Haber Detayı
Çöken dünya düzeni bu sapkınlığın eseri
ABD Adalet Bakanlığı, Epstein’in 3 milyonu aşkın sayfadan oluşan yazışmaları ile 2 bin video ve 180 bin görseli erişime açtı. Belgeler, çocuklara yönelik dehşet verici sapkınlıkları ifşa etmekle kalmıyor, İsrail bağlantılı Epstein ve arkadaşlarının iktidar belirlemeye giriştiğini de gösteriyor.
ABD Adalet Bakanlığının yayımladığı Jeffrey Epstein dosyaları, yalnızca bir cinsel istismar ağını değil, küresel güç merkezlerine uzanan karanlık bir yapıyı gözler önüne seriyor.
Arşiv, üç milyon sayfadan fazla belge, 2 bin video ve 180 bin görselden oluşuyor.
Bakanlık, şiddet görüntüleri içeren hassas içeriklerin paylaşılmayacağını bildirdi.
Belgeler, mağdur kimlikleri ve süren soruşturmalar gerekçesiyle “kapsamlı” biçimde sansürlenmiş olsa da ortaya çıkan tablo, Epstein ağının pedofili suçunun çok ötesine geçen bir güç, şantaj ve suç ilişkileri evrenine işaret ediyor.
Tanık ifadeleri ve e-postalar, Epstein’ın jeopolitik bağlantılarına, istihbarat servisleriyle kurduğu iddia edilen ilişkilere ve dünya siyasetinin merkezindeki isimlerle temaslarına dair yeni ayrıntılar sunuyor.
Belgelerde Donald Trump’tan Bill Gates’e, İngiliz kraliyet ailesinden Elon Musk’a kadar çok sayıda tanınmış figürün adının geçmesi, dosyayı “skandal” olmaktan öteye taşıyıp küresel sistemin karanlık arka planına dair bir pencere hâline getiriyor.
İKİ MÜDAVİM: TRUMP VE CLINTON Belgelerde yer alan en ağır ve sarsıcı iddiaların bir bölümü doğrudan ABD Başkanı Donald Trump’ı hedef alıyor.
Trump’ın adı, 1980’lerin sonundan 1990’lı yılların ortasına uzanan döneme yayılan çok sayıda tanıklık ve ihbar kaydında geçiyor.
Belgelerde Trump, Epstein ve ortağı Ghislaine Maxwell’le bağlantılı seks partileri, reşit olmayan kızlara yönelik istismar ağı ve bu ağ etrafında döndüğü ileri sürülen suçların merkezindeki isimlerden biri olarak anılıyor.
Dosyalara giren tanıklıklara göre Epstein’ın ABD’deki farklı rezidanslarında Trump ve Bill Clinton, reşit olmayan kızlar ile yaşça büyük modellerin katıldığı seks partilerinin müdavimleri arasındaydı. ‘DİĞERLERİ GİBİ GOLF SAHASINDA GÜBRE OLURSUN’ 90’lı yıllara tarihlenen en ağır iddialardan biri, Trump’ın Kaliforniya’daki National Golf Kulübü etrafında şekilleniyor.
Bir şikayetçi, bazı kızların “alemler” sonrasında ortadan kaybolduğunu, tesiste öldürülüp gömüldüklerine dair söylentiler yayıldığını anlatıyor.
Aynı şikayetçi, Trump’ın o dönemki güvenlik amiri tarafından içeride gördükleri hakkında konuşması hâlinde sonunun “diğer kancıklar gibi arka dokuz deliğin (golf sahasını kastediyor) gübresi olacağı” sözleriyle tehdit edildiğini aktarıyor.
KIZLAR AÇIK ARTIRMADA Belgelerde Trump’ın Mar-a-Lago malikanesindeki etkinliklere dair de ağır suçlamalar yer alıyor.
Bir kurbanın ifadesine göre Trump, “takvim kızları” adı altında düzenlenen partilerde reşit olmayan kızları açık artırmayla “misafirlere” sunuyordu.
Aynı tanıklıkta çocukların cinsel organlarının Trump tarafından “kontrol edildiği” ve “puanlandığı” ileri sürülüyor.
Dosyada yer alan bir başka ifadede Trump’ın kız çocuklarını oral sekse zorladığı ve tecavüz ettiği öne sürülüyor.
Kızların Epstein tarafından temin edildiği iddia ediliyor.
KARTEL VE ŞANTAJ İDDİALARI Dosyada, Trump’ın Epstein ağı üzerinden Meksika merkezli Sinaloa Karteli ile bağlantıları olduğuna dair iddialar da bulunuyor.
Bir tanıklıkta, yüksek profilli seks partilerinin video kayıtlarının şantaj amacıyla kullanıldığı, kartellerle temas kurulduğu ve bir partide genç bir kızın boğularak öldürüldüğüne tanık olunduğu ileri sürülüyor.
Epstein dosyalarındaki bu beyanların önemli bir bölümü, sızdırılan FBI ihbar tutanaklarında yer alan tanık ve kurban ifadelerine dayanıyor.
Henüz bu iddiaların hiçbiri yargı sürecinde hükme bağlanmış değil. ‘İSRAİL ONU ELE GEÇİRDİ’ Belgelerde ABD Başkanı’nın İsrail ile ilişkilerine dair bazı ayrıntılar da yer alıyor.
Gizli bir kaynağa göre Trump’ın ortaklarından Endonezyalı medya patronu Harry Tanoesoedibjo, Trump’ın “İsrail tarafından ele geçirildiğini” söylüyor.
Aynı kaynak, Trump’ın damadı Jared Kushner’ın “başkanlığın arkasındaki gerçek beyin” olarak görüldüğünü aktarıyor.
İNGİLİZ PRENSİ’NİN SKANDALLARI Daha önce Epstein dosyalarında yer aldığı ortaya çıkan İngiltere Kralı Charles’ın kardeşi Prens Andrew da ağır suçlamalarla yeniden gündemde.
Belgeler, Epstein’ın çocuk ticaretinden mahkûm edilmesinden iki yıl sonra, 2010’da Andrew’un Epstein’ı Buckingham Sarayı’na davet ettiğini gösteriyor.
Dosyada, Andrew’u baygın halde yatan bir kadının üzerine çömelmiş şekilde gösteren fotoğraflar yer alıyor.
Tanıklıklar, reşit olmayan kızları cinsel ilişkiye zorladığı öne sürülen Andrew’un 90’lı yıllarda Ghislaine Maxwell aracılığıyla getirilen kurbanlara işkence yaptığını ve bunun kurbanlardan birinin ölümüyle sonuçlandığını ileri sürüyor.
İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Andrew’un Epstein’la ilişkileri hakkında ABD Kongresi önünde ifade vermesi gerektiğini açıkladı.
EN KORKUNÇ TANIKLIK: RİTÜEL Dosyalarda yer alan 2019 tarihli bir FBI iç yazışması, kendisini Epstein kurbanı olarak tanımlayan bir kişinin son derece uç ve dehşet verici iddialarını kayda geçiriyor.
Tanık, Epstein’ın yatında düzenlenen ritüel benzeri sahnelere tanık olduğunu, bebeklerin parçalandığını, bağırsaklarının çıkarıldığını, dışkı yedirildiğini ve kendi ayaklarının bir palayla kesildiğini anlatıyor.
Aynı ifadede söz konusu kişi, George Bush Sr. (Baba Bush) tarafından tecavüze uğradığını da ileri sürüyor.
MUSK’IN ‘ÇILGIN PARTİ’ ARAYIŞLARI Elon Musk, Jeffrey Epstein’la bağlarını uzun süre reddetti.
Yeni dosyaların yayımlanmasının ardından ise Musk, Epstein’la “çok az yazıştığını”, adasına gitme ve “Lolita Express” uçağına binme davetlerini reddettiğini savundu.
Kasım 2012 tarihli bir mesajda Musk’ın Epstein’a “Adanda hangi gün/gece en çılgın parti olacak?” diye sorduğu, Noel 2012’de ise “dizginleri salmak” istediğini yazdığı görülüyor.
İSRAİL’E KADAR UZANAN İŞ AĞI 2013’e ait e-postalarda “Elon Musk ile öğle yemeği” planları ve Epstein’ın SpaceX tesislerini ziyaret etme hazırlıkları yer alıyor.
Epstein’ın 2012’de Musk’tan adasının elektriklendirilmesi için Tesla’dan destek istediği, 2013’te Tesla’nın İsrail’e genişlemesi hakkında temas kurduğu da belgelerde yer alıyor.
UKRAYNA’YA OLTAYI ATIYORLAR 2014 tarihli bir e-posta yazışmasında Epstein, Rothschild bağlantılı bir isimle Ukrayna’daki Maidan darbesi sonrası iktidar değişimini tartışıyor ve “Ukrayna’daki çalkantı birçok fırsat sağlamalı, hem de çok fazla” ifadelerini kullanıyor.
Dosyalarda Bill Gates çevresiyle kurulan temaslar da yer alıyor.
Gates’in bilim ve teknoloji başdanışmanı Boris Nikolic’in, Ocak 2012’den itibaren Epstein’la Rusya’da rejim karşıtı ağlarla temas kurduğu, Nikolic’in Putin karşıtı figürlerden Ilya Ponomaryov’u Epstein’la buluşturan aracı isim olduğu görülüyor. 2014’te Kırım’ın Rusya’ya bağlanmasına karşı oy veren tek Duma üyesi olan Ponomaryov daha sonra Ukrayna vatandaşlığı alarak Rusya karşıtı silahlı bir yapının başına geçmişti.
Ukrayna istihbaratının desteklediği bu yapı Rusya tarafından “terör örgütü” ilan edilmişti.
BILL GATES’İN ANTİBİYOTİK GEREKSİNİMİ Dosyalarda Bill Gates’le ilgili başka ifadeler de yer alıyor.
Epstein, Gates’le yaşadığı bir tartışmayı kendi kendine yazdığı e-postalarla “kayıt altına alırken”, milyarder iş insanının Rusya’da cinsel ilişki yoluyla hastalık kaptığını ve bunu eşine fark ettirmeden tedavi ettirmek için kendisinden antibiyotik temini istediğini ileri sürüyor.
Henüz milyonlarca sayfalık arşivin tamamı incelenmiş değil.
Ancak şimdiye kadar ortaya çıkan tanıklıklar ve yazışmalar, Epstein’ın çevresinde şekillenen dünyanın tecavüz, seks ticareti, şantaj, işkence ve cinayet iddialarının iç içe geçtiği bir suç ekosistemi olduğunu ortaya koyuyor.
Bu ekosistem ise Batı merkezli dünyayı yönetiyor. ‘Erdoğan TSK’daki İsrailcileri tasfiye etti’ Adalet Bakanlığı sayfasında yer alan bu tarihsiz belgede, İsrail’in çevresindeki askeri tehditlerden Lübnan, Suriye ve Mısır hattına uzanan bir bölgesel tablo çiziliyor.
Yazıda, Türkiye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a dair bölümde, Ankara’nın geçmişte birlikte çalıştığı uzun süreli İsrail istihbarat ajanlarını “deşifre ettiği” ve Erdoğan’ın TSK içinde İsrail’le yakın çalışmış unsurları tasfiye ettiği ifade ediliyor.
Metin, Suriye’deki çöküş ve İran’ın Türkiye’ye yönelik iddia edilen sert tutumu karşısında Ankara’nın bugün bu tercihlerinden pişmanlık duymaya başlamış olabileceğini öne sürüyor.
Belgede ayrıca Türkiye’nin İsrail ve Kıbrıs’ın petrol ve doğal gaz sahaları çevresinde “saldırgan” deniz manevraları yaptığı, bunun bölgesel gerilimi tırmandırdığı iddia ediliyor.
Libya: Devlet varlıklarına çökme operasyonu Temmuz 2011 tarihli e-postalar, Epstein ve ortağının Libya’da “yeniden inşa” söylemi altında ülkenin devlet varlıklarına erişmeyi hedeflediğini ortaya koyuyor.
Yazışmalarda, Libyalı yetkililere şantaj yapılması ve “asıl ödülün”, Kaddafi’nin devrilmesi sonrasında ekonomiyi canlandırmak için planlanan en az 100 milyar dolarlık harcamalara erişim olduğu açıkça ifade ediliyor.
Belgelerde, bu planların Kaddafi’nin Ağustos 2011’de devrilmesinden haftalar önce hazırlandığı ve eski MI6 ile Mossad bağlantılı isimlerin sürece dâhil edildiği belirtiliyor.
Somaliland: Fırsatlar bölgesi Belgeler, Epstein çevresinin Somaliland’i bir “yumuşak güç” merkezi ve stratejik bir su havzası olarak gördüğünü ortaya koyuyor. 2012 tarihli bir e-postada, Epstein’le bağlantılı bir isim Bill Gates’in yardımcısı Steven Sinofsky’ye, Berbera Limanı çevresindeki “el değmemiş, Körfez pazarına doğrudan erişimi olan devasa su rezervlerini” su şirketleri için büyük bir fırsat olarak tarif ediyor. 2011 tarihli başka bir e-postada ise Somaliland, “parasız ama yaratıcı ve ilerici” bir alan olarak tanımlanıyor.
İsrail’in yakın zamanda Somali’nin ayrılıkçı bölgesini tanıyan ilk ülke olduğunu hatırlatalım.
Mossad ve gülücük Dosyalarda Epstein-Mossad ilişkisine dair dikkat çekici bir e-posta da yer alıyor.
Eski İsrail Başbakanı Ehud Barak ile Epstein arasındaki 2018 tarihli yazışma şöyle aktarılıyor: Epstein: “Mossad için çalışmadığımı netleştirmelisin :)” Barak: “Sen mi yoksa ben mi?” Epstein: “Benim çalışmadığımı :)” CIA’NIN İŞKENCE UÇAĞI Belgelere göre 2017 yılında Epstein’ın pilotu Larry Visoski, Epstein’ı satın almayı düşündükleri bir jetin geçmişi konusunda uyardı.
Visoski, söz konusu uçağın daha önce CIA tarafından kullanıldığını, mahkumların Guantanamo Körfezi’ne taşınmasında rol aldığını ve “işkence uçağı” olarak anıldığını belirtti.