Haber Detayı
TCMB, 20.4 milyar dolarlık altın rezervini kullanabilir
ABD ve İsrail’in İran’a saldırısının yarattığı finansal sarsıntıda TL’yi korumak için döviz satışı yapan Merkez Bankası altın rezervlerini de devreye alıyor. Bürümcekçi Araştırma ve Danışmanlık Kurucusu Haluk Bürümcekçi 20.4 milyar dolar altın rezervinin kullanılabileceğini hesaplarken, Prof. Dr. Hakan Kara Merkez Bankası’nın bu kararını makul ancak geç kalınmış olarak yorumladı.
ŞEBNEM TURHAN Merkez Bankası’nın ABD ve İsrail’in İran’a yönelik savaştan etkilenen TL’yi savunmak için yaptığı yoğun döviz satışı rezervleri vurdu. 2 Mart’tan bu yana döviz satışı 33.7 milyar dolara yükselirken altın fiyatlarındaki düşüş de rezervlerde kayıp yarattı.
Rezervler içinde payı yüksek olan altının TL’yi savunmak adına devreye alınması için Bloomberg, Merkez Bankası’nın Londra piyasasında altın-döviz swap işlemi yapmayı değerlendirdiğini yazdı.
Bürümcekçi Araştırma ve Danışmanlık Kurucusu Haluk Bürümcekçi’nin yaptığı analize göre 134.1 milyar dolar seviyesindeki altın rezervlerinin 20.4 milyar doları swap işlemleri için kullanılabilir.
Yarım iş gününde 7.3 milyar dolar satış Bürümcekçi analizinde günlük rezerv görünümü ve net döviz alım-satım işlemlerini de yorumladı.
Merkez Bankası analitik bilançosundan hesapladığına göre Bürümcekçi, 23 Mart Pazartesi günü toplam rezervlerin 161.1 milyar dolara, net uluslararası rezerv (NUR) seviyesinin 41.6 milyar dolara gerilediğini, tüm swaplar hariç net rezervlerin ise 19 Mart’a kıyasla 15.4 milyar dolar düşüşle 28 milyar dolara indiğini vurguladı.
ABD-İran savaşı nedeniyle altın fiyatlarındaki dalgalanmaların rezervlere etkisinin 19 Mart-23 Mart arasında 8.1 milyar dolar ile aşağı yönde olduğunu hesapladıklarını ifade eden Bürümcekçi, şöyle konuştu: “Bu da aslında TCMB’nin bayram öncesi yarım işgününde yaklaşık 7.3 milyar dolar döviz satışı yaptığı şeklinde yorumlanabilir.
Böylece 2 Mart’tan bu yana satış 33.7 milyar dolara yükseldi.
Pazartesi günü TCMB’nin bankalarla ters swap stoku 2 milyar 534 milyon dolar düzeyine gerilemişti.
Merkez bankaları ile yapılan swaplar ise son haftada 16.1 milyar dolar düzeyinde açıklanmıştı.
TCMB’nin yerel seçimler (29 Mart 2024) sonrası başlayan alım sürecinde zaman zaman gözlenen satışlara rağmen 31 Aralık 2024’e kadar swap hariç NUR değerini 109.1 milyar dolar yükselttiğini, 2025 yılında da bu değerin 12 milyar dolar daha yükseldiği hesaplıyoruz.
Yılbaşından bu yana ise düşüş 35,3 milyar dolar seviyesinde oldu.” Bürümcekçi, altın fiyatlarındaki günlük değişimlerin net uluslararası rezerve etkisi olmasına rağmen günlük veride bu etkili dikkate almadıklarını da hatırlattı. 4.4 milyar doları Hazine’ye ait TL için müdahalelerde döviz rezervini kullanan Merkez Bankası’nın bu rezerv seviyesi belirgin azalınca takviye olarak altından dövize dönmesi gerektiğini vurgulayan Bürümcekçi, Londra piyasasında altın-döviz swap işlemi için ne kadar bir altın rezervinin kullanılabileceğini de hesapladı.
Bürümcekçi’nin analizine göre 13 Mart haftalık verileri TCMB’nin altın rezervleri 134.1 milyar dolar seviyesinde olduğunu gösteriyor.
Ancak TCMB bünyesinde bulunan altınların tamamının TCMB mülkiyetinde değil.
Yine 13 Mart haftasına verisi TCMB bünyesinde bulunan altınların 39.5 milyar dolarının zorunlu karşılık kapsamında yurt içi ve yurt dışı bankalara ait olduğunu, 4.4 milyar dolarının ise Hazine’ye ait olduğu gösteriyor.
Bu doğrultuda TCMB sahipliğindeki altın tutarının 90.2 milyar dolar olduğunu hesapladıklarını belirten Bürümcekçi, “Ayrıca bu altın rezervlerinin farklı saklama hesaplarında tutulduğunu da biliyoruz.
TCMB’nin 2024 yılı faaliyet raporunda açıkladığı bilgilere göre altınların büyük ağırlıklı yani yüzde 73,0 kısmı BIST Altın Borsası nezdinde tutulurken, yüzde 22,7’si Bank of England nezdinde tutulmakta.
Söz konusu portföy dağılımı halen geçerliyse, buna göre yaklaşık 20.4 milyar dolar tutarında altının Bank of England nezdinde tutulduğu söylenebilir.
Bu da son durumda 134.1 milyar dolar büyüklüğünde bulunan altın rezervlerinin 20,4 milyar dolarının altın- döviz swap işlemleri için kullanılabileceğine işaret ediyor” dedi.
Makul ama geç kalınmış bir karar Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof.
Dr.
Hakan Kara da TCMB’nin altın rezervinin bir kısmını satmasının makul bir karar olduğunu dile getirerek “Çünkü dünyada hiçbir merkez bankasının rezervinde altının payı bu kadar yüksek değil.
Risk yönetimi açısından portföyü çeşitlendirmekte fayda var.
İkincisi merkez bankasının anında müdahaleler için kullanabileceği likit rezervi oldukça azalmış durumda.
Bu durumda rezervin bir kısmını likit varlıklara çevirmek de müdahale kapasitesini artırmak bakımından önemli.
Özetle, kök nedenleri çözmese de operasyonel anlamda gerekli hatta geç kalınmış bir hamle olduğunu söyleyebilirim” diye konuştu.