Haber Detayı
İmamoğlu’nun aday ofisine Özgür Özel mührü
CHP’de Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu arasındaki rekabet, sahada kendini gösteriyor. Tutuklu Ekrem İmamoğlu, verdiği röportajda hala kesin aday olduğunu söyledi. Hatta Özgür Özel’le sımsıkı durduklarını öne sürdü. Ancak Adaylık Ofisi’nde önce fotoğrafı kaldırıldı, şimdi de isminin yanına Özel geldi.
Ekrem İmamoğlu, T24’ten Cansu Çamlıbel’e uzun bir röportaj verdi.
Batı’ya rota çizen İmamoğlu, ‘Kürt meselesine demokratik çözüm’ istedi.
Batı başkentlerine, Erdoğan’a sessiz kaldıkları gerekçesiyle sitem de etti.
Adaylıkta ısrar eden İmamoğlu, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’le aralarında bir sorun olmadığını öne sürdü.
Çamlıbel, röportajının girişinde İmamoğlu’ndan övgüyle söz etti: “Kendisiyle yüz yüze konuşabilseydik mutlaka ki bambaşka bir şey okurdunuz.
Ancak kendisiyle bu ilk mülakatımda fark edeceksiniz ki kalemi de belagati kadar kuvvetli.” ‘ADAYLIĞIM KESİN OLARAK DEVAM EDİYOR’ “Adaylığınızın zora girdiğini kabul etme noktasında mısınız?” sorusuna “Adaylığım kesin bir biçimde devam etmektedir.” yanıtı veren İmamoğlu, diploma davasının sonuçlanmadığını söyledi.
İmamoğlu kendisinin katılamadığı bir seçimin “cumhurbaşkanının meşruiyetinin bittiği bir seçim” olacağını öne sürdü.
Türkiye’nin dört bir yanında güvenlik tehditleri varken, bu konu İmamoğlu’nun seçim vaatlerinde ilk üçe giremedi.
Acilen ele alacakları konuları şöyle sıraladı; Adalet, ekonomi, eğitim.
KILAVUZU NEOLİBERAL OLANIN… ABD’li neoliberal teorisyen Samuel Huntington’ın “Demokrasi Dalgaları”nı referans gösteren İmamoğlu, “Ona göre küresel süreç, demokrasinin önündeki tüm engelleri kaldıracak, ekonomik piyasa serbestleşecek ve insanlar özgürleşecekti.
Ancak böyle olamadı.
Bana göre bizim şu anda yaşadığımız, demokrasinin üçüncü ters dalgası.” dedi. “20. yüzyılın ikinci yarısından son döneme kadar kendisini ‘değer siyaseti’nin beşiği olarak konumlandıran Avrupa Birliği dahi sert bir realizme teslim olmuşken ve değerlerini geri plana atmışken aktif savaşların ortasında kalan Türkiye, değer siyasetiyle güvenliğini sağlamayı becerebilir mi?” sorusu üzerine İmamoğlu “Türkiye değer siyasetiyle hem güvenliğini hem saygınlığını hem de etki alanını artırabilir.” dedi.
İTTİFAK PROGRAMI İmamoğlu, “Unutulmaması gerekir ki büyük güçler dâhil, hiçbir ülke güvenliğini tek başına sağlayamaz.
Türkiye’nin coğrafyası ittifaklar ve ortaklıkları daha da kritik hale getirmiştir.” tespiti yapıyor.
İttifakı kimlerle yapacağının mesajı ise bir sonraki sorunun yanıtında.
CHP’nin Avrupa Birliği üyeliği hedefi sorulan İmamoğlu “‘AB bitti’ demek kolay.
Ama AB’nin ürettiği standartlara uyum ihtiyacı bitmiyor.
Dolayısıyla AB yolculuğu, bizim için kalkınma politikalarımızı destekleyen, demokrasi ve hukuk vizyonumuzla uyumlu, bize ekonomik ve diplomatik açıdan daha geniş bir oyun alanı ve imkanlar sağlayan bir süreç.” ifadelerini kullandı.
İmamoğlu, Türkiye’nin Avrupa’nın yeni savunma mimarisinde rol alması gerektiğini savundu. ‘KOMİSYON GELECEĞİMİN PAZARLIK YERİ DEĞİL’ CHP yönetimi, bütünleşme süreci için Meclis’te kurulan komisyon masasına İmamoğlu’nun tutukluluğunu koymuştu.
Hazırladıkları raporda da belediyelere soruşturmaları öne çıkarmışlardı.
Çamlıbel, “Meclis’teki masayı kendi geleceğiniz açısından kritik bir unsur olarak görüyor musunuz?” diye sordu.
İmamoğlu ağzını açanın hapse atıldığını öne sürerek şunları söyledi: “Süreç için kurulan komisyonun çalışmalarını çok önemsiyorum.
Ancak komisyonu geleceğimin pazarlık konusu edildiği bir yer olarak görmüyorum, görülmesine de izin vermem.
Bu konuda kimseyle pazarlık yapmam.
Yapmam, çünkü cezaevinde olmam, şahsi bir mesele değil.
Mesele Türkiye’yle, demokrasimizle ilgili.” Kürtlerin “eşit yurttaş” olmadığı propagandasını dile getiren İmamoğlu “Bu kritik dönemde ulusal birliğimizi teminat altına alacak, her vatandaşımızın dilinden kültürüne, inancından geleneklerine kadar eşit yurttaşlığı hissedeceği bir süreç, Türkiye’ye en büyük sıçramayı yaşatacaktır.
Sayın Demirtaş’ın dediği gibi Diyarbakır’da bir Amedspor-Trabzonspor maçında buluşmalıyız.” ifadelerini kullandı.
YABANCI YAYINLARDA CHP’NİN ROTASI Financial Times, The New York Times ya da Foreign Affairs gibi dergi ve gazetelerde neden makale yayınladığı sorulan İmamoğlu, bu yazılarda hiçbir zaman ülkeyi şikayet etmediklerini savundu.
İmamoğlu “Ülkemiz için büyüttüğümüz hedefleri dünya kamuoyu ile de paylaşmak istedik.
Financial Times, The New York Times ya da Foreign Affairs gibi mecralar bu yüzden önemli.
Orada yayımlanan bir metin ‘CHP’nin rotası nedir’ sorusuna net cevap verir.” ifadelerini kullandı.
İmamoğlu, Batı’ya sitemini yineled: “Batı uzun süredir değer dilinden çok çıkara dayalı işlem diliyle hareket ediyor.
Seçici sessizlik de ayrı bir sorun.
Bir gün sert konuşup ertesi gün susan başkentler, içeride ‘bakın kabul ediyorlar’ algısını besliyor.
Gerçek onay olmasa bile algı yetiyor.
Sonuç net.
Dışarıda çıta düştükçe içeride baskının bedeli düşüyor.
Bu yüzden demokrasi, hukuk ve kurum meselesi artık sadece bir ideal değil.
Güvenlik meselesi.
İçeride sağlam olmayan ülke dışarıda pazarlık gücü kuramaz.
İçeride sağlam olan ülke ise kimseye açık vermez.
Kaldı ki dışarıda pazarlıklarla içeride meşruiyet oluşturmak veya dışardaki ilişki masasında meşruiyet havasında olanlar, 86 milyon huzurunda meşruiyetini dibe indirir.” Özgür Özel’le aralarındaki makasın açılmadığını savunan İmamoğlu “Ülke bu haldeyken, milletimiz bizden büyük bir sorumluluk üstlenmemizi beklemişken bizim sımsıkı durmak dışında bir seçeneğimiz yoktur.
Kimse boşuna başka bir şey beklemesin.” dedi.
Ofiste rekabet CHP’nin Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’nde, adaylık rekabetini gösteren bir olay daha yaşandı.
Sadece Ekrem İmamoğlu’nun adı olan pirinç kapı isimliğinin yanına Özgür Özel de eklendi.
Geçen ay da kürsünün arka planı değişmişti.
Ekrem İmamoğlu’nun büyük fotoğrafı, adı ve imzası arka plandan çıkarılmıştı.
Yerine logo ve Atatürk’ün fotoğrafı ile imzası gelmişti.