Haber Detayı
‘ABD-İsrail’i engellemek için her şeyi yapacağız’
Savaş yedinci gününe girerken ABD/İsrail’e tepki büyüyor. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ABD-İsrail’in İran’a yönelik operasyonlarını durdurmak için uğraşacaklarını söyledi. Çin de bölgeye temsilci gönderiyor
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Moskova’da büyükelçilerle düzenlenen yuvarlak masa toplantısında konuştu.
Lavrov, İran ile ABD/İsrail arasındaki savaşı değerlendirdi.
Rus diplomat, Moskova ve barıştan yana olan diğer ülkelerin, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik bir operasyon yapmasını engelleyecek bir ortam oluşması için ellerinden geleni yapacaklarını söyledi.
Lavrov, “İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırganlığı nedeniyle Ortadoğu’da yaşanan gelişmeler, küresel istikrar ve dünya ekonomisi açısından ciddi olumsuz sonuçlar doğurabilir.” ifadelerini kullandı. ‘ABD İÇİNDE ANLAŞMAZLIK YAŞIYOR’ Lavrov, Ortadoğu’daki krizin çözümüne katkı sunmak için her türlü çabayı göstereceklerini belirtirken, ABD’nin asıl amacının kendi görüşüne göre “var olma hakkı bulunmayan” İran rejimini “yok etmek” olduğunu ifade etti.
İran’a yönelik askeri operasyonun gerçek hedefleri konusunda ABD Yönetimi içinde de anlaşmazlıklar bulunduğuna dikkat çeken Lavrov, bu saldırıların temel amaçlarından birinin Tahran ile bölge ülkeleri arasında bir ayrılık yaratmak olduğunu, oysa ABD-İran müzakerelerinin aslında başarıya çok yakın bir noktada durduğunu vurguladı.
Mevcut tabloda İran’ın eylemleri kınanırken ABD’nin saldırılarının tamamen görmezden gelindiğini belirten Rus diplomat, krizin müzakerenin kaçınılmaz olduğu bilinciyle sona ermesini umut etse de bu ihtimalin maalesef çok düşük olduğunu dile getirdi. ‘KUTSAL RAMAZAN AYINDA İSLAM DÜNYASINA NİFAK’ Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova da ABD-İsrail saldırganlığna tepki gösteren bir açıklama yaptı. “Saldırganlar, Müslümanlar için kutsal Ramazan ayında İslam dünyasına nifak sokmaya çalışıyorlar.” diyen Sözcü, “İran’daki meşru iktidarı devirmek hedefiyle, tamamen uydurma bir bahaneyle askeri harekata başlayan ABD ve İsrail’in aklıselim göstereceklerine ve kan banyosunu durduracaklarına dair bir işaret gözlenmiyor.
Tersine, bu ülkelerin başkentlerinde savaşçıl açıklamalar dile getiriliyor ve İsrail Ordusu da Lübnan’a yeni bir istilaya girişti.” ifadelerini kullandı.
İSRAİL İÇİN SIRAYA GİRDİLER Avrupa ülkeleri ise İsrail’i savunmak için teker teker yeni askeri konuşlandırımaları duyuruyor.
Fransa’nın bölgeye uçak gemisini göndereceğini açıklamasından sonra bir duyuru da İtalya’dan geldi.
İtalya Başbakanı Giorgia Meloni dün Körfez ülkelerine yardım göndermeyi planladığını bildirdi.
Meloni askeri desteğin özellikle hava savunması alanında olacağını belirterek bölgede on binlerce İtalyan vatandaşının ve yaklaşık 2 bin İtalyan askerinin bulunduğunu hatırlattı.
Hollanda Savunma Bakanlığı da aynı gün, Zr.
Ms.
Evertsen fırkateyninin Doğu Akdeniz’e doğru yola çıktığını açıkladı.
Savunma Bakanı Dilan Yeşilgöz-Zegerius ve Dışişleri Bakanı Tom Berendsen’in Meclis’te yaptıkları açıklamada, Orta Doğu’daki son gelişmeler ve İran’ın çevre ülkelere yönelik saldırılarıyla bağlantılı olarak bu seçeneğin ele alındığı belirtildi.
Hizbullah’tan İsrail’e ardı ardına darbe Hizbullah, Lübnan’ın güneyinde yaşanan çatışmaların ardından İsrail işgal güçlerinin Khiam şehrinden çekildiğini doğruladı.
Hizbullah’tan yapılan açıklamada, işgalcilerin araçlarını ve askerlerini Tal al-Hamams’a çektiği belirtildi.
Çatışmaların seyri hakkında daha sonra ayrıntılı bir açıklama yapılacağı duyuruldu.
Hizbullah ayrıca, işgal altındaki Safed şehrinin kuzeyindeki “Ein Zitim” üssünü (İsrail tugay karargahı) bir İHA grubuyla hedef aldığını da açıkladı.
Bunun dışında, Acre şehrinin güneyinde bulunan Rafael şirketine ait askeri sanayi kompleksinin aynı şekilde İHA’larla hedef alındığı bildirildi.
Hizbullah, operasyonların “Beyrut’un güney banliyöleri de dahil olmak üzere düzinelerce Lübnan şehri ve kasabasını etkileyen suç niteliğindeki İsrail saldırganlığına misilleme niteliğinde” olduğunu açıkladı.
İSRAİLLİ SUBAY: HİZBULLAH SON SÖZÜNÜ SÖYLEMEDİ İsrail gazetesi Ma’ariv, ordudaki üst düzey bir subayın, Hizbullah’ın İsrail’e çok sayıda İHA ve füze fırlattığını söylediğini aktardı.
Subay saldırıların çoğunun askeri üsleri hedef aldığını belirtti.
Hizbullah’ın “henüz son sözünü söylemediğini ve İsrail’in daha fazla tırmanma olasılığına hazırlıklı olması gerektiğini vurguladı.
Kuzey cephesiyle ilgili olarak ise İsrailli asker, son günlerde benzer operasyonlar yapılmasına rağmen, ordunun şu anda saldırıların zamanlaması konusunda Hizbullah ile İran arasında doğrudan bir koordinasyon olduğunu teyit edemediğini söyledi.
İsrailli asker ayrıca Ensarullah’ın Yemen’deki hareketlerini de izlediğini ekledi. ‘Dimona’yı vururuz!’ İran’dan İsrail ile ABD’ye sarsıcı bir tehdit geldi.
Yarı resmi ISNA ajansında yer alan habere göre üst düzey bir askeri yetkili, İran’da rejim değişikliği arayışına girilmesi halinde Tahran’ın Dimona’daki İsrail nükleer tesisini hedef alacağını belirtti.
Dimona Nükleer Araştırma Merkezi, İsrail’in fiili nükleer programının kalbi olarak kabul ediliyor.
Necef Çölü’nde, Dimona kenti yakınında bulunan tesis 1950’lerin sonunda kuruldu ve o tarihten bu yana İsrail’in en sıkı korunan askeri sırlarından biri olarak görülüyor.
İsrail resmi olarak nükleer silaha sahip olduğunu ne doğruluyor ne de reddediyor.
Ancak uluslararası uzmanların büyük bölümü Dimona’da üretilen plütonyumun İsrail’in nükleer cephaneliğinin temelini oluşturduğunu düşünüyor.
Hürremşehr-4 sahneye çıktı İRAN Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Halkla İlişkiler Birimi, “Sadık Vaad 4 Operasyonu”nun 21.
Bildirgesi’ni yayınladı.
DMO, operasyonun 19. dalgasında stratejik Hürremşehr-4 füzelerinin fırlatıldığını duyurdu.
Bu dalgada Tel Aviv’in merkezi, Ben Gurion Havalimanı ve Siyonist rejimin Hava Kuvvetlerine ait 27.
Filo Üssü, Devrim Muhafızları Ordusu Hava-Uzay Kuvvetleri tarafından ateşlenen füzelerin hedefi oldu.
Hürremşehr-4 füzesi yaklaşık 13 metre uzunluğa, 1,5 metre çapa ve yaklaşık 30 ton ağırlığa sahip. 1500 kilogram ağırlığında savaş başlığı taşıyor.
Uzunluğu 4 metreye yaklaşan bu savaş başlığı, ülkenin füze sanayisinde üretilmiş en büyük savaş başlıkları arasında yer alıyor.
Füzenin hızı atmosfer dışında 16 Mach’a, atmosfer içinde ise yaklaşık 8 Mach’a ulaşıyor.
Hadid 110 devrede Fars haber ajansı önceki akşam İran’ın son saldırılarda ilk kez Hadid 110 İHA’sını kullandığını bildirdi.
Ajans, İHA’nın 14. operasyon dalgasının bir parçası olarak kullanıldığını belirterek, Hadid 110’un İran’ın bugüne kadar geliştirdiği en hızlı intihar İHA’sı olduğunu kaydetti.
Raporlara göre, Hadid 110, yüksek hız sağlayan küçük jet motorunun yanı sıra, eğimli tasarımı ve keskin açıları sayesinde radardan kaçma yeteneğine sahip.
Saatte 517 kilometreye kadar hıza ulaşan İHA, yaklaşık 350 kilometre uçuş menziline sahip ve hava savunma sistemlerini aşarak hassas konumları hedeflemek üzere tasarlandı.
Erakçi: ABD çok büyük bir pişmanlık duyacak ABD’nin sıcak çatışma hattından binlerce kilometre uzakta, Hint Okyanusu’nda seyreden bir İran fırkateynini batırması, Tahran’da büyük bir infial ve intikam yeminiyle karşılandı.
İran Deniz Kuvvetlerinin yerli üretim gururu olan Dena adlı fırkateyn, 3 Mart 2026 tarihinde Sri Lanka kıyıları açıklarında bir Amerikan saldırı denizaltısından ateşlenen ağır torpidolarla batırıldı.
Savaş gemisi vurulduğu sırada Hindistan’ın davetlisi olarak Sri Lanka açıklarında bulunuyordu.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, perşembe günü yaptığı sert açıklamada, Washington’u doğrudan tehdit etti: “ABD, İran kıyılarından 3 bin 200 km uzakta, uluslararası hukuku hiçe sayarak iğrenç bir suç işlemiştir.
Hindistan Donanması’nın resmi misafiri olan, barışçıl bir görevdeki ve yaklaşık 130 mürettebatı bulunan Dena fırkateyni, Sri Lanka açıklarında hiçbir uyarı yapılmadan kalleşçe hedef alınmıştır.
Washington şu sözlerimi iyi not etsin: ABD, uluslararası sularda başlattığı bu tehlikeli emsalden dolayı çok yakında büyük bir pişmanlık duyacaktır.” 130 kişilik mürettebatın akıbetine dair henüz resmi bir açıklama yapılmadı. 44 YIL SONRA İLK Bu olay, 1982 Falkland Savaşı’nda İngiliz nükleer denizaltısı HMS Conqueror’un Arjantin kruvazörü General Belgrano’yu batırmasından bu yana bir denizaltı tarafından düzenlenen ilk büyük tonajlı gemi imhası olarak tarihe geçti.
Belgrano olayı gibi, Dena’nın batırılması da açık denizlerdeki angajman kurallarını ve denizaltı savaşının yıkıcı etkisini onlarca yıl sonra yeniden dünya gündemine taşıdı.
ABD tankeri vuruldu İran Devrim Muhafızları (DMO) dün, kuzey Körfez sularında bir ABD petrol tankerini hedef aldığını ve tankerin yandığını açıkladı.
DMO, Hürmüz Boğazı’ndaki trafik kurallarının uluslararası hukuk ve kararlar uyarınca savaş zamanında İran’ın kontrolü altında olduğunu hatırlattığı açıklamasında “Bu kurala herkesin uyması gerekiyor.” dedi.
Devrim Muhafızları ayrıca, “Hürmüz Boğazı’ndan yasa dışı olarak geçmeye çalışan her gemiyi izleyeceğini ve hedef alacağını bildirdi. ‘F-15 uçağı düşürüldü’ Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) ABD’ye ait bir uçağın daha düşürüldüğünü açıkladı.
Çift kişilik bir savaş uçağı olan F-15E Strike Eagle’ın dün sabah erken saatlerde DMO Havacılık-Uzay Kuvvetlerinin modern savunma sistemleri tarafından başarıyla hedef alındığı ve ülkenin güneybatı sınırları yakınında düştüğü belirtildi.
İsrail’de yayın yapan Kanal 14 televizyonu da ABD’ye ait bir F-15 savaş uçağının İran’ın batısında düştüğünü duyurdu.
Kanalın haberine göre, uçak yere çarpmadan önce mürettebat paraşütle atladı.
Mürettebatın İran topraklarında kaldığı ifade edildi.
Haberde, daha sonra ABD ve İsrail güçlerinden oluşan ortak bir ekip tarafından gerçekleştirilen operasyonla mürettebatın kurtarıldığı öne sürüldü.
DAHA İSABETLİ HALE GELİYOR Öte yandan İran İslam Danışma Meclisi Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, İran’ın saldırılarının giderek daha etkili ve isabetli hale geldiğini belirterek, ABD askeri liderlerinin bunun farkında olup olmadığını merak ettiğini söyledi.
Çin, Orta Doğu’ya temsilci gönderiyor Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning, perşembe günü yaptığı açıklamada, Pekin’in bölgede tırmanan gerilimden derin endişe duyduğunu belirterek, krizin büyümesini önlemek amacıyla diplomatik girişimlerin başlatıldığını açıkladı.
Çin’in Orta Doğu Özel Temsilcisi Zhai Jun’ün yakın zamanda bölgeye gönderileceği ve gerilimi düşürmeye yönelik diplomatik çabalara katkı sağlayacağı duyuruldu.
Mao Ning, Dışişleri Bakanı Wang Yi’nin son dönemde Rusya, İran, Umman, Fransa, İsrail, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri dışişleri bakanlarıyla bir dizi telefon görüşmesi yaptığını söyledi.
Görüşmelerde bölgedeki gelişmeler hakkında kapsamlı görüş alışverişinde bulunulduğu ifade edildi.
Wang Yi’nin temaslarında Birleşmiş Milletler’in amaç ve ilkelerine bağlı kalınması gerektiğini vurguladığını belirten Mao Ning, uluslararası ilişkilerde güce başvurulmasına karşı çıkıldığını ve askeri operasyonların derhal durdurularak en kısa sürede diyalog ve müzakere sürecine dönülmesi gerektiğinin altının çizildiğini kaydetti.
ABD’li eski temsilci: İsrail dünya savaşı istiyor Cumhuriyetçi eski temsilci Marjorie Taylor Greene, İsrail’i resmen Üçüncü Dünya Savaşı’nı başlatmaya çalışmakla suçladı.
Megyn Kelly’nin sunduğu programda konuşan Greene, durumun tamamen kontrolden çıktığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bu asla bitmeyecek.
İsrail, ABD’yi zorlayıp onlarla savaşmamızı talep ettiği sürece savaş devam edecek.
Biz yaşadığımız sürece devam edecek.
Asla sona ermeyecek.
Lindsey Graham gözyaşlarını zorlukla tutuyordu.
Çünkü Başkan Trump’ın İran’la savaş ilan etmesinden ve savaşa girmesinden dolayı çok gurur duyduğunu söylüyordu.
Hayatını kaybeden Amerikalı askerler ve şu anda onların ölümlerinin yasını tutan aileleri için gözyaşlarını tutmaya çalışmıyordu.
Savaş için duyduğu mutluluktan dolayı gözyaşlarını zor tutuyor.”