Haber Detayı

Dev Maden-Sen’den Vatan Partisi’ne ziyaret ‘Divriği’de kazanacağız’
Emek aydinlik.com.tr
24/02/2026 22:00 (1 saat önce)

Dev Maden-Sen’den Vatan Partisi’ne ziyaret ‘Divriği’de kazanacağız’

Dev Maden-Sen Genel Başkanı Ahmet Remzi Atasoy, Vatan Partisi yöneticileri ile görüştü. Atasoy, görüşmede Divriği’de yürüttükleri mücadelenin önemini anlatarak, ‘Divriği’de kazanacağız. Sizin desteğinizi önemsiyoruz.’ derken Özgür Bursalı da ‘Gövdemizle bu mücadelenin içindeyiz.' şeklinde konuştu.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonuna (DİSK) bağlı Türkiye Devrimci Maden Arama İşletme İşçileri Sendikası (Dev Maden-Sen) yöneticileri, Vatan Partisi’ni ziyaret etti.

Dev Maden-Sen Genel Başkanı Ahmet Remzi Atasoy ile Sendika Uzmanı M.

Sait Demir, Vatan Partisi Genel Merkezinde Genel Sekreter Özgür Bursalı, Genel Başkan Yardımcısı Utku Reyhan, İşçi Sendikası Bürosu Başkanı Hüseyin Karanlık ve Merkez Örgütlenme Bürosu Sekreteri Samet Kunt ile görüştü. ‘CİDDİ BİR SALDIRI’ OYAK’a bağlı Er Maden firmasının Divriği’deki demir madeni üretimine devam etmeyeceği gerekçesiyle 220 madencinin işine son vermesinin ardından bir mücadele başlattıklarını belirten Atasoy, ziyarette yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Madenlerimiz önemli.

Çok ciddi bir saldırı ile karşı karşıyayız.

Uluslararası tekeller bizi talan etmeye geliyor.

Bir şekilde bunlara karşı koymanın yöntemini hep beraber bulacağız.

Divriği bir Cumhuriyet projesi.

Cumhuriyetin sanayi anlamında bir devrimidir. 1934’te başlayıp 1936’da üretime geçti.

Çelik üretimi orada vücut buldu.

Geldiğimiz noktada Cumhuriyet değerlerinin talan edildiğini görüyoruz.

Avrupa’da çelik üretiminde ikinciyiz.

Bu işe gövdemizi koymamız gerekir.” ‘AYDINLIK GRUBU TÜRKİYE’NİN HER YERİNDE’ 26 Ekim’de yapılan genel kurulla sendikanın genel başkanlığına geldiğini hatırlatan Atasoy şöyle devam etti: “Yeni bir yönetimken Divriği’deki durum meydana geldi.

Ancak Divriği’de kazanacağız.

Sizin desteğinizi önemsiyoruz.

Beraber yürümenin yollarını arayalım.

Aydınlık grubu Türkiye’nin her tarafında var.

Termik santraller özel sektörle işletilemiyor.

Vereceğiniz destek, bizim için bir yol haritası olacak.

Olumsuz noktada değiliz.

Kötümser değiliz.

Biz bu gidişata dur deriz.

Emeğin Cumhuriyetini beraber kurarız.

Beraber adım atmamız lazım.” ‘GÖVDEMİZLE BU MÜCADELEDEYİZ’ Vatan Partisi Genel Sekreteri Özgür Bursalı da şunları söyledi: “Sizlerle beraber olmaktan çok mutluyuz.

Divriği işçimizin kararlılığını buraya getirdiniz.

Divriği’de direnen madencilerimize dayanışma duygularımızı iletiyoruz.

Bütün gövdemizle bu mücadelenin içindeyiz.

Çünkü bu vatan meselesi.

Ekmek meselesi.

Türkiye 2026 yılına özelleştirme saldırısı ile girdi.

Türkiye’nin enerji güvenliği var burada, ayrıca madencimizin ekmeği var.

Bunu görmezden gelmemiz mümkün değil.

Özelleştirme politikalarının iflas ettiği görüldü.

Türkiye zaten zor zamanlardan geçiyor.

Stratejik alanlarımıza, emekçimize daha fazla sahip çıkmak gerekirken madenlerimize kilit vurulamaz.

Türkiye’yi üretim devrimi ile buradan çıkaracağız.” Hüseyin Karanlık da “Başarabiliriz.

Üreteceğimiz projelerle bunun üstesinden gelebiliriz.” şeklinde konuştu. ‘MADEN ÜRETİMİ KAMU ELİYLE İŞLETİLMELİ’ Bursalı, yapılan ziyarete ilişkin sosyal medya hesabından da şu mesajı paylaştı: “Demir üretimi stratejiktir.

İthalata kurban edilemez, kar-zarar hesabıyla bakılamaz.

Kaldı ki Divriği, 2024 yılında 411 milyon dolar net kârla, 8,5 milyon ton ham çelik üretimiyle, Türkiye demir cevherinin yüzde 20’sini üreten gücüyle gözbebeğimizdir.

Divriği bir Cumhuriyet, vatan kalesidir.

Demir madeni de enerji güvenliğimizdir, bağımsızlığımızdır, savunma sanayiinde de stratejik alandır.

Hükümet Divriği’de maden üretimini kamu eliyle işletmelidir.

Madencilerimiz, işlerine geri alınmalıdır.

OYAK gibi Türkiye’mizin millî ve saygın kurumlarına da sorumluluk düşmektedir.

Zonguldak’ta, Soma’da, Divriği’de emeğimizi ve vatanımızı savunmaya devam edeceğiz.

Madencimizi, emeğimizi, geleceğimizi ve bu Cumhuriyet kalesini kararlılıkla savunan Dev Maden Sendikamızla her zaman beraberiz.” İMZA KAMPANYASINA DESTEK Konuşmaların ardından Bursalı, Reyhan, Karanlık ve Kunt, sendikanın, “Divriği’nin ölmemesi için susmuyor, maden işçilerinin ekmek ve var olma mücadelesini imzamla destekliyorum” başlıklı imza kampanyasını imzaladı.

ÇARPICI GERÇEKLER RAPORDA: Zarar gerekçesi gerçeği yansıtmıyor EMEK SERVİSİ DİSK/Dev Maden-Sen, Sivas’ın Divriği ilçesinde faaliyet gösteren yer altı demir madeninin kapatılması ve 220 işçinin işten çıkarılmasına ilişkin hazırladığı raporu açıkladı.

Raporda, özelleştirme sonrası madenciliğin “kamusal sorumluluk taşıyan bir üretim alanı olmaktan çıkarılarak kâr odaklı bir yapıya dönüştürüldüğü”, taşeronlaşma ve esnek istihdamın iş güvencesini zayıflattığı belirtildi.

Rapora göre süreç, OYAK’a bağlı Erdemir Maden (ERMADEN) ve taşeron Çiftay’ın “küçülme” gerekçesiyle 10 Ekim 2025’te 18 işçiyi işten çıkarmasıyla başladı.

İşçilerin 23 Ocak’a kadar fiilen bekletildiği ve çıkışların 31 Aralık 2025 tarihli olarak SGK’ya bildirildiği, toplamda 220 işçinin iş akdinin feshedildiği aktarıldı.

Raporda, yeraltı madeninin kapatılmasının “yalnızca bir işletme kararı olmadığı”, bunun “Divriği’de yüzyılı aşan madencilik faaliyetlerinin ve kamusal üretim anlayışının tasfiyesi anlamına geldiği” vurgulandı.

Bant yolunun çalıştığı, su pompalarının aktif olduğu ve patlatmaya hazır blokların bulunduğu belirtilerek kapatma kararının “teknik değil yönetsel bir tercih” olduğu ifade edildi.

Sendika, Türkiye’nin yıllık 16,5 milyon tonluk yüksek tenörlü demir cevheri ihtiyacının yaklaşık 6 milyon tonunun yurt içinden karşılandığını, bunun 2,25 milyon tonunun Divriği sahalarından geldiğini hatırlattı.

Raporda, OYAK Maden Metalürji Grubu’nun 2024’te 8,5 milyon ton ham çelik ürettiği ve ürünlerin yüzde 19’unu 42 ülkeye ihraç ettiği belirtilerek “zarar gerekçesinin gerçeği yansıtmadığı” vurgulandı. ‘SORUN TEKNİK DEĞİL, PLANLAMA SORUNU’ Raporda, şu ifadelere yer verildi: “İthal demir cevheri fiyatları ile yerli üretim maliyetleri karşılaştırılırken yalnızca liman teslim fiyat esas alınmaktadır.

Oysa ithal cevher navlun, iç nakliye, stoklama ve kur riski gibi ek maliyetler barındırır.

Yerli üretimde ise rezerv ve patlatmaya hazır bloklar mevcutken üretimin düşürülmesi sabit giderlerin ton başına yükselmesine yol açmakta, bu da ‘zarar’ algısı yaratmaktadır.

Bu durum teknik bir zorunluluktan değil üretim planlamasından kaynaklanmaktadır.

Yeraltı demir madeninin kapatılması, ülkenin ithalata bağımlılığını artıracak; cari açık ve tedarik güvenliği açısından ciddi riskler doğuracaktır.” “Divriği halkı ve işçileri işsizliğe ve geleceksizliğe terk edilemez” ifadelerinin yer aldığı raporda, kapatma kararının geri çekilmesi, işten çıkarılanların işe iadesi ve üretimin kamusal denetim altında sürdürülmesi talep edildi.

Raporda ayrıca belediye, siyasi partiler ve kitle örgütlerinin işçilere destek verdiği, bazı milletvekillerinin konuyu TBMM gündemine taşıdığı belirtildi.

İlgili Sitenin Haberleri