gerekmez.
Bu bir ittifak değildir.
Netanyahu’nun eksenler arası çatışma projesi, bölgesel kutuplaşmayı sertleştirme, İsrail’in rakiplerine (İran, Türkiye ve diğerleri) kolay bir kuşatma söylemi sunma ve bazı potansiyel ortakların İsrail’e çok yakın görünme konusunda daha temkinli davranmasına neden olma riski taşıyor.” Krieg, Netanyahu’nun retoriğinin “Hindistan’ı, genellikle ideolojik değil pragmatik bir şekilde yönetmeyi tercih ettiği Orta Doğu fay hatlarına daha da çekebileceğini” belirterek, Hindistan’ın ana çıkarlarının İsrail’in bölgesel hırslarına katılmaktan ziyade savunma, teknoloji ve ticarette yattığını kaydetti. ‘KİMSE İSRAİL’E YAKLAŞMAK İSTEMİYOR’ İsrailli analist ve siyasi yorumcu Ori Goldberg de durumu şöyle yorumladı: “Gerçek şu ki, İsrail’in sahip olabileceği her türlü taktiksel ortak, teknik ortaklık ve ittifak olmasına rağmen, kimse İsrail’e 3 metrelik bir sopayla bile dokunmak istemiyor.”