Haber Detayı
Hubris’in panzehri besinler
Hubris’in panzehri besinler
Hubris sendromu, kişilerde hırsın ve egonun belirli bir düzeyi aşması ve kişinin aşırı kibre kapılması sonucu görülen zararlı bir psikolojik rahatsızlıktır.
Hubris’in metabolizmada da karşılığı vardır: Aşırı inflamasyon, bir diğer adıyla iltihaplanma ya da yangı.
Hastalandığımızda yükselen ateş, parmağımız kesildiğinde oluşan kızarıklık, fiziksel darbe sonucu oluşan şişlik, ağrı ya da yorgunluk, halsizlik hali.
Olağan dışı durumlara vücut tarafından verilen normal, bir o kadar da yaşama adaptasyonu sağlayan koruyucu tepkiler.
Ama ne zaman ki iltihaplanma Hubris’in gücü ve kibrine dönüşür, yaşam hırsı koruyucu etkinin önüne geçer, işte o zaman hayatı tehdit eden bir yangın başlamış olur.
YAĞLANMA VE YANGI Günümüzde yapılan araştırmalar, obezitenin iltihaplanma mekanizmalarında işte bu yangıya sebebiyet veren bir seri biyolojik olayı tetiklediğini göstermiştir.
Üstelik bu yangı, uzun yıllar boyunca düşük seviyede, sessiz ve sinsice ilerleyen bir etkiye sahiptir.
Obezitenin kalp-damar hastalıkları, şeker hastalığı, kanser ve diğer pek çok bulaşıcı olmayan kronik hastalıklarla olan yakın arkadaşlığını da açıklamaktadır.
Bir kişinin yaşamının uzun bir döneminde gereksiniminin üzerinde aldığı besin kaynaklarının vücudunda sınırsız bir yağ dokusu olarak birikmesi metabolizmayı bir yangın yerine dönüştürmektedir.
BALIK, CEVİZ VE KETEN TOHUMU Mitolojiye göre Hubris’e yakalananların panzehri Tanrıça Nemesis’tir.
Nemesis, insanlardaki ölçüsüzlüğü denge ile sınırlar.
Kronik iltihaplanmanın diyetteki panzehri ise iltihaplanma karşıtı besinlerdir.
Bu besinlerin başında, diyet yağları arasında en kaliteli yağ asitleri olarak tanımladığımız omega-3 yağ asitlerinin önemli kaynakları olan balık ve deniz ürünleri yer alır.
Çevresel kirleticiler açısından daha güvenli oldukları bilinen küçük balıkların kızartma gibi zararlı pişirme yöntemleri kullanılmadan haftada iki gün tüketimi kronik iltihaplanmaya karşı etkin bir fayda sağlayacaktır.
Omega-3 yağ asitlerinin bitkisel kaynakları da vardır.
Her ne kadar balık gibi hayvansal kaynaklar kadar yüksek biyoyararlılık seviyelerine sahip olmasalar da ölçülü düzeyde tüketilen ceviz ve keten tohumu gibi kaynaklar da diyetteki yağ dengesinin daha kaliteli bir yöne evrilmesine yardımcı olacaktır.
MEYVELER SEBZELER KURUBAKLAGİLLER İçerdikleri vitamin, mineral ve biyoaktif besin bileşenleri ile kronik iltihaplanma üzerinde adeta yangın söndürücü etki gösteren farklı renklerdeki sebze ve meyveler de listenin önemli kaynaklarıdır.
Tam tahıllı karbonhidrat kaynakları ve kurubaklagiller ise hem içerdikleri diyet lifi hem de düşük glisemik indeksleri ile iltihaplanmayı baskılayıcı etki gösteren besin kaynakları arasında yer almaktadır.
Bu liste bireylerin farklı gereksinim ve özelliklerine göre değiştirilebilir.
Beslenme bilimlerinin ortaya koyduğu güncel kanıta dayalı veriler çağın vebası obezite ve obezite ile ilişkili hastalıklar ile mücadelede “keskin sirke küpüne zarar” mantığıyla çalışan iltihaplanma yolaklarını mümkün olduğu kadar sessiz kılmanın gerektiğini göstermiştir.
Bu kapsamda işlenmiş et ürünleri, beyaz unla yapılan hamur işleri gibi ticari fırınlanmış ürünler ve kızartma yağlarında pişen yiyeceklerden mümkün olduğu kadar kaçınmak da gereklidir.