Haber Detayı

‘Düşüncelerimi yönlendirebiliyorum, o zaman varım’
Kelebek hurriyet.com.tr
22/03/2026 07:00 (4 saat önce)

‘Düşüncelerimi yönlendirebiliyorum, o zaman varım’

Olimpiyat sporcusu Eileen Gu’nun gündeme getirdiği metakognisyon, yani düşünceyi yönlendirme becerisini uzman isimlerle konuştuk: “Metakognisyonun önemli bir parçası hata farkındalığıdır. ‘Nerede hata yaptım’ diye düşünmek öğrenme mekanizmalarını güçlendirir.”

Eileen GuGeçen ay gerçekleşen 2026 Kış Olimpiyatları’nda öne çıkan sporculardan biri de serbest stil kayakçısı Eileen Gu’ydu. 22 yaşındaki kayakçı sadece pistteki başarısıyla değil, medya önündeki hazırcevaplılığıyla da çok konuşuldu.

Stanford Üniversitesi’nde kuantum fiziği eğitimi alan Gu’nun yaptığı açıklamalardan en dikkat çekici olansa nöroplastisite (beynin deneyimlere bağlı olarak yapısal ve işlevsel değişiklikler gösterebilme kapasitesi) üzerine olandı.Bir gazetecinin “Kabalık olarak algılanmasın ama konuşmadan önce düşünüyor musun?

Jeopolitik, spor ya da aerodinamik hakkındaki sorulara çok hızlı ve kapsamlı yanıt veriyorsun.

Bizi zihninin içine götürebilir misin” sorusu üzerine Gu özetle şu yanıtı vermişti: “Zihnimde çok zaman geçiririm çünkü orası çok ilginç bir yer.

Ne düşündüğünü kontrol edebilirsin.

Nasıl düşündüğünü de...

Ve bu sayede kim olduğunu da kontrol edebilirsin.

Genç biri olarak nöroplastisite benim tarafımda.

Bu yüzden kelimenin tam anlamıyla olmak istediğim kişi olabilirim.

Bu da havalı ve güç verici bir şey.” Gu’nun açıklamasında bahsettiği nöroplastisite ve metakognisyonla ilgili merak ettiklerimizi nörobilim ve nöropsikiyatri alanında uzman isimlere sorduk.

Beyin gerçekten ‘hack’lenebilir mi?

Düşüncelerimizi yöneterek istediğimiz kişi olabilir miyiz? ‘Zekânın önemli bir bileşeni’Dr.

Tuğçe Kahraman Demir, Biruni Üniversitesi öğretim üyesiMetakognisyon nedir?İnsan beyni sürekli değişim içinde; buna düşüncelerimiz, inançlarımız, bilgilerimiz ve davranışlarımız dahil edilebilir.

Düşünceler ve davranışlar misafir gibidir, geçen seneki aklımızı beğenmeyiz genelde veya bazı düşünceler bize bir yerlerden gelir; medya, aile, arkadaş çevresi, içinde yaşadığımız kültür...

Ve biz filtre etmeden kabul ederiz.

Metakognisyon işte bu düşünceleri otomatik olarak kabul etmek yerine onları fark edip inceleyebilme yeteneği.

Hatta sadece izlemek değil, bireyin kendi bilişsel süreçlerini değerlendirme ve düzenleme kapasitesini de içeren üst seviye bir kontrol sistemi. ‘Şu an gerçekten aç olduğum için mi öfkeliyim’, ‘Bu olay beni neden kızdırıyor’ diyebilmektir.

Eileen Gu buna güzel bir örnek veriyor; “Bolca günlük tutarım, düşüncelerimi izler, onlara bir biliminsanı gibi yaklaşırım” diyor.Metakognisyonun nörobilimde, günümüzde zekânın yerini tuttuğunu söylüyorsunuz…Direkt zekâ tanımı yerine geçtiğini söyleyemesek de önemli bir bileşeni.

Bu konuda farklı görüşler var.

Nörobilimde IQ testinin tek başına bilişsel kapasitemizi yansıtmadığı biliniyor.

Bir kişi yüksek bilişsel kapasiteye sahip olabilir, belleği iyi olabilir fakat kendi hatasını fark etme noktasında zayıf kalabilir.

Bir çalışmada IQ’yla metakognisyonun tam korele olmadığı gösterilmiştir.

Metakognisyonda kişi ‘Bu bildiğim ne kadar doğru’, ‘Yanılıyor olabilir miyim’ sorularını sorar.

Hata karşısında esnek kalabilir, strateji değiştirebilir.

Bazı araştırmacılar zekânın aslında iyi bir metakognitif kontrolün sonucu olduğunu öne sürüyor.Metakognisyon kapasitesini geliştirmek, örneğin bir öğrenciye nasıl faydalı olur?

Bir öğrenci düşünelim; ders çalışıyor, günde belki 8 saat, fakat değerlendirme sonuçları çalışmaya ayırdığı zamana göre pek de iyi gitmiyor.

Bu noktada durup çalışma stratejisini gözden geçirmeye başlar: Ne kadar süre sonra dikkatim dağılıyor, hangi yöntem bana yardımcı oluyor?

Belki yarım saat sonra veriminin düştüğünü fark eder ya da konuyu başkasına anlattığında daha iyi öğrendiğini keşfeder.

Bu tür gözlem ve strateji değişiklikleri metakognisyonun temeli.

Kişi çalışmakla kalmaz, nasıl çalıştığını değerlendirmeye başlar.Tam tersi metakognisyon kapasitesi düşük biri için karşılaşılabilecek sorunlar neler olabilir?Einstein’ın ünlü bir sözü var; “Bir problemi onu yaratan düşünce düzeyiyle çözemezsiniz”.

Metakognisyonu çok güzel anlatan bir söz.

Düşünme şeklin değişmediği sürece aynı hatayı yapıp durursun.

O yüzden metakognisyon kapasitesi düşük kimseler değişime daha kapalı, fazla özgüvenli olabilir.

Potansiyelini bulmakta güçlük çeker, ben buyum, böyle düşünürüm gibi daha katı kalıplar içinde kalabilir ve yeni bakış açılarına zor uyum sağlayabilir, kaderci olabilir.Günlük tutmak, konuyu başkasına anlatmak, yazıya dökmek...Bir kişi metakognisyon kapasitesini nasıl geliştirebilir?

Uygulanabilecek pratikler, egzersizler var mı?Metakognisyonu destekleyen pratikler arasında kişinin kendine soru sorması, geri bildirimleri değerlendirmesi, mindfulness gibi meditasyon uygulamaları sayılabilir.

Yine de kişiye özgü değişebilir.

Metakognisyonun önemli bir parçası hata farkındalığıdır.

Bir karar yanlış çıktığında ‘Nerede hata yaptım’ diye düşünmek öğrenme mekanizmalarını güçlendirir.

Düşüncelere dışarıdan bakmak içinse günlük tutmak, konuyu başkasına anlatmak, yazıya dökmek faydalı olacaktır. (Dr.

Tuğçe Kahraman Demir)Bu bildiğimiz anlamda günlük tutmak mı?

Elle yazmak mı daha faydalı, bilgisayarda, telefonda da olur mu?Bu, klasik anlamda gün içinde yaşananları yazmak şeklinde olabileceği gibi, bilinç akışı şeklinde, filtrelemeden ve düzenlemeden yazılan bir yöntem de olabilir.

Özellikle sabahları yapılan ve ‘morning pages’ olarak adlandırılan üç sayfalık bilinç akışı yazımı, zihinsel bir boşaltım sağlayarak kişinin gün içinde daha berrak düşünmesine yardımcı olabilir.

Yazma biçimi açısındansa elle yazmanın daha yavaş olması nedeniyle düşünceleri derinleştirdiği söylenebilir, ancak dijital ortamda yazmak da pratiklik açısından sürdürülebilir bir alternatiftir.

Bu noktada en önemli unsur yöntemin düzenli olarak uygulanabilmesidir. (Doç.

Dr.

Özge Şahmelikoğlu Onur) ‘Metakognisyon doğru şekilde kullanıldığında spontanlığı azaltmaz’Doç.

Dr.

Özge Şahmelikoğlu Onur-Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Psikiyatri Anabilim Dalı, Türkiye Psikiyatri Derneği Psikoterapi Eğiticiler Kurulu üyesiMetakognisyon ve nöroplastisite arasında tam olarak nasıl bir ilişki var?Metakognisyon bireyin kendi düşünme süreçlerinin farkında olması ve bunları gözlemleyip düzenleyebilmesidir.

Nöroplastisiteyse beynin deneyimlere bağlı olarak yapısal ve işlevsel değişiklikler gösterebilme kapasitesidir.

Bu iki kavram birbiriyle ilişkilidir.

Çünkü birey düşüncelerini fark etmeye ve düzenlemeye başladıkça bu süreçte kullanılan sinir ağları güçlenir ve işlevsel hale gelir.

Metakognitif farkındalık arttıkça nöroplastisite aracılığıyla daha esnek ve sağlıklı düşünme kalıpları gelişebilir.Düşünceleri izlemek, metakognisyon günlük ruh halimizi nasıl etkiler?Kişi, zihninden geçen her düşünceyi mutlak gerçek olarak kabul etmek yerine, onları gözlemlenebilir zihinsel olaylar olarak görmeye başlar.

Bu da özellikle kaygı ve olumsuz düşünce döngülerinin etkisini azaltabilir.

Ancak bu sürecin aşırıya kaçması durumunda, kişi sürekli kendini analiz eden bir konuma geçebilir ve bu da zihinsel yorgunluk, kararsızlık yaratabilir.

Burada önemli olan, düşünceleri kontrol etmeye çalışmak değil, onları fark edip geçip gitmelerine izin vermektir.Düşüncelere dikkat kesilmek spontanlığa zarar verir mi?

İnsanı daha mekanik kılar mı?

Özellikle kişi sürekli ‘Şu an ne düşünüyorum, neden böyle düşünüyorum’ gibi bir iç gözlem halindeyse bu durum doğal akışı bozabilir.

Bu da kişinin akış haline girmesini zorlaştırabilir.

Ancak metakognisyon doğru şekilde kullanıldığında spontanlığı azaltmaz, aksine kişinin gereksiz zihinsel yüklerden arınarak daha doğal ve akıcı davranabilmesini sağlar.

Önemli olan denge kurmaktır; eylem sırasında düşünceleri bırakabilmek, sonrasındaysa gerekirse değerlendirme yapabilmek.

İlgili Sitenin Haberleri