Haber Detayı
Ey laikçiler yanlış yoldasınız
Yine bildiri yayımlamışsınız.
Yine bildiri yayımlamışsınız.
Laiklik elden gidiyor diye tirada başlamışsınız.
Yapmayın, etmeyin; yanlış yoldasınız.
Muhakemenizi iyice yitirmişsiniz.
Nereden çıkardınız laikliğin elden gittiğini?
Laikliğin bir yere gittiği yok.
AKP iktidarda kaldığı sürece zinhar yok.
Hele de Yusuf Tekin gibi biri milli eğitim bakanı olduğu sürece hiç şansları yok.
Tekin’in bakanlığı laikler için Allah’ın bir lütfu.
Resmen size çalışıyor.
Dindar nesil yetiştirme şiarıyla yola çıkan AKP’nin bu politikasıyla aslında deist ve ateist nesil yetiştirdiğini görmüyor musunuz?
Atatürk ’ü unutturayım derken Atatürkçü yeni bir nesil yetiştirdiği, bizzat AKP’nin gençlik üzerinde yaptığı ankette ortaya çıktı.
Sosyal demokratların yıllardır yapamadığını AKP yaptı işte daha ne?
AKP örtülü laiklik savunucusu bir parti bana göre.
Aynı 12 Eylül paşaları gibi.
Onlar da sabah akşam “laiklik, Atatürk” diyor ama gerçekte Atatürkçülüğü ve laikliği yerle yeksan eden “Türk-İslam sentezi” politikasını yaşama geçiriyordu.
Gerçek Atatürkçüleri bile Atatürk’ten soğutmuşlardı.
Nadir Nadi sırf bu yüzden “Ben Atatürkçü Değilim” diye kitap bile yazmak zorunda kalmıştı.
Fethullahçılığın önünü ilk açan da 12 Eylül cuntasıdır.
ABD’nin Afganistan’dan Kuzey Afrika’ya kadar uzanan “Yeşil Kuşak” projesini Türkiye’de başarıyla uygulayan cuntanın, başbakan yardımcılığına Nakşibendi Turgut Özal ’ı getirmesi sizce tesadüf müdür?
Hem tarikatçı hem seküler yaşam sürmesi kimseyi de ürkütmeyecekti.
Çaktırmadan siyasal İslamcılığı güzel yaptı Allah için.
SİZ HÂLÂ DOMUZ YEMEDİNİZ Mİ?
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin şu günlerde yine hedefte.
Daha önce ÇEDES projesiyle sarıklı şalvarlı tarikat şeyhlerinin okullarda ders vermesinin önünü açmıştı.
Şimdi de 4-6 yaş çocuklarını camilere götürüp uygulamalı eğitim verdirmesine tepki gösteriliyor.
Yapsın ya, rahat bırakın adamcağızı.
Seçim anketlerine hiç mi bakmıyorsunuz?
Genç seçmenden en az oy alan parti AKP.
Neyin telaşı bu?
Adamlar size militan yetiştiriyor farkında olmadan.
O çocuklar dini eğitim veriyoruz diye tarikat şeyhlerinin eline bırakılıyor.
Çocuk biraz büyüyünce okuyup araştırıyor ve gerçek dinle bunların anlattıklarının, yaşam pratiklerinin zerre alakası olmadığını görünce iki şey yapıyor: Ya dinden soğuyor ya da dininin gerçek emirlerini öğrenip tepki koyuyor.
Çünkü dinin sadece oruç tutmayı, namaz kılmayı, dua okumayı emretmediğini; hırsızlığı da, kul hakkı yemeyi, israfı da yasakladığını öğreniyor.
Buna uygun davranılmadığını görünce ya büyük bir hayal kırıklığı yaşıyor ve tepki koyuyor.
Genç nesilleri siyasi mühendislikle kendilerine yandaş yaratma çabalarının yanında bir de dizi filmlerle seküler kesimi hedefe koyuyorlar.
Ama biraz gülünç duruma düşüyorlar.
En son Hülya Avşar ’ın başrol oynadığı dizide domuz sahnesi mesela.
Gören de Türkiye’de laiklerin sabah akşam domuz yediğini sanacak.
Yahu seküler yaşam tarzı sürenlerin içinde kaç tanesinin yaşamları boyunca domuz yediğine dair bir araştırma yapılsa yüzdeli değil bindelik oranlarda bir sonuç çıktığını görecektir.
Dini vecibelerini yerine getirmese de ezici çoğunluğu domuz yemeye sıcak bakmaz.
Ama yiyene de tepki koymaz.
Sana ne be kardeşim ister yer ister yemez.
Sözün özü; bırakınız yapsınlar, endişeye mahal yok.