Haber Detayı

‘Yalnızlıktan Devren Kiralık’ bir ömür! Bir Türkçe işçisini kaybettik
Kültür sanat aydinlik.com.tr
25/02/2026 00:00 (1 saat önce)

‘Yalnızlıktan Devren Kiralık’ bir ömür! Bir Türkçe işçisini kaybettik

Çağdaş Türk edebiyatının usta kalemi Necati Tosuner 82 yaşında hayatını kaybetti. Tosuner arkasında yazmanın inadını ve Türkçe tutkusunu bıraktı.

Türk edebiyatının çağdaş öykücüleri arasında adını yazdıran Necati Tosuner dün düzenlenen törenin ardından Küçükyalı Mezarlığı’na defnedildi.

Tosuner’i edebiyat dünyası ve okurlar da son yolculuğunda yalnız bırakmadı.

Yazar Faruk Duman, “Necati Tosuner, Türk edebiyatının unutulmaz yazarları arasında çoktan yerini almıştı.

Onun çalışmalarında gördüğümüz titiz dil işçiliği, edebiyat niteliklerine sonsuz bağlılık ve ısrar, Tosuner kitaplarının birer hazine olmasını sağlamıştır.

Bu ısrar ve niteliği tüm acılı yaşamına karşın sonuna kadar koruyan ustamızı unutmayacağız.” ifadelerini kullandı.

Tosuner, Özgürlük Masalı ile başladığı Gönülde Kitap ile noktaladığı yarım asırlık edebiyat serüveninde insanın iç dünyasını, modern hayatın kırılganlıklarını yalın ve sarsıcı bir dille anlattı.

Yazmayı bir oyun olarak değil eylem olarak ele aldı.

Türkçe tutkusuyla bilinen usta kalem tam anlamıyla bir dil işçisiydi.

EŞEK SÜTÜNDEN GELEN İNAT 1944 yılında, İkinci Dünya Savaşı’nın henüz bitmediği günlerde Ankara’da doğan Tosuner, edebiyattaki o sarsılmaz direncini çocukluğundan almıştı.

Dört yaşındayken tavana asılı bir salıncaktan düşmesi sonucu fiziksel engeliyle tanışan yazar, yaşamla olan mücadelesinin temelini çarpıcı bir anıyla özetliyordu: “Annem şifa bulayım diye bahçe teline bağlı bir eşekten sağılan sütü içirmişti bana.

Tadını hatırlamıyorum ama bana geçen o eşeğin inadı hoşuma gider.” Tosuner’in inadı hayatı boyunca en güçlü silahı oldu.

Yaşadığı zorlukları duygu sömürüsüne dönüştürmeyen usta kalem, “kendisini ısıran” bir insan oldu.  ‘ALMANYA’YA GİTMEDİM TÜRKİYE’DEN GİTTİM’ 1970’li yıllarda 2 yıl Almanya’da yaşayan Tosuner, Türkiye’de değer yargıları açısından sorunlar yaşadığını dile getirdi. “Ben Almanya’ya gitmedim, aslında Türkiye’den gittim.” diyen yazar bu konudaki rahatsızlığını şöyle anlatmıştı: “Ağrılar, sızılar bittikten sonra toplumun değer yargılarını öğrenmeye başladım.

İyi niyetli gelip sırtımı ellerlerdi ben de çok rahatsız olurdum.” KAMBUR’DAN GÖNÜLDE KİTAP’A 1965’te Özgürlük Masalı ile başladığı yazı hayatında, 1972’de yayımlanan Kambur eseriyle insanın içsel çatışmalarını edebiyata kazandırdı.

Bu eserde fiziksel zorlukların yarattığı ruhsal fırtınaları vakur, kendiyle dalga geçebilen bir karaktere dönüştürdü. 2000 yılında yayımlanan Yalnızlıktan Devren Kiralık romanında ise yalnızlığı adeta devredilmek istenen bir dükkâna benzetti. “Sahibinden satılık” yahut “devren kiralık” bir yabancılaşmayla modern insanın kimsesizliğine dair benzersiz bir metafor kurdu.

Son döneminde yayımlanan Gönülde Kitap ise onun edebiyata ve okuruna bıraktığı zarif bir veda niteliği taşıyordu.

MAKASLA YAZILAN ÖYKÜ Tosuner, kelimelerin işçisi, kusursuz bir “yazı eylemcisi”ydi.

Yazı masasında kalem kadar makas da kullanırdı.

Yazdıklarını kesmekten geri durmayan yazar, biçime de büyük bir önem verirdi.

Titizliğiyle bilinen yazar bu durumu “Ben bir tomar dosya verip ‘al bana kitap yap’ diyen bir yazar değilim.” sözleriyle anlattı.

ÇOCUKLARA ÖZEL PANTOLON DİKMEK Tosuner, yetişkin edebiyatındaki ustalığını çocuk kitaplarına da taşıdı.

Eski dönem çocuk kitaplarındaki tekdüzeliği, “Kemalettin Tuğcu o dönem Sümerbank gibiydi, bir şey gerekti mi oraya gidilirdi” sözleriyle eleştirdi.

Çocuk edebiyatını, “Terziye gidersin, pantolon diktirirsin.

Terzi pantolonu çocuğa göre diker.

Onun adı çocuk pantolonu olur.” diyerek tanımlayan Tosuner, Keleş Osman gibi serilerle çocuğun zekâsını hafife almayan eserler ortaya koydu.

TRT Sanat Ödülleri, Türk Dil Kurumu Roman Ödülü, Haldun Taner, Sait Faik, Attilâ İlhan ve Yunus Nadi Öykü Ödülü’nü kazanan usta yazar; inatçı kalemi, titiz Türkçesiyle bir miras bıraktı.

İlgili Sitenin Haberleri