Haber Detayı
Suriye’de ateşkessiz müzakere dönemi
Halep’te kontrolün sağlanmasının ardından Suriye Demokratik Güçleri (SDG), Deyr Hafir ve Tişrin’e yığınak yapmaya başladı. Bölgeye ‘PKK’lı savaşçıların’ geçtiğini açıklayan Suriye Ordusu, ‘Sessiz kalmayacağız!’ uyarısında bulundu.
Suriye sahasında çatışma hattı Halep’in merkezinden doğuya kayarken, Şam Yönetimi ile SDG arasında yürütülen müzakerelerde askerî baskı açık biçimde masaya kondu.
Suriye Arap Ordusu, Halep’in doğusundaki Deyr Hafir ve Maskana hattında yeni silahlı grupların konuşlandığını duyururken, SDG cephesi iddiaları reddetti.
Buna karşılık hem sahadaki askeri hareketlilik hem de yürütülen diplomatik temaslar, SDG’nin talepleri reddetmesi hâlinde askerî güç kullanımının gündemde olduğunu ortaya koydu.
DEYR HAFİR VE TİŞRİN HAREKETLENDİ Suriye Arap Ordusu Operasyon Komutanlığı tarafından yapılan son açıklamada, Halep’in doğusunda yer alan Maskana ve Deyr Hafir çevresinde olağandışı bir hareketlilik gözlemlendiği belirtildi.
Açıklamada, “İstihbarat kaynaklarımıza göre bu yeni takviyeler arasında PKK’lı terörist savaşçılar da bulunuyor.
Sahadaki durumu doğrudan ve derhâl inceliyoruz.” ifadelerine yer verildi.
Komutanlık, SDG’nin farklı silahlı unsurları devşirmesinin “tehlikeli bir tırmanış” olduğuna dikkat çekerek, bu grupların gerçekleştireceği herhangi bir askerî eylemin “sert bir karşılıkla” yanıtlanacağını vurguladı.
Açıklamada, “Bu tehlikeli tırmanış karşısında sessiz kalmayacağız” denildi.
Aynı saatlerde SDG ve sözde özerk yönetim kaynaklarından yapılan açıklamalarda ise, Deyr Hafir cephesinde herhangi bir askerî yığınak bulunmadığı savunuldu.
SDG, bölgede yaşanan hareketliliğin “sivillerin yaralıları karşılamasına” yönelik olduğunu ileri sürdü.
Sahadaki tansiyonun yükseldiği bir diğer başlık ise Tişrin Barajı oldu.
SDG’nin sözde medya merkezi, baraj çevresinde “intihar tipi insansız hava araçları” ile yoğun topçu ateşi yapıldığını öne sürdü.
Açıklamada, söz konusu İHA’ların Şam yönetimine bağlı gruplara ait olduğu iddia edilirken, Türk savaş uçaklarının da bölge semalarında uçuş yaptığı savunuldu.
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) de Halep’in doğu kırsalında, Tişrin Barajı çevresinin Suriye Hükûmeti’ne bağlı ve Türkiye destekli SMO grupları tarafından yoğun topçu ateşine maruz kaldığını bildirdi.
SOHR, atışların SDG’nin kontrolündeki bazı noktalara isabet ettiğini, ilk tespitlere göre can kaybı yaşanmadığını ancak maddi hasar oluştuğunu aktardı.
MÜZAKERELER ATEŞ ALTINDA SÜRÜYOR Sahadaki bu gelişmelerle eş zamanlı olarak, Şam Yönetimi ile SDG arasında ABD arabuluculuğunda yürütülen temasların hız kazandığı bildirildi.
Edinilen bilgilere göre müzakereler, herhangi bir ateşkes ilan edilmeden, askerî baskı eşliğinde sürdürülüyor.
Suriye Hükûmeti’nin müzakerelerdeki talepleri net biçimde ortaya konmuş durumda.
Buna göre Şam, Suriye Ordusu’nun Cezire bölgesinin tamamına girebilmesi için yolların açılmasını, SDG’nin uyguladığı zorunlu askerlik sisteminin kaldırılmasını ve ardından SDG unsurlarının Savunma Bakanlığı bünyesine alınmasını istiyor.
Ayrıca PKK’nın uzantıları olan YPG ve YPJ’nin feshedilmesi şartı da masada.
Kaynaklar, sürecin “derhâl ve eksiksiz uygulama” esasına bağlandığını, taleplerin reddedilmesi hâlinde ise “tek ordu, tek ülke” ilkesi doğrultusunda askerî seçeneğin devreye sokulabileceği mesajının açık biçimde verildiğini aktarıyor. ‘BİR DEVLET YETKİLİSİ İÇERİ GİRDİ VE TOPLANTI BİTTİ’ Halep’teki Şeyh Maksud ve Eşrefiye operasyonlarının ardından, SDG içindeki görüş ayrılıkları da daha görünür hâle geldi.
SDG Genel Komutanlığı Üyesi Sipan Hemo, Halep çatışmaları öncesinde Şam Yönetimi’yle yapılan görüşmelere ilişkin açıklamasında, uzlaşının “başka bir devlet yetkilisinin” müdahalesiyle bozulduğunu söyledi.
Hemo, “Son toplantı olumlu geçiyordu.
Uluslararası güçler sonucun kamuoyuna duyurulmasını istiyordu.
Tam o sırada ismini vermeyeceğim başka bir devlet yetkilisi içeri girdi.
Ardından toplantı sona erdirildi.” ifadelerini kullandı.
Hemo’nun bu anlatımı, daha önce gazeteci Amberin Zaman tarafından gündeme getirilen “toplantının Suriye Dışişleri Bakanı tarafından sonlandırıldığı” iddiasıyla örtüşen bir tablo çizdi.
Öte yandan Hemo, Şeyh Maksud’daki çatışmalara ilişkin olarak, “SDG olarak oradan çekilmiş olsak da yerel güçlerin direniş kararına saygı duyduk.” dedi.
Bu sözler, örgüt merkezî yönetimi ile yerel Asayiş unsurları arasında yaklaşım farkı bulunduğunu ortaya koydu.
Salih Müslim’in yeğeni: Operasyonlar genişleyebilir Örgüt içinden gelen bir diğer dikkat çekici açıklama ise, Salih Müslim’in yeğeni Usame Müslim tarafından yapıldı.
Müslim, SDG’nin entegrasyon sürecinde adım atmamasının, Suriye Ordusu’nu Halep’te harekete geçirdiğini belirterek, bu sürecin kuzeye ve doğuya doğru genişleyebileceği uyarısında bulundu. “Barış sürecinin yalnızca Türkiye’de değil, PKK kontrolündeki tüm bölgelerde yürütülmesi gerektiğini savunuyoruz.” diyen Müslim, “Şu ana kadar bu konuda ciddi bir irade görmedik.
Bu durum, hükûmeti Eşrefiye ve Şeyh Maksud’a yönelik adım atmaya zorladı.” ifadelerini kullandı.
Müslim, Deyr Hafir, Tabka ve Ayn el-Arab hattına dikkat çekerek, “Bu sürecin ilerleyen aşamada bu bölgelere de uzanması mümkündür.
Bunun nedeni karşı tarafın barış ve müzakere konusunda samimi olmamasıdır.” dedi.