Haber Detayı

Yaşam sabır ister
Berna bridge aydinlik.com.tr
22/03/2026 10:18 (2 saat önce)

Yaşam sabır ister

Yaşam sabır ister

Sanat yaşamımızda çok etkin bir yere sahip.

Mağara devrinden başlayarak, duygularımızı, olayları anlatmamızın en etkin yolu.

Sözcüklerden çok daha etkili, iç dünyamızı çok daha güzel dışa vurabiliyor.

Sanatı yapan sanatçı, sanatçıyı yapan ise çevresi.

Öncelikle genleri, hissiyatı, kendi yapısı, sonra annesi, babası, kardeşleri yani içinde büyüdüğü çevre, sonra da kendisinin seçip yaşamına dahil ettiği kişiler… İşte tüm o kişiler sanatçının yaşamını, eserlerini etkiliyor.

Ayrıca, onlar da o sanatçıdan etkileniyor.

Karşılıklı bir etkileşim bazen birbirini kullanma bile söz konusu.

Bu hafta direkt ve çok ünlü bir sanatçıdan değil, onun sıra dışı eşlerinden birinden ve karşılıklı ilişkilerinden söz etmek istiyorum.

Picasso’nun kadınlarından, eşlerinden biri, Françoise Gilot (26 Kasım 1921 – 6 Haziran 2023) Fransız ressam, yazar ve sanat eleştirmeni.

ARALARINDAN 40 YAŞ VARDI Hem sanatsal kariyeri hem de Pablo Picasso ile olan ilişkisi nedeniyle dünya çapında tanındı Gilot.

Babası iş adamı, annesi ise suluboya ressamıydı.

Demek ki sanatçı olarak Françoise’nin yaşamındaki ilk iz annesi… Kendi de küçük yaşta resim yapmaya başladı.

Üniversitede hukuk ve felsefe eğitimi aldı (acaba annesinden veya iç sesinden bir kaçış mıydı?) fakat sonunda tümüyle resme yöneldi. 1943’te 21 yaşındayken bir restoranda Picasso ile tanıştı.

Picasso o sırada 61 yaşındaydı.

Bu yaş farklı evlilikler çok rastlanılan bir olay.

Güç, para veya statü sahibi bir yaşlı adamın genç kızlarla ilişkisi, evliliği.

Genç kız yaşlı adama gençliğini, gençliğin getirdiği güzelliği, diriliği verirken, onun statü ve çevresinden, oturduğu pahalı evlerden, bindiği lüks araçlardan, seyahatlerden faydalanır.

DOĞAYA AYKIRI BİRLİKTELİK Enerjisi azalmış, kasları, etleri sarkmış, göbeği çıkmış, saçları dökülmüş yaşlı erkek ise yanındaki genç kızla kendini delikanlı gibi hissetmek isterken (acaba hissedebiliyor mu?) onu çevresinden, bağlantılarından, para, güç, bilgi ve deneyimlerinden de faydalandırır.

Bir çeşit alışveriş, ticarettir yani.

Genç kız bunun için bir delikanlının yanındaki dik duruşlu varlığından vaz geçerken, yaşlı erkek de genç kızın olgunlaşmamış davranış ve istekleriyle baş etmek zorunda kalır.

Bu nedenle bu tür ilişkiler çok uzun sürmez çünkü doğa kurallarına aykırıdır.

Genç kız dile getirmese de diri bir delikanlı ile birlikte olmanın içten içe özlemini çeker.

Yaşlı adam bunu hissedip huzuru kaçar.

Bu çift de yaklaşık 10 yıl birlikte yaşadı ve iki yıl arayla iki çocukları oldu.

Gilot uzun süre Picasso’nun huzursuz tavırlarına dayanamadı ve kendi isteğiyle ayrılan tek önemli partneri oldu.

Picasso’nun diğer ilişkilerinin çoğu çok daha dramatik ve trajik şekilde bitmişti.

GİLOT ÖZEL YAŞAMLARINI ANLATARAK PİCASSO’DAN FAYDALANDI 1964’te sanat tarihçisi Carlton Lake ile birlikte “Life with Picasso” (Picasso’yla Yaşam) kitabını yazdı.

Bu kitapta Picasso ile yaşadığı hayatı anlattı ve dünya çapında milyonlarca sattı.

Picasso kitabın yayımlanmasına çok kızmıştı.

Bu şekilde Gilot gençliğinin en güzel on yılını verdiği ve genç bir delikanlı ile gençliğinde kaçırdığı mutluluğu Picasso’dan biraz daha faydalanarak yerine koymaya çalıştı.

Ancak sonraki yıllarda Gilot yalnızca “Picasso’nun partneri” olarak kalmadı; başarılı ve bağımsız bir ressam oldu.

Tarzında parlak renkler, figüratif ve yarı soyut kompozisyonlar vardı.

Eserleri dünyanın birçok müzesinde sergilendi.

Önce ressam Luc Simon ile evlendi.

Daha sonra bilim insanı Jonas Salk ile evlendi (Felç aşısının geliştiricisi).

BAŞARILI BİR RESSAM OLDU 6 Haziran 2023’te, 101 yaşında hayatını kaybetti.

Yaşamını yitirdiğinde Françoise Gilot, yalnızca Picasso ile ilişkisiyle değil, kendi sanat kimliği ve uzun kariyeriyle 20. yüzyıl sanat dünyasında yerini aldı.

Picasso, Gilot’dan ilham alarak birçok tablo yapmıştı.

Onu çoğu zaman çiçek kadın veya güneşli figürler şeklinde çizmişti.

Gilot, Picasso’nun savaş sonrası döneminde önemli bir ilham kaynağıydı.

Kısacası, Gilot Picasso’nun gölgesinde kalmayı reddetmişti.

Birçok kişi Picasso ile birlikteyken kendi sanatını bırakıyordu.

Ama Gilot kendi sergilerini açtı, resim yapmaya devam etti.

Picasso’nun kontrolüne girmedi.

BİRBİRİNİ KULLANMAYA ÇALIŞAN İKİ İNSAN Bu yüzden ilişkileri zamanla çok gerildi.

Picasso’yu terk ettiğinde Picasso buna çok öfkelendi ve “Hiç kimse beni terk etmez” dedi.

Picasso onun yazdığı kitabı yasaklatmaya çalıştı.

Çünkü bir şekilde Gilot özel yaşamlarının mahremiyetini profesyonel olmayan bir şekilde kendi ünü için kullanmıştı.

Bu nedenle Picasso çocuklarıyla Gilot’nun ilişkisini kesmeye çalıştı.

Ancak özel yaşama meraklı halk açısından kitap büyük bir başarı oldu.

Yaşamın doğal dengesi gençlerin emekle yaşam merdivenini yavaş yavaş ve birlikte çıkmasıdır.

Etik, düzgün yaşamlar açısından bakıldığında da mutluluk getiren durumlar genelde denk ortamlarda oluşur.

Aşk, gençliğin masumiyeti içinde iki genç arasında yakalanan ve yaşanan çok özel bir duygudur.

Bunu yakalayanlar, yaşayanlar, gençken ayakları yerden kesilenler bilir.

YAŞAM SABIR İSTER Bu ilişkide toplumun çok rahat kabul ettiği bir birliktelik, (Yaşlı erkeğin statü, para ve güçle satın aldığı genç bir kadın ve kim bilir ne suistimaller yaşadı ki bu genç kadın 10 yıl sonra yaşlı eşten ayrıldı ve ardından o öfkeyle yazılan, ortaya dökülen bir kitap) Karşılıklı birbirini kullanmaya çalışan iki insanın dengesiz, yaratıcı, fırtınalı ama hırs dolu öyküsü.

Oysa, yaşam sabır ister, gerçekçilik ister.

Gençlikte genç bir kadın ve erkek olarak el ele birlikte çabalamak, yuva yapmak, evlat yetiştirmek, zorluklarla boğuşmak, bazen yenilmek, hatalardan öğrenmek, düşmek, kalkmak ve ağır ağır yaşam merdivenlerini başarıya doğru tırmanmak doğaya ve doğan çocuklara uygun olan mı acaba?

Diğer türlü birliktelik hazıra konmak, birisini kullanmak ve kendini kullandırmak mı?

Arkasında hızla başarıya ulaşmak olabilir ama mutluluk, yürek birlikteliği, el elelik mi var, mutsuzluk mu var?

İlgili Sitenin Haberleri