Haber Detayı

Almanya Belarus muhalefetinin merkezi
Gündem aydinlik.com.tr
16/02/2026 00:00 (1 saat önce)

Almanya Belarus muhalefetinin merkezi

Batı, Belarus’ta Turuncu Darbe mi planlıyor? Yaşanan gelişmeleri Belaruslu siyaset bilimci Dr. Dzermant Aydınlık Avrupa’ya değerlendirdi. Dzermant, halkın Cumhurbaşkanı Lukaşenko’ya güçlü destek verdiğini ve ülkenin dış müdahaleye kapalı olduğunu vurguladı.

Rus İstihbarat Servisi (SVR) Batı’nın Belarus’ta Turuncu Darbe planı yaptığını iddia etti.

Rusya tarafından yapılan açıklamaya göre plan, 2030 Cumhurbaşkanlığı seçimlerine odaklanıyor.

Daha önce 2020 yılı Cumhurbaşkanlığı seçimleri Belarus’ta büyük bir infial yaratmıştı.

Batı, sivil toplum kuruluşlarıyla (STK) mevcut Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukaşenko’yu devirmeye çalışmıştı.

Belarus’un ‘Avrupalı şahinler’ için önemi büyük.

Rusya-Ukrayna saflaşmasında büyük önem teşkil eden Belarus, Avrasyacı bir tutum izliyor.

Belarus’taki turuncu darbe girişiminde hangi ülkelerin parmağı var?

Belarus 2020 yılından ne gibi dersler çıkardı?

STK’ların rolü neydi?

Merak edilenleri Belarus Komünist Partisi Merkez Komitesi Bürosu Üyesi Dr.

Aleksey Dzermant yanıtladı.

Ülkedeki Batı yanlısı bazı muhalif kesimlerin fonlarının kesildiğini söyleyen Dzermant yıkıcı muhalefetin merkezinin şu anda Berlin olduğunu vurguladı. ‘TURUNCU DARBE’Yİ ORGANİZE EDECEK ÖRGÜT YOK’ - Belarus’ta ‘turuncu darbe’ tehlikesi mi var?

Hangi ülkeler buna ön ayak oluyor?

Şu anda Belarus’ta Turuncu Devrim’in ciddi bir riski olmadığını düşünüyorum.

Çünkü 2020 yılından sonra hükümetimiz doğal olarak Batılı STK’ların medya etkisini en aza indirmek için gerekli çalışmaları yaparak bu etkiyi en aza indirdi.

Aynı şekilde, sözde Batı yanlısı muhalefet, Batı yanlısı milliyetçiler ve Ukrayna milliyetçileriyle bağlantılı aşırı sağcılar için ciddi bir fon kaynağı bulunmamaktadır.

Bunlar ülkemizi Rusya’ya ve Avrasya’ya karşı mücadelede bir araç olarak görmektedir.

Bu nedenle, şu anda Belarus’taki etkilerinin çok az olduğunu düşünüyorum.

Çoğu yurtdışına gitti, şu anda Polonya’da, Baltık ülkelerinde, Batı Avrupa’da yaşıyorlar.

Burada, Beyaz Rusya’da, Turuncu Devrim gibi bir şeyi organize edebilecek önemli bir hareket veya parti yok. ‘YIKICI MUHALEFETİN MERKEZİ BERLİN’DE’ - Bu zamana kadar Romanya ve Moldova gibi ülkelerde milliyetçi adaylar engellendi ve yerlerine şaibeli bir şekilde Batıcı liberal hükümetler kuruldu.

Belarus, Batı’dan nasıl korunuyor?

Tabii ki komşularımız Polonya ve Litvanya, bizim siyasi ve ekonomik rotamızı değiştirmek istediği için çok aktif.

Minsk’te tamamen Batı tarafından kontrol edilen bir hükümet görmek istiyorlar.

Ama örneğin Trump’ın başkanlığındaki ABD, önceki dönemlerde olduğu kadar bizim otoritemizi, hükümetimizi değiştirmekle ilgilenmiyor.

Trump şimdi Başkan Lukaşenko ile temas kurmaya çalışıyor, Lukaşenko’yu barış masasına davet etti vs.

Ama tabii ki Avrupa Birliği gibi aktörler var ve onlar hala hükümetimizi değiştirmek için baskı kurmak istiyor.

Şu anda, örneğin Almanya çok aktif ve bence Polonya’dan bile daha aktif.

Ve şimdi hükümet karşıtı muhalefetin merkezi, Belarus muhalefeti şu anda Berlin’de bulunuyor. ‘SÖZDE MİLLİYETÇİLER ÜLKEMİZİ YOK ETMEK İSTİYOR’ Maalesef, Belarus’taki sözde milliyetçiler, her şeyden önce tamamen Batı yanlısı ve Rusya karşıtıdır.

Bu yüzden onlara milliyetçi demiyoruz, onlar sadece liberal ve ülkemizi yok etmek istiyorlar.

Bu yüzden sözde milliyetçi muhalefet, aslında tamamen vatanseverlik karşıtıdır.

Peki ya Batı’nın etkisinden korunmak ne olacak?

Öncelikle, sözde bağımsız medya dediğimiz kuruluşları kapattık, çünkü bunlar gerçek anlamda bağımsız değildi.

Batı’nın finansmanına bağımlıydılar.

Ayrıca şu anda medyamız aracılığıyla çok net, çok önemli bir mesaj veriyoruz: Tek istediğimiz egemenliğimizi, gerçek bağımsızlığımızı korumak.

Bu nedenle medyamız daha ilgi çekici hale geldi ve bence artık Batı yanlılarından gelen bir rekabet yok.

Ve tabii ki şu anda özellikle savunma ve güvenlik alanlarında Rusya ve Çin ile çok yakın ilişkilerimiz var.

Örneğin elektronik gibi tüm teknolojilerde Çin veya Rusya’dan satın aldığımız ürünler, egemenliğimizi ve devletimizi korumamıza yardımcı oluyor. ‘BELARUS KONTROL EDEBİLECEKLERİ SON ÜLKEDİR’  - Rusya-Ukrayna savaşını da düşünürsek Belarus Avrupa için ne önem taşıyor?

Belarus hem Rusya hem de Avrupa için stratejik olarak çok önemlidir, çünkü Baltık Denizi ile Karadeniz arasındaki bu bölgenin merkezinde yer almaktayız.

Buna “Belarus balkonu” denir ve askeri ve stratejik açıdan çok önemlidir, çünkü Belarus’un konumu bölgemizdeki askeri güç dengesini etkileyebilir.

Bu nedenle, Rusya-Ukrayna savaşı bağlamında da Batı ve Batı yanlısı güçler Belarus’ta kontrolü ele geçirmeye çalışıyorlar, ancak halkın hükümetimize olan güçlü desteği ve tutumu nedeniyle başarılı olamadılar.

Ancak denemeye devam edecekler, çünkü Ukrayna’yı kontrol etmek istedikleri gibi bu bölgeyi de kontrol etmek istiyorlar.

Ama onlar için kontrol edebilecekleri son bölge, son ülke Belarus’tur.

Ve bu yüzden durum oldukça tehlikeli, çünkü Ukrayna’da olduğu gibi bir şey organize etmeye çalışıyorlar, belki Turuncu Devrim, belki iç savaş, belki çatışma.

Ve tabii ki bu, tüm bölge için çok tehlikeli.

Belarus’ta bir şey olursa, bunun Rusya ile Batı arasında büyük bir savaşın çıkmasına neden olacağını düşünüyorum.

Çünkü Belarus, kültürel, jeopolitik, ekonomik açılardan Rusya için çok önemlidir.

Bu, Rusya’nın Belarus’a saldıranlara karşı savaşması ve nükleer silahlar da dahil olmak üzere tüm silahlarıyla yanıt vermesi için bir neden olacaktır. ‘BATI BAĞLANTILI STK’LARIN HEPSİ KAPATILDI’ - Belarus’taki Batı yanlısı sivil toplum kuruluşları ne kadar aktif?

Hükümet önlem alıyor mu?

Batı ile bağlantılı STK’ların neredeyse tamamı kapatıldı.

Artık faaliyette değiller.

Bu anlamda ülkemiz temiz. 2020’deki Turuncu Devrim girişiminde çok kötü bir rol oynadılar.

Ve tabii ki, Batı Avrupa ve ABD, bu STK’lara, protestolara ve hükümet karşıtı eylemlere katılan aktivistlere çok para ödedi.

Ama şimdi Belarus’ta durum çok sakin ve çok güvenli.

Hükümetimiz ve medyamız daha güçlü hale geldi, daha vatansever oldu.

Batılı STK’ların ve medyanın etkisi artık çok az.

Bu ülkemiz için çok iyi bir şey, çünkü kendi fikirlerimizi, kendi bakış açımızı, uluslararası politika ve Ukrayna’daki çatışma dahil olmak üzere farklı konulardaki kendi tutumumuzu ifade etmeliyiz.

Ve bunu çok iyi yapıyoruz. ‘HALK LUKAŞENKO’YU SEVİYOR VE DESTEKLİYOR’ Halkımız bizim tutumumuzu biliyor, destekliyor, anlıyor, başkanımızın tutumunu, politikasını anlıyor.

Halk, Başkanımız Aleksandr Lukaşenko’nun barışı koruyabilecek ve savaşa karışmayacak tek kişi olduğunu biliyor.

Çünkü o güçlü ve bilge bir politikacı.

Türkiye dahil olmak üzere birçok lider ona büyük saygı duyuyor.

Halkımız Aleksandr Lukaşenko’ya gerçekten inanıyor.

İlgili Sitenin Haberleri