Haber Detayı
Casusluk Soruşturması Demişken...
Aradan 17 yıl geçmiş, öyleyse genç kuşaklara aktarmak gerek ki bilsinler...
Aradan 17 yıl geçmiş, öyleyse genç kuşaklara aktarmak gerek ki bilsinler: AKP’nin Fethullahçı casusluk örgütü ile bir tür koalisyon içinde olduğu 2009 yılında, dönemin Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ’a -bugünlerde iktidara karşı eleştirileri ile dikkat çekiyor- suikast düzenleneceği uydurmalarıyla devletin “kozmik” odalarına girilmişti.
Casusluk örgütünün devlete sızdırdığı ve savcı yaptırdığı müritleri, Genelkurmay Başkanlığı’nın ısrarlı karşı çıkışlarına rağmen Genelkurmay Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığı’nın “kozmik oda” olarak bilinen bölümlerinde 20 gün arama yaptılar.
TSK’nin “devlet sırrı” niteliğindeki belgelerini dışarıya çıkardılar.
Belgelerde, “Türkiye’nin düşman ülkelere savaş hazırlıklarını, savaş etkinliğini ve çalışma ilkelerini ortaya koyabilecek nitelikte bilgiler” olduğu anlaşılmıştı.
Kozmik odadan çıkarılan CD, dosya ve hard disklerden oluşan 1970’li yıllardan başlayarak o güne değin tutulmuş “gizli belgeler” yine Fethullahçı casusluk örgütüne üye TÜBİTAK uzmanı bilirkişilere çözümletildi.
Sonra ne mi oldu?
Bu sırlar, yabancı istihbarat örgütlerine sızdırılırıldı.
Türkiye’nin çıkarları büyük ölçüde zarar gördü.
Bütün bunlar olurken AKP iktidarı, kozmik odaya giren savcı Kadri Kayan ’ı Yargıtay üyesi yaptı.
Kadri Kayan şimdi nerede?
Kaçak!
Birkaç FETÖ casusluk örgütü üyesi savcıya ise 15 Temmuz darbesi sonrası açılan davada hapis cezaları verildi.
Peki, FETÖ’nün bu casusluk çalışmasına olanak tanıyan, destek veren o günkü AKP iktidarının siyasi kadrolarına ne oldu?
Türkiye’yi yönetmeye devam ediyorlar.
CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu ile ömrü boyunca gazetecilik ilkelerinden ayrılmamış Merdan Yanardağ ’ı casusluk ile suçluyorlar...
CHP’DE MAKAS DEĞİŞİMİ CHP Ekonomi Eşgüdüm Konseyi toplantısı açılışında yapılan sunuşlar, partinin yakın geçmişte savunduğu neoliberal ezberden bir parça sıyrılma belirtileri gösterdiğine işaret ediyor. “Kamuculuk”, “planlama”, “halkçı düzen” gibi sözcüklerin, hiç olmazsa tümce aralarına sıkıştırıldığına tanık oluyoruz.
Diğer bir dikkat çekici nokta da 1990’lı yıllarda SHP’nin genel başkanı Murat Karayalçın ’ın DYP ile yaptığı koalisyon ortaklığı sırasında Tansu Çiller ile Türkiye’yi apar topar Gümrük Birliği’ne sokmasının sonucunda oluşan büyük zararlara karşı bir özeleştiri geliştirilmesi.
Ulusal çıkarları koruma adına Gümrük Birliği anlaşmasını güncelleme, üretim alanlarını genişletme ve ticarette küresel rekabet gücü olma gibi öngörülerin dile getirilmesi de kayda değer.
NEDEN SÜRÜNÜYORUZ?
Emekliler, niçin maaşınız yükselmiyor?
Öğrenciler, neden okullara aç gidiyorsunuz?
İyi yetişmiş gençler, niçin iş bulamıyorsunuz?
İşçiler, asgari ücret neden düşük?
Memurlar, niçin maaşınıza yeterli zam alamıyorsunuz?
Çiftçiler, neden üretim için desteklenmiyorsunuz?
Sorunun yanıtı çok basit: Geçen yıl dış borç faiz ödemesinde rekor kırılmış: 25 milyar dolar!