Haber Detayı

Ateşi kısılmış bir polisiye: Scarpetta’nın aile içi gelgitleri
Elçin demiröz odatv.com
22/03/2026 16:17 (1 saat önce)

Ateşi kısılmış bir polisiye: Scarpetta’nın aile içi gelgitleri

Elçin Demiröz yazdı...

Patricia Cornwell’in 1990’da yayımlanan Postmortem romanıyla başlayan ve aradan geçen otuz yılı aşkın sürede 29 kitaba ulaşan Kay Scarpetta serisi, Prime Video tarafından 8 bölümlük bir diziye uyarlandı.Liz Sarnoff’un yaratıcılığını üstlendiği ve Nicole Kidman ile Jamie Lee Curtis’in başrollerinde yer aldığı Scarpetta, edebiyat dünyasında zaten yerleşmiş bir karakter tarihin iki farklı zamanını temsil eden görsel bir dille izleyiciyle buluşuyor.Cornwell’in 1990 tarihli giriş kitabı Postmortem ile 2021 tarihli Autopsy’den esinlenilerek oluşturulan dizi, tren yolunda bulunan çıplak ve parçalanmış bir kadın cesediyle başlıyor.

Bunun üzerine ünlü adli tıp uzmanı Dr.

Kay Scarpetta (Nicole Kidman) yıllar sonra yeniden mesleğine dönerek, kendini bu vakayla birlikte karmaşık bir seri cinayet soruşturmasının içinde buluyor.

Ancak soruşturmanın geçmişle ilginç bir bağlantısı var.

Cinayetin işlenme biçimi 90’lı yılların sonunda gerçekleşen seri cinayetlerin gerçekleşme biçiminin aynısı..Daha da ilginç olanı bu cinayetleri işleyen katil, kendisinin de içinde olduğu bir ekip tarafından çoktan yakalanmış.

Bu noktadan itibaren dizinin iki farklı zaman çizelgesinde ilerlediğini görüyoruz.

Bir yanda mesleğe yeni adım atan genç Scarpetta (Rosy McEwen) yer alıyor; diğer yanda ise Nicole Kidman’ın hayat verdiği daha mesafeli ve kontrolcü bir Scarpetta var.Scarpetta’nın hayatındaki en karmaşık düğüm ise kız kardeşi Dorothy (Jamie Lee Curtis) ile aynı çatı altında sürdürdüğü o tuhaf, iç içe geçmiş yaşamdan doğuyor.

İki kız kardeş, davayla bağlantılı olan kocalarıyla birlikte aynı evde yaşıyor; sınırların blurlaştığı, rollerin zaman zaman birbirine karıştığı bir düzenin içinde.

Bu evin içinde yalnızca iki kardeş değil, onların geçmişleri de birlikte yaşıyor.Scarpetta’nın eşi Benton Wesley (Simon Baker), yeniden aktif göreve dönen bir FBI ajanı olarak hikayeye dahil oluyor ve soruşturmanın resmi ayağını temsil ediyor.

Dorothy’nin eşi Benton karakterine Bobby Cannavale (Pete Marino) hayat veriyor ve yıllar önce olduğu gibi yeniden Scarpetta ile aynı davada çalışmaya başlıyor.

Polis kökenli, daha kaba ama sahaya hakim bu karakter, soruşturmanın sahadaki gücünü oluşturuyor.Bu karmaşık ilişkiler ağının ortasında ise Dorothy’nin kızı Lucy (Ariana DeBose) yer alıyor.

Teknoloji ve yapay zeka konusundaki uzmanlığıyla soruşturmaya farklı bir boyut kazandıran Lucy’nin hikayesi kişisel bir kayıpla patolojik bir resim oluşturuyor.

Çünkü kaybettiği eşi Janet (Janet Montgomery) yapay zeka ile yeniden canlandırılmış bir dijital bir varlık.

Hatta yapımın hiç de önemsiz sayılamayacak bir karakteri aynı zamanda…AĞIR ATEŞTE PİŞEN BİR ANLATIMerkezi 29 kitaba dayanan hikayenin genel yapısı biraz dağınık.

Hikayede ilginç bir motor gücü var ancak enerji ilerlemekten çok genişlemeye yoğunlaşıyor.

Keza karakterler de derinleşmek yerine çoğalarak bir güç yakalıyor.

Dolayısıyla dizi, kendi kaynağından uzaklaşmakla kalmıyor, aynı zamanda ne olmak istediğine dair netliğini de kaybediyor.

Polisiye olarak başlayan anlatı, giderek aile dramına, oradan da yer yer neredeyse bir teknoloji alegorisine evriliyor.

Ancak bu geçişler organik değil; aksine, birbirine eklemlenmemiş parçalar hissi veriyor.Örneğin 90’larda, DNA kanıtlarının henüz emekleme aşamasında olduğu bir dönemde yanlış bir şüphelinin yakalanmış olabileceği fikri, güçlü ve katmanlı bir polisiye anlatının temelini oluşturabilecekken Scarpetta, bu ihtimali derinleştirmek yerine gerilim kurmakta isteksiz, ağır pişen bir anlatıya yaslanıyor.

Kanlı anlar dramatik bir birikimin sonucu olarak değil, çoğu zaman beklenmedik ve kopuk biçimde ortaya çıkıyor.

Dahası kadın cesetlerin hikayedeki konumu, rahatsız edici ölçüde araçsallaştırılmış ve neredeyse eski usul bir anlatı refleksiyle ele alınmış görünüyor.Karakter düzleminde ise benzer nitelikler var.

Nicole Kidman’ın canlandırdığı Kay Scarpetta, performans olarak kontrollü ve mesafeli; yani karakterin edebi kökenine yakın bir duruş sergiliyor.

Ancak canlandırma düzeyinde aynı netlik yok.

Scarpetta’nın iç dünyası izleyiciye açılıyor, fakat bu açılım bir inşa sürecine dönüşmüyor.

Karakter anlatılıyor, fakat kurulmuş bir karakter hissi yaratmıyor.

Buna karşılık dizinin en güçlü karakteri onunla çok ciddi çatışma yaşayan kız kardeşi Dorothy.

Jamie Lee Curtis’in canlandırdığı bu karakter dizinin en canlı ve sahici anlarının mimarı olsa da birçok zaman karikatüre kaçan bir abartıdan bahsetmek mümkün.SİNEMA VE TELEVİZYONA BİR ÇOK KEZ UYARLANMAK İSTENDİScarpetta, yalnızca yeni bir dizi değil, yaklaşık 30 yıla yayılan bir uyarlama arzusunun sonucu olarak ortaya çıkmış.

Patricia Cornwell’in 1990’da başlayan serisi yıllarca sinema ve televizyona birçok kez uyarlanmak istenmiş.

Hatta Scarpetta karakteri için Demi Moore, Jodie Foster ve Angelina Jolie gibi isimler konuşulmuş.

Ancak 2021’de Jamie Lee Curtis’in hakları almasıyla süreç somutlaşmış ve sıkı bir Cornwell okuyucusu olan kız kardeşinin de ısrarıyla 20 yıldır bu rolü oynamak isteyen Nicole Kidman rolü kabul etmiş.

İlk sezon çekimleri 2024’de başlamış, iki sezon olarak planlanan dizinin yeni sezon çekimlerinin ise bu sene sonunda başlayacağı belirtiliyor.

Kısaca Scarpetta, iki büyük oyuncunun birbirine ustalıkla değen kimyasını izlemek ve zaman zaman çocuklaşan çatışmalarına hafif bir gülümsemeyle tanıklık etmek için bile izlenebilir.Ancak dizi, cinayetin karanlığından çok aile içi gelgitlerin ritmine kulak veriyor; bu yüzden de izleyiciyi bir suç hikayesinin nabzına değil, bir evin iç sesine yaklaştırıyor.

Eğer bu kırılgan ve dalgalı duygusal alanın iniş çıkışlarını seviyorsanız Scarpetta size göre.

Ama soluksuz ilerleyen bir polisiye beklentisiyle yaklaşıldığında, tüm malzemesi hazırken ateşi özellikle kısılmış bir yemeğin başında beklemekten başka bir değil.Elçin DemirözOdatv.com

İlgili Sitenin Haberleri