Haber Detayı
Ragıb Narin: Bende aşk acısı kısa sürüyor!
Genç yaşına rağmen 80’den fazla ülke gezdi. Gittiği yerlerden yaptığı paylaşımlarla sosyal medyada, yayınladığı şarkılarla müzik dünyasında adından söz ettiriyor. “Global projelerde yer alarak dünya çapında sesini duyuran bir sanatçı olmak istiyorum” diyen Ragıb Narin’le kariyer yolculuğunu konuştuk.
◊ Onlarca ülke gezdin, şu an “İstanbul” adlı şarkında gündemdesin.
İstanbul sevgisi baskın mı geldi? - İstanbul’un yeri her zaman hepimiz için çok farklı.
Dünyayı gezdim, İstanbul gibi bir yer görmedim.
Normalde hep kendi bestelerimi söylüyordum, bu dışarıdan aldığım ilk şarkı.
Sevdiğim bir arkadaşım üç-dört tane şarkı yollamıştı.
Ben de Ankara’dan İstanbul’a gelirken yolda dinliyordum.
Tam İstanbul’a girerken bu şarkıya denk geldim.
Ve daha ilk dinlememde beni çok etkiledi.◊ Bu şarkıyla ilgili yaptığın bir açıklamada “Bazı eksikliklerin yeri hiçbir zaman dolmuyor” demişsin.
Nedir o eksiklikler? - Bu içinizde ukde kalmış bir hayal olabilir.
Çok sevdiğiniz bir insandan ayrılmış olabilirsiniz.
Kişiden kişiye değişiyor ama ben hayatımda her şeyi tam olan veya istediği her şeye ulaşmış bir insan tanımadım.
Hepimizin içinde ukde kalmış hayaller, hedefler, aşklar, sevgiler var.
Bu şarkı da bundan bahsediyor.
Mesela eski mesleğim futbolu çok seviyordum, büyük hayallerim vardı.
Dünya kupasında oynamak istiyordum.
Olmadı, içimde kaldı.
Ya da eskiden çok sevdiğim biri vardı.
O şimdi kendi hayatında, ben kendi hayatımdayım.◊ Futbolu neden bırakmıştın?- Hayalim ve hedefim sadece futbolcu olmak değildi.
Yoksa profesyonel futbolcu olup devam edebilirdim.
Amacım global anlamda daha büyük yerlerde hem ülkemi hem de kendimi en iyi şekilde temsil etmek.
Futbol bir takım oyunu.
İstediğim yerde olmadığımı da fark edince açıkçası bırakmam çok zor olmadı.
Fotoğraflar: Murat ŞAKAABİMLE AYNI YOLUN YOLCUSUYUZ◊ Baban ticaretle uğraşıyor.
Annen ev hanımı.
Ama sen müzikle ilgileniyorsun, abin de oyunculuk yapıyor.
Sanata ilginiz nasıl başladı?- Kız kardeşimiz de dans ediyor.
Bizim hep sanata merakımız vardı.
Küçükken de kendimizi göstermeyi severdik, şov dünyası içerisinde olmayı isterdik.
Annem Şamlı, babam Hataylı.
Hatay’da yaşıyoruz.
Hatay, medeniyetler şehri.
Farklı kültürler ve gelenekler içinde büyüdüğümüzden, gittiğimiz yerlerde de farkımız ortaya çıkıyordu.◊ Abin “Taşacak Bu Deniz” dizisinde Niko karakterini canlandırıyor.
Onunla kariyer konusunda fikir alışverişi yapıyor musunuz?- Tabii.
O sürekli İstanbul’a gelip gidiyor.
Dizi de çok güzel gidiyor.
Abimle dışarı çıkıyoruz, bir beni durduruyorlar, bir onu! (Gülüyor) İkimizle beraber fotoğraf çektiriyorlar.
Birbirimizi hep destekliyoruz, çünkü ikimiz de aynı yolun yolcusuyuz.
Sanat yapıyoruz.
Ailemiz de arkamızda.
HİNDİSTAN’DAN ÇOK TAKİPÇİM VAR◊ Şu an müzikle ilgili hedefin nedir?- Futbolda ulaşamadığım global başarıya sanatla ulaşmak istiyorum.
Kendimi geliştirmeye çalışıyorum.
Yabancı dillerim var.
Onları da geliştirmeye çalışıyorum.◊ Dört dil biliyorsun değil mi?- Evet.
İspanyolca için tam biliyorum diyemem.
Anlıyorum, kendimi ifade edebiliyorum ama geliştirmem lazım.
Arapçam anadilim gibidir.
İngilizcem de İspanyolcama göre daha iyi.
Bunları daha çok geliştirip, global projelerde yer alarak dünya çapında sesini duyuran bir sanatçı olmak istiyorum.◊ Gezdiğin ülkelerde müzikle alakalı çalışmalar yapıyor musun?- Gezdiğim ülkelerden esinlenerek şarkılar yapıyorum.
Yurtdışındaki sokak müzisyenleriyle arkadaşlıklarım var.
Gezmek müzikal anlamda bana çok şey katıyor.
Sosyal medyanın çok farklı bir gücü var.
Kitlesel anlamda, ulaşılabilirlik ya da para kazanma anlamında çok büyük güçleri var.
Sanat yapan bir insan olarak sosyal medyada güçlü olmak çok büyük bir avantaj.
Globale açılmak istiyorsanız da bu çok geçerli.
Mesela son zamanlarda Hindistan’dan yüzde 3’e yakın takipçim var.
Az bir oran değil.
ÇOĞU ŞARKIMI YURTDIŞINDA YAZDIM◊ Babanın yanında çalıştığın, 4 yıllık bir ticaret hayatın olmuş.
Bu sayede ülkeleri gezmeye başlamışsın.
Şu an ne durumda o gezgin ruh?- Gezmeye devam ediyorum ama artık ticaret için değil, daha çok hem içerik üretmek hem YouTube için.
Ben çoğu şarkımı yurtdışında yazdım.
Gezdikçe, kendimi iyi hissettikçe daha kolay üretebiliyorum.◊ Sen kendini şanslı olarak nitelendiriyor musun? - Tabii ki şanslı görüyorum kendimi.
Bir kere çok kültürlü bir aileden gelmek şans, Hataylı olmak şans, yeteneklerinizin olması şans.
Bence hepimiz birçok şansla dünyaya geliyoruz.
Kimimiz bunu avantaja çevirebiliyor, kimimiz erken pes ediyor, yanlış yollara girebiliyor.
Ben şansımı iyi değerlendirdiğimi düşünüyorum.
En büyük şansın da sağlık olduğunu düşünüyorum.
Nefes almak bence en büyük şans.◊ Ailen ne yorum yapıyor çalışmaların hakkında?- Açıkçası ticareti bırakmama çok sıcak değillerdi.
Ama siz başarılı olunca, ister istemez etrafınızdaki insanlara da o ışık yansıdığından bir şekilde kabul ediyor ve destek olmaya başlıyorlar.
Şu an bu durumdan mutlular.◊ Sırada yeni çalışmalar var mı?- Evet, yeni şarkılar var.
Farklı projeler de olabilir; televizyon, sinema...
Direkt oyunculuk demeyelim ama.HAYATI ANLIK YAŞIYORUM◊ Seninle ilgili bilmediğimiz bir şey söyleyebilir misin bana?- Çok doğal bir insanım.
Hayatı anlık yaşayan, düzensiz, plansız yaşayan biriyim.◊ Zor olmuyor mu plansız olmak?- Ana odaklandığım için zor olmuyor.
Geleceğe odaklı yaşayan bir insan değilim.
Çünkü yarınımın garantisi yok.
Şu an en güzel şekilde yaşayayım, sonrası Allah kerim kafasındayım.FAS’TA MOTOSİKLETLİ HIRSIZ TELEFONUMU KAPIP KAÇTI!◊ Gittiğin yerlerde ne kadar kalıyorsun?- 3 günden fazla bir ülkede kalmam zor.◊ Bu kadar ülke görmek, karakterinde ne gibi değişimler yarattı?- Bir kere hoşgörü, hayata bakış açısı, açık fikirlilik, insanlara karşı tavır gibi birçok anlamda artısı oluyor.
Belli bir yerde büyüdüğünüz ve çok dışarı çıkmadığınız zaman dünyayı oradan ibaret sanıyorsunuz.
Ve sizden farklı olan insanlar; giyim kuşam, fikir veya görüntü olarak size yanlış gelebiliyor.
Dünya aslında keşfedilmeye çok açık.
Çok farklı insanların, çok farklı yerlerin, çok farklı fikirlerin olduğu sonsuz bir yer.◊ Hiç unutamadığın bir anın var mı?- Çok var.
En yakın zamandakini örnek vereyim. “Mavi” diye bir şarkım var.
Bestesi bir anda Fas’ta iş toplantısında aklıma geldi, ticaret yaptığım dönemlerde.
Lavaboya gittim, kaydettim besteyi.
Toplantı bitti.
Heyecanla eve gidip besteyi seslendirmek istiyordum.
Telefondan konuma bakarken, ters yönden gelen motosikletteki şahıs elimden telefonumu kaptı!
O telefonda çok bestem vardı.
Yeni de aldığım için daha yedeklememiştim.
Hırsızın arkasından öyle bir enerjiyle bağırdım ki; yalpaladı ve telefonu düşürdü, kaçtı.
Sonra telefonu aldım, akşam da hemen gitarla kaydettim.
O şarkı üçüncü single’ımdı ve listelerde Viral 50’ye girerek kariyerimde yükselmemi sağlamıştı.
BENDE AŞK ACISI KISA SÜRÜYOR◊ Aşk senin için ne ifade ediyor?- Aşk hayatın kendisi, olmazsa olmazı.
Ne kadar acı da olsa, bizi üzse de...
Hepimiz aşk sıkıntıları çekiyoruz veya hayata böyle dertli, tasalı yönden bakıyoruz.
Ama ben pozitif bakmaya çalışıyorum.
Çünkü değiştiremeyeceğimiz şeye üzülmek, odaklanmak bana çok mantıklı gelmiyor.
Canımız çok sıkılıyor ama hayat devam ediyor.
Aşk acısı çekmiyor değilim.
Çekiyorum ama yoluma devam ediyorum.
Hayatımın merkezine koyduğum söylenemez.◊ Aşk acısını nasıl yok ediyorsun? - Kabul ederek...
Benim şöyle bir yanım var; mesela birinden çok hoşlandım.
Her şey çok güzel.
Zamanla bakıyorum ki benim onu sevdiğim kadar beni sevmiyor, o zaman mantık olarak diyorum ki “Ben bu ilişkide acı çekeceğim.
Ne kadar ona kendimi kabul ettirsem de o beni sevmeyecek”.
Bir şey başta olmuyorsa sonradan değişmez.KRİTERLERİM VAR◊ Aşk sonradan olmaz mı yani?- İlk anda yoksa, sonradan olacağına inanmıyorum.
O yüzden o baştaki aldığım şey zamanla azalıyorsa ve aşkı hissedemiyorsam kendimde de aşkı bitirebiliyorum.
Takıntılı şekilde kalmıyorum veya beni sevsin diye kendimde bir değişikliğe gitmiyorum.
Demek ki beni çok sevmiyor, o zaman benim de onu çok sevmeme gerek yok diyorum, kolayca unutabiliyorum.
Bağlanmıyorum ve hayatıma devam ediyorum.◊ Peki nasıl biri seni kendine âşık edebilir?- Aşk acısı çekmememin sebeplerinden biri de bu aslında.
Mükemmeliyetçilik gibi bir sıkıntı var bende.
Ben bu işi yapıyorsam, karşımdaki de iş sahibi olmalı.
Benim fiziğim böyleyse, onun da fiziği bana yakın olmalı.
Böyle kriterlerim var.
Bu da skalayı daraltıyor.
Bu kriterler uyunca bu sefer fikir olarak uyuşmuyorsun.
Bazen kriterlerine uymayan kişiden de bir konuşmayla etkilenebiliyorsun.
Kısacası bir matematiği yok...◊ Mükemmeli arasan da her insanın defoları vardır.
Kendine özeleştiri yapacak olursan; senin eksiklerin neler? - Benim en büyük eksiğim galiba kolay kolay bağlanamamam.
Kolay bağlanamadığım için de biraz umursamaz görünebiliyorum karşı taraftan.
Aslında romantiğim.
Güzel şeyler yaparım ama olmayınca da okeyim.
Bende o rahatlık var.
Bu iyi mi kötü mü bilmiyorum.
İyi yönü; çok aşk acısı çekmemiş oluyorsun.
Anlık çekiyorsun, geçiyor.
Kötü yönü; uzun vadede ilişkinin olması zor oluyor.