Haber Detayı
Enerji Verimliliği Haftası 2026
Enerji Verimliliği Haftası 2026
Her yıl Ocak ayının ikinci haftası (bu yıl da 5-11 Ocak 2026) enerji verimliliği haftası olarak kutlanmaktadır.
Bu haftanın ABD’nin Bolivarcı Cumhuriyet Venezuela’ya bir askersel saldırı düzenleyerek devlet başkanı Maduro’yu tutsak alıp ABD’ye götürmeleri biçimindeki operasyona denk gelmesi dramatik bir rastlantı oldu!
ABD’nin kötüleşen ekonomisine çarelerden biri olarak Venezuela’nın petrol başta olmak üzere doğal kaynaklarına çökmesi, bunların kendi ÇÜŞ’leriyle (Çok Ülkeli Şirketleri ile) üretim ve dağıtımını (ve bunu da ABD doları ile) yapmak istemesi sarı kuğu – sarı öngörülemez risk- Trump’ın zaten açıkça ifade ettiği bir gerekçe olarak kayıtlara geçmiştir.
Venezuela’nın savunma sistemi, milisler ve halkın Venezuela’ya sahip çıkması konuları uzun uzadıya tartışılacaktır.
Bu haftaki konumuza dönersek, sanayileşmenin hızlanması, nüfus artışı, deniz aşırı ticaretin yaygınlaşması, tüketim alışkanlıklarının değişmesi ve teknolojinin gelişmesi gibi unsurlar enerji istemini süreğen biçimde artırmaktadır.
Büyüyen enerji istemi ise ekolojik dizge üzerinde daha fazla baskı yaratmakta ve zaman zaman sunu güvenliğine yönelik kaygıları artırmaktadır.
Enerji istemi bu şekilde büyürken hem ekolojik sürdürülebilirliğin hem de toplumsal gönencin sağlanması için enerji verimliliği uygulamalarının yaygınlaştırılması en öncelikli seçenek olagelmektedir.
ENERJİ VERİMLİLİĞİ YASAL DÜZENLEMELERİ (i) Enerji Verimliliği Kanunu ve ikincil düzenlemeler 2007’de yayımlanan 5627 sayılı Enerji Verimliliği Kanunu, enerji verimliliği uygulamaları sayesinde enerji kaynaklarının ve enerjinin kullanımındaki verimliliği artırmayı hedeflemektedir.
Söz konusu Kanun’un yayımlanmasının ardından, enerji verimliliğini geniş çapta yaygınlaştırmak amacıyla eşgüdümlü ve kapsayıcı etkinlikler gerçekleştirilmiş, bu kapsamda ikincil yasal düzenlemeleri yapılmıştır.
Örnekse, Enerji Kaynaklarının ve Enerjinin Kullanımında Verimliliğin Artırılmasına Dair Yönetmelik, Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği, Enerji Verimliliği Denetim Yönetmeliği ve Ulaşımda Enerji Verimliliğinin Artırılmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik vd. (ii) Türkiye Ulusal Enerji Planı Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefini esas alarak oluşturulan ve 2023’de kamuoyu ile paylaşılan Türkiye Ulusal Enerji Planı, 2035 yılına kadar olan döneme yönelik tahmin ve projeksiyonları içermektedir. (iii) Enerji Verimliliği 2030 Stratejisi ve II.
UEVEP Enerji Verimliliği 2030 Stratejisi ve II.
UEVEP’nin (2024-2030) çalışmaları uzunca bir süreye yayılmış, kamu kurumlarının ortak hedefler doğrultusunda hizalanabilmesi için hem çalıştaylar düzenlenmiş hem de birkaç farklı turda yazılı görüşler derlenmiştir.
Nihayetinde, Türkiye’nin diğer politika belgeleri ile uyumlu, milli gelir ve enerji büyümesi tahminlerini dikkate alan, ancak bunlarla sınırlı kalmayıp net sıfır hedeflerini ayrıca değerlendiren model geliştirilmiştir.
Öngörülen yatırım ve programlar kapsamında sağlanacak tasarruflar, bu tasarruflar için seferber edilecek mali kaynaklar, tasarrufların mali karşılıkları, söz konusu karşılıkların yıllık ve yıllara sâri kümülatif değerleri, bir birim enerji tasarrufu elde edebilmek için harcanacak tutarlar ayrı ayrı hesaplanmıştır.
ENERJİ VERİMLİLİĞİNİ DESTEKLEYEN UNSURLAR Bu unsurların başında iklim değişikliği, enerji sunu güvenliği ve AB Yeşil Mutabakatı gelmektedir.
Sanayi devriminin başlangıcı olan 18. yüzyılın ortalarından bu yana hızlı nüfus artışı, sınai üretim büyümesi, arazi kullanımındaki değişiklikler, ormansızlaşma ve enerji üretimi için yoğun fosil yakıt kullanımı gibi antropojenik faaliyetlerin etkisiyle küresel sıcaklık ortalaması artmıştır.
Küresel sıcaklığın yükselmesiyle birlikte son yıllarda tüm dünyada su kıtlığı, kuraklık, yangın, aşırı yağış ve sel gibi doğal felaketler başta olmak üzere iklim olaylarının sıklığı ve şiddetinde dramatik bir artış yaşanmıştır.
Türkiye, iklim değişikliğinin olumsuz etkilerine karşı hassas bir bölge olan Akdeniz Havzası’nda yer almakta, bu sebeple de iklim değişiminin etkisini yoğun bir şekilde hissetmektedir.
Özellikle yağış rejimindeki değişimler tarımsal üretimi etkilemekte, doğal afetler hem insan hem de ekosistem sağlığını tehdit etmektedir.
İklim değişikliğiyle mücadele ve uyum kapsamında enerji verimliliği en etkili yollardan biridir.
Artan enerji talebi, doğal kaynakların tüketimindeki artışı da beraberinde getirmektedir.
Son dönemde ortaya çıkan bölgesel gerginlikler enerji hammaddeleri dahil emtia fiyatlarında bir yükselişi beraberinde getirmiş, bu da başta Avrupa olmak üzere çeşitli coğrafyalarda enerji sunu güvenliği endişelerini artırmıştır.
Devletler enerji güvenliklerini güçlendirmek ve garantiye almak amacıyla, enerji verimliliği yatırımlarını artırmakta ve sunu kaynaklarını çeşitlendirmektedir.
Kyoto Protokolü’nün bir parçası olarak ülkelerin yüklenimlerini yerine getirmesi amacıyla sunulan AB Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) Direktifi 2003 yılında kabul edilmiş ve 2005 yılında yürürlüğe girmiştir.
Direktif, sera gazı emisyonlarına bir fiyat biçilmesi yoluyla emisyonların azaltılmasını teşvik etmek amacıyla tasarlanmış bir piyasa mekanizmasıdır.
AB, “55’e Uyum” paketi ve “REPowerEU” Planı’nın yayımlanmasıyla daha hırslı enerji verimliliği hedefleri belirlemiş ve temelleri 2012 yılına dayanan AB Enerji Verimliliği Direktifi’nin revize edilmesine ihtiyaç duyulmuştur.
Eylül 2023’te yayımlanan revize edilmiş Enerji Verimliliği Direktifi ile AB, 2030 yılına kadar enerji tüketimini 2020 referans senaryo projeksiyonlarına kıyasla %11,7 oranında azaltma hedefine ulaşmayı amaçlamıştır.
Söz konusu Direktif “Önce enerji verimliliği” ilkesini AB enerji politikasının temel politikası haline getirerek, enerji ve enerji dışı sektörlere ait tüm politika düzenleme, planlama ve önemli yatırım kararlarında enerji verimliliğinin göz önünde bulundurulması gerektiğini vurgulamaktadır.
Türkiye’de ise 2021’de yayımlanan Yeşil Mutabakat Eylem Planı ile sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle uyumlu, kaynak etkin ekonomiye geçişin desteklenmesi amaçlanmıştır. 9 ana başlık altında toplam 32 hedef ve 81 eylemi içeren Plan’ın uygulanmasının Türkiye ekonomisi üzerinde önemli bir etkiye sahip olması beklenmektedir.
STRATEJİK AMAÇLAR Bu belge (Enerji Verimliliği 2030 Stratejisi ve II.
UEVEP) ile Türkiye’nin GSYİH başına tüketilen enerji miktarının (enerji yoğunluğunun) 2023 yılı değerine göre %15 azaltılması ve 2024-2030 döneminde toplamda 37,1 MTEP birincil enerji tasarrufu sağlanması hedeflenmektedir.
Bu dönem içerisinde yıllara yaygın olarak tasarruf ve yatırımların değişimini gösteren tablo aşağıda yer almaktadır (Bkz.
Tablo 1).
Türkiye’nin Enerji Verimliliği 2030 Stratejisi’nde tanımlanan hedefler ile II.
UEVEP’de tanımlanan eylemler, hiyerarşik ilişkiler gözetilerek ve sistematik biçimde şöyle belirlenmiştir: (i) Enerji arz güvenliğinin güçlendirilmesi, net sıfır emisyon hedefine ulaşılması ve toplam faktör verimliliğinin yükseltilmesi perspektifi çerçevesinde, enerji verimliliğini karar alma süreçlerinin tamamında dikkate alınan bir politika bileşeni haline getirmek, (ii) Enerji verimliliğinin bir toplumsal seferberlik yaklaşımı içinde değerlendirilmesini sağlamak üzere, tüm kesimlere yönelik bilinçlendirme ve farkındalık artırma faaliyetlerini artırmak, dış paydaşlarla işbirliğini güçlendirmek SH-2.1: Gerek geniş halk kitlelerine gerekse de belli yetkinlik gruplarına yönelik olarak enerji verimliliği odaklı bilinçlendirme ve kapasite geliştirme faaliyetleri yürütmek, (iii) Yeşil dönüşümü teşvik edecek ve enerji verimliliğini artıracak yatırımları desteklemek, yenilikçi finansman araçları ile dönüşümü hızlandırmak, (iv) Binalarda enerji verimli çözüm ve yaklaşımlarla karbon emisyonlarını azaltmak için kamunun öncü rol üstleneceği kapsamlı bir iyileştirme programı yürütmek, (v) Dijital uygulamalar ve yenilikçi teknolojiler başta olmak üzere enerji verimli ekipman, sistem ve teknolojilerin kullanımını artırmak, bunların öncelikle yerli imkânlarla gelişimini desteklemek, (vi) Sanayi sektörünün yeşil dönüşüm çabalarını teşvik edecek biçimde enerji verimliliğine yönelik proje ve yatırımları artırmak, (vii) Artan hareketliliğin yol açtığı yüksek enerji kullanımını dengeleyecek şekilde ulaştırma sektöründe enerji verimli çözüm ve uygulamalara öncelik verilmesini sağlamak, çok modlu ve bütünleşik ulaşım sistemlerini yaygınlaştırmak, (viii) Tarım sektörünün rekabetçiliğini yükseltmek, tarımsal sulama verimliliğini geliştirmek ve gıda tedarik zincirini sürdürülebilir kılmak hedefleriyle uyumlu enerji verimli tarımsal pratikleri hayata geçirmek, (ix) Çevre dostu, döngüsel nitelikli ve enerji verimli ürünlerin piyasa dönüşümünü sağlamak, (x) Enerjinin tüm değer zinciri boyunca verimliliği artırmak, üretim, iletim ve dağıtımda kayıpları azaltmak.
SONSÖZ Yukarıda sayılan stratejik amaçlar konusunda her düzeyde (bireyler, kurumlar/kuruluşlar ve devlet) sorumluluk düşmektedir.
Haydi göreve!
NOT: Ayrıntılı bilgi için bkz. https://enerji.gov.tr/bilgi-merkezi-enerji-verimliligi-ulusal-enerji-verimliligi-eylem-plani.