Haber Detayı
‘Zamanım yok’ demeyin: Meditasyonun unutulan biyolojisi
"Zamanım yok" diyen insanın bedeni neden çöküyor? Meditasyonun unutulan biyolojisi
“Zamanım yok.”Bu cümle modern çağın ortak dili hâline geldi.Ama asıl sorun zamanın azlığı değil.Asıl sorun derinliğin kaybı.Modern insan çok şey yapıyor.Ama çok az “orada."Zihin sürekli geçmişte ya da gelecekte.Beden ise bu zihnin bedelini ödüyor.Oysa organizma yalnız “şimdi” de çalışır.Hormonlar şimdi salgılanır.Hücreler şimdi onarılır.Bağışıklık sistemi şimdi karar verir.Zihin sürekli başka zamandaysa, beden regüle olamaz.Regülasyon Tıbbı açısından modern insanın temel hastalığı budur:Zihin başka yerde, beden başka yerde.Meditasyonun biyolojik önemi tam da burada başlar.Meditasyon insanı tekrar şimdiye getirir.Nefese gelen dikkat, limbik sistemi yatıştırır.Yatışan limbik sistem, otonom sinir sistemini dengeler.Dengelenen otonom sistem, hücrelere “onarım izni” verir.MEDİTASYON İLK HALKABu bir zincirdir.Şimdi → sinir sistemi → hormonlar → hücre → bağ dokusu → bağışıklık.Meditasyon bu zincirin ilk halkasını onarır.Bu nedenle meditasyon bir inanç pratiği değil; bir zaman biyolojisi uygulamasıdır.Derinlik, zamanın yavaşlamasıdır.Derinlik, dikkatin dağılmamasıdır.Derinlik, bedenle yeniden temas kurmaktır.İnsan derinliğini kaybettikçe hızlanır.Ama hızlandıkça daha çok çözülür.Bugün yaygın olan “bitkin ama duramayan insan” profili bunun ürünüdür.Meditasyon bu döngüyü kırar.İnsanı dıştan içe değil; içten merkeze çağırır.Ve merkezine dönen insan şunu fark eder:Zamanla savaşmak zorunda değildir.Zamanın içinde düzen kurabilir.Bu, modern insanın belki de en temel şifa kapısıdır.Nöralterapi ve Hüseyin Nazlıkul’un diğer tedavi yöntemlerine buradan ulaşabilirsiniz.Hüseyin NazlıkulOdatv.com