Haber Detayı
Suyu yönetemeyen işletme farkında olmadan para harcar
Sürdürülebilir su yönetiminin çevresel performansta giderek ağırlık kazandığını anlatan İnteraktif Çevre Genel Müdürü Volkan Ural; “Sanayi tesislerinde su doğrudan üretim maliyetidir. Hastanelerde su, operasyonel süreklilik ve hijyen demektir. Alışveriş merkezi ve ticari yapılarda su, görünmeyen ama sürekli akan gider kalemidir. Tarım ve gıda sektöründe su, ürünün kendisidir. Bu yüzden suyu yönetemeyen işletme, farkında olmadan para harcar” değerlendirmesini yaptı.
İnteraktif Çevre Genel Müdürü Volkan Ural sürdürülebilir su yönetiminin, çevresel performansta giderek ağırlık kazandığını ifade ederek; “Suyu yönetemeyen işletme farkında olmadan para harcar.” dedi.
Sürdürülebilir su yönetiminin önümüzdeki dönemde mevzuatla birlikte daha güçlü bir çerçeveye oturacağına dikkat çeken Volkan Ural ; “Sanayi tesislerinde su doğrudan üretim maliyetidir.
Hastanelerde su, operasyonel süreklilik ve hijyen demektir.
Alışveriş merkezi ve ticari yapılarda su, görünmeyen ama sürekli akan gider kalemidir.
Tarım ve gıda sektöründe su, ürünün kendisidir.
Bu yüzden suyu yönetemeyen işletme, farkında olmadan para harcar.” değerlendirmesini yaptı.
Su verimliliği büyük önem taşıyor Volkan Ural; “Danışmanlık hizmetleri verdiğimiz endüstri tesisleri, konaklama işletmeleri ve iş merkezleri ile ticari plazaları su verimliliği konusunda hazırlıyoruz.
Su yönetimi aslında çevre yönetiminin bir alt başlığı, özellikle çevresel performansını izleyen işletmeler için büyük önem taşıyor.” şeklinde konuştu.
Şirketlere özellikle performansı düşük arıtma tesislerinin yenilenmesi, yağmur suyu toplama sistemleri, gri su sistemlerinin kurulması gibi alanlarda destek verdiklerini; ISO 46001 Su Verimliliği Yönetim Sisteminin kurulması ve yönetmelik kapsamındaki belgelendirme süreçlerine de danışmanlık yaptıklarını anlatan Volkan Ural, işletmelerin su kayıplarını önleyici tedbirler ve akıllı yatırımlarla su ayak izlerini düşürmeleri mümkün olduğuna, bunun iklim krizi sürecinde son derece kritik olduğuna vurgu yaparak şöyle konuştu: Su stresi su yönetiminin önemini artıracak “Türkiye, küresel iklim değişikliğinin etkilerinin en yoğun hissedildiği Akdeniz iklim kuşağında yer almaktadır.
Su kaynakları hem miktar hem de kalite yönünden ciddi risk altındadır.
Yapılan bilimsel projeksiyonlar, yüzyılın sonuna kadar su kaynaklarımızın yüzde 25 oranında azalabileceğini gösteriyor.
Falkenmark İndeksi’ne göre kişi başına yıllık 1.000–1.700 m2 suya sahip bölgeler “su stresi” altında kabul edilir.
Türkiye’de bu değer 2022 itibarıyla 1.313 m2 olup ülkemiz su stresi yaşayan ülkeler arasında yer almaktadır. 2030 sonrasında bu miktarın 1.000 m2’ün de altına düşmesi beklenmektedir.
Bu nedenle sürdürülebilir su yönetimi, işletmelerin çevresel performans kriterleri içinde giderek daha önemli bir başlık haline gelmiştir.
En kapsayıcı gösterge su ayak izi Su yönetimi aslında çevre yönetiminin bir alt başlığı, özellikle çevresel performansını izleyen işletmeler için büyük önem taşıyor.
Yoğun su kullanımı olan işletmelerde bu metrik su ayak izi ile ölçülüyor.
Su ayak izi; su tüketimimizi, sebep olduğumuz su kullanımını ve kirliliğini ölçen en kapsayıcı gösterge olarak kabul ediliyor.
Su ayak izi bir endekstir; yalnızca direkt su tüketimi değil; ürünlerin içeriğindeki su tüketimini, ithal ürünlerle birlikte başka coğrafyalarda sebep olunan su ayak izini, gereksiz kullanımlarla birlikte küresel ölçekte başka insanların “adil su hakkı” üzerinde sebep olunan ayak izi gibi “görünmeyen su tüketimlerini” de ortaya koyan bir endekstir.
İnteraktif Çevre hizmet modeli… Biz su yönetimini ticari yapılarda kişisel kullanımlar üzerinden ele alırken endüstri tesislerinde daha çok proses suyu geri kazanımı tarafında uçtan uca ele alıyoruz.
Hizmet modelimiz şu aşamalardan oluşur: Mevcut durum analizi: Su envanterinin oluşturulması, kaçakların tespiti ile başlıyoruz.
İşletmenin tüm su giriş-çıkış noktalarını, tüketim yoğunluklarını ve kayıp-kaçak oranları net olarak ortaya koyuyoruz.
Birçok işletme gerçek kayıp miktarını bilmediğinden bu adım çok önemlidir.
Fizibilite ve geri dönüş analizleri: Gri su, yağmur suyu hasadı, proses suyu geri kazanımı gibi sistemlerin yatırım maliyeti ve geri ödeme süreleri hesaplanır.
Sistem tasarımı ve mühendislik: Her işletmeye özel su geri kazanım, arıtma ve yeniden kullanım sistemleri tasarlıyoruz.
Her sektörde ihtiyaç farklıdır.
Özellikle konaklama işletmelerinde kullanılan toplam suyun yaklaşık yüzde 45-50’si odalarda tüketilmektedir.
Türkiye’deki su kullanım alışkanlıklarını ve su ve enerji kullanımındaki tasarruf eğilimlerini belirlemek üzere gerçekleştirilen bir araştırmada bireylerin kendi evlerinde ortalama 130 litre su tüketirken bu oranın bir otelde 300-600 litre arasında değiştiği belirtilmektedir.
Otel ve konaklama tesislerinde kişi başı su kullanımları mesken kullanımlarına göre daha yüksek olup turizm sektöründe kullanılan suların geri kazanımı son derece önemlidir.
Gri su sistemlerinin rezervuar ve bahçe sulama gibi alanlarda kullanılmasıyla ciddi geri kazanımlar sağlanabilir.
Sanayi tarafında proses sularının geri kazanımı ön plana çıkarken, hastanelerde sterilizasyon ve yüksek hijyenli kullanım suyu yönetimi, alışveriş merkezlerinde yoğun sirkülasyon alanlarında tüketimin optimizasyonu ön plana çıkar.
Proje yönetimi ve uygulama denetimi: Tasarımın sahada doğru uygulanması sağlanır.
Risk analizi ve azaltım planı: Su kesintileri, iklim krizine bağlı kuraklık, maliyet artışları ve mevzuat değişikliklerine yönelik risk yönetimi yapılır.
Teknoloji seçimi ve tedarik danışmanlığı: Arıtma sistemlerinin yenilenmesi, sensörlerin ve otomasyon altyapılarının kurulması süreçlerinde doğru ekipman seçimi konusunda destek verilir.
Mevzuat uyumu ve sürdürülebilirlik raporlamaları: Hem ulusal hem de uluslararası düzenlemelere uyum sağlanır.
Eğitim ve operasyonel disiplin kurulumu: Personelin doğru su kullanım alışkanlıkları kazanması için kapsamlı eğitimler verilir.
Dijital izleme ve akıllı su yönetimi: IoT tabanlı sayaçlar ve yazılımlar ile anlık su tüketimi izlenir, kaçaklar erken tespit edilir.
Su yönetiminde çatıların önemi Pek çok endüstri tesisinde büyük ve yağmur suyu toplamaya uygun çatı alanları bulunmaktadır.
Bu nedenle ilk önerilerimizden biri, tesislerin bu alanlarını güneş enerjisi ve yağmur suyu toplamaya uygun hale getirmektir.
Bu konuda beraber çalıştığımız proje firmalarıyla hızlı şekilde uygulanabilir sistemler kuruyoruz.
Farklı iklim bölgelerinde uyguladığımız projeler arasında yağmur suyu toplama sistemleri de bulunmaktadır.
Basit filtrasyon ve depolama sistemleriyle hemen her işletmede kısa sürede geri dönüş sağlanabilmektedir.
Dijitalleşme ve otomasyonun su yönetimine entegrasyonu Ölçülmeyen hiçbir veriyi yönetmek ve verimli hale getirmek mümkün değildir.
Bu sebeple otomasyon sistemleri son derece önemlidir.
Her alanda olduğu gibi dijitalleşmeyi önemsiyor ve bu alanda çözümler sunuyoruz.
Sürdürülebilir turizm belgesi su verimliliğine ivme kazandırdı İnteraktif Çevre 2015 yılından bu yana atık yönetimi sektöründe hizmet veriyor.
Danışmanlık sektörüne girmesi ise 2018 yılı itibariyle gerçekleşti.
Böylelikle danışmanlıkla beraber su yönetimi konusundaki çalışmalara da hız kazandırdı.
Danışmanlık sektörüne öncelikle endüstride başladığı için ağırlıklı olarak endüstri tesislerinde su verimliliği çalışmalarına yöneldi. 2019 yılından itibaren sanayi tesislerine sağladığı danışmanlık hizmetlerini konaklama ve bina yönetimi gibi işletmelere de vermeye başladı.
Özellikle su kullanımının yoğun olduğu konaklama tesislerinde 2022’de ‘Sürdürülebilir Turizm’ belgelendirmesinin zorunlu hale gelmesiyle birlikte su verimliliği çalışmaları önemli ölçüde hız kazandı. 18-24 ay içinde belge alma zorunluluğu getirildi… 27 Aralık 2024’te Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yayımlanan Su Verimliliği Yönetmeliği birçok işletmeyi 18-24 ay içinde belgelendirme sürecine dâhil etti.
Bunlardan belediyeler 18-24 ay içinde büyüklüklerine göre; NACE kodları mevzuatla tanımlanan kurum ve kuruluşlar, organize sanayi bölgeleri, serbest bölgeler, endüstri bölgeleri 18 ay içerisinde; kamu kurum ve kuruluşları, havalimanları, alışveriş merkezleri, iş merkezi ve ticari plazalar, eğitim kurumları ve yurtlar, sağlık kuruluşları, konaklamalı turizm işletmeleri, tren ve otobüs terminalleri ise 21 ay içinde; tarımsal işletmeler ise 21 ay içinde ilk belgelendirme olan Mavi Su Verimliliği Belgesine başvurmakla yükümlü kılındılar.