Haber Detayı

‘Al şunu, yersin!’
Kelebek hurriyet.com.tr
22/03/2026 07:00 (2 saat önce)

‘Al şunu, yersin!’

Körüz diye para teklif edenler, taksiye bindirip ücreti ödeyenler, yediğimiz yemeğin hesabını vermeye çalışanlar… Birine yardım etmek istiyorsanız araştırın, ihtiyacı olanı bulun. Yardım için emek vermek gerekir.

Son bir ay içinde bazı cümleler: “İşe giderken bana para teklif etti metrobüste.

Çok utandım”, “Biri bana çorap verdi”, “Biri bizi taksiye bindirdi.

Parasını peşin verdi”.

Geçenlerde iftara 15 dakika kala tuhaf bir ses de bana şöyle dedi: “Al şunu, yersin!” “Neden” dedim, cevap alamadım. “Al, al” diye ısrar edildi.

Geçmeye çalıştımsa da yolum kesildi, ısrar devam etti.

Benim şalter indi aşağıya. “Çekil git şuradan.

İstemiyorum dedim ya” diyerek bir adım daha atıp geçtim. “İyilik de yaramıyor bu insanlara” diye kızdı.

Kendince yardım yapacak ve vicdanı rahat bir şekilde evine gidecek.

Onun doğrusu da bu kendine göre.Markette, yolda ara sıra bunun gibi davranışlara maruz kalıyoruz.

Lütfen yapmayın, çok aşağılayıcı bir hareket.

Yapanları da bilinçlendirin.

Bir ihtiyaç varsa da bunun yolu bu değil.

Sokakta uluorta yapılmaz.

Görmeyince illaki ‘yoksuldur, fakirdir’ otomatik bilinciyle gelip pat diye o işi bitiriyor orada ve mutlu oluyor.Arkadaşlarla iftara gittik; yedik, içtik, gülüştük ve hesap saati geldi.

Hesabı istedim. “Ödendi” dedi garson. “Kim ödedi?

Bana sormadan niye alıyorsun” diye çıkışınca da kekeledi. “Abi kasadan öyle dediler” dedi. “Kimmiş o” dedim.

Geldi bizim adımıza karar veren kasiyer. “Hangi hakka dayanarak bizim adımıza para alıyorsun sen?

Çağır polisi, şikâyetçiyim” dedim.

Kısa bir panik oldu. “Abi kendim ısmarladım yemekleri.

Lafı mı olur” dedi. “Nereden kapıldın bizim bu paraya ihtiyacımız olduğu kanısına?

Yemek yiyecek paramız olmasaydı, buraya oturur muyduk” dedim.

Tekrar hesabı istedim. “Olmaz abi” dedi. “Sana o parayı harcatacağım, yardım etme ihtiyacını da karşılayacağım.

Yarın akşam ihtiyacı olan beş kişiye yemek vereceksin ama rızası olmadan değil.

Önce ihtiyacı olanı bulacaksın.

Bulamazsan sokakta bir sürü hayvan var.

Bu hesap kadar onları besle.” “Abi kusura bakma” dedi utanarak, özürler diledi.

Dedim ki “Tanımadığın kişiye yardım edilmez.

Tanı, bak, araştır, gerçekten ihtiyacı olanı bul.

Yardım böyle basit bir şey değil.

Yardım etmek için de emek vermen gerekir.”Başka bir konuysa holdinglerle ilgili dedikodu....

Bütçe yapılırken holdinglerde belli oranda sosyal yardım ya da fayda adı altında bir harcama gerekiyormuş.

Zorunlu hale getirilmiş ve bu rakamlar, sonrasında vergi iadesi olarak vergiden düşülüyormuş.Parayı sağ cepten sol cebe aktarırken ihtiyaç sahibi kurumu devreye sokmak değil mi bu?

Bir nevi kandırmaca aslında...

Kurumsal kandırıkçılık!Son olarak bir sorum var: “Neden ben?” Bastonum var diye mi yardıma muhtaç sayılıyorum ya da sayılıyoruz?

Bu da bir önyargı ve aynı zamanda ayrımcılık değil mi?Bir de bir arzum var: Yardım edeni yardım edilenle buluşturan ve bunu da para kazanmak için yapmayan kurumların çoğaldığı nice ramazanlara kavuşmanız dileğiyle.

İlgili Sitenin Haberleri