Haber Detayı

Sıcak suların üzerinde kurulan şehir: Sofya
Dünya+ dunya.com
06/03/2026 00:00 (1 saat önce)

Sıcak suların üzerinde kurulan şehir: Sofya

Roma taşlarının gölgesinde bir Osmanlı camisi, birkaç sokak ötede Sovyet mirası bir anıt, hemen yanında çağdaş kafeler… Sofya, bir tarih atlası gibi: Üst üste binmiş çağlar, aynı meydanda yan yana duruyor.

Geçen hafta Sofya’da yü­rürken şunu hissettim: Bu şehir kendini bir ke­rede anlatmıyor; adım adım açı­lıyor.

İlk bakışta “sakin bir Balkan başkenti” gibi dursa da birkaç sa­at içinde Roma döneminin taşla­rına basıyor, ortaçağ kiliselerinin avlusuna giriyor, Osmanlı’dan kalma minarenin gölgesinde din­leniyor, sonra geniş bulvarlardan geçip modern bir Avrupa metro­polüne karışıyorsunuz.Sofya’nın en büyük sürprizi, ta­rihin müze vitrininde değil, şeh­rin gündelik akışında duruyor oluşu.

Metro çıkışında karşınıza bir antik yol kalıntısı çıkabiliyor; bir devlet binasının önünde Bi­zans’tan kalma bir kilise; birkaç sokak ötede 20. yüzyılın sert mi­marisi… Sofya, “tek dönemlik” bir şehir değil; çoğul bir hafıza.Serdika’dan Sofya’ya: Şehrin kuruluş hikâyesiBugünkü Sofya’nın kökle­ri, antik çağlara uzanıyor.

Şeh­rin erken döneminde bölgede Trak topluluklarının yaşadığı; özellikle Serdi adlı bir kabiley­le ilişkilendirilen yerleşimin za­manla Serdika (Serdica) olarak anıldığı kabul ediliyor.

Bu coğ­rafyanın kaderini belirleyen en kritik unsur ise, kentin neredey­se “doğal altyapısı” sayılabile­cek termal kaynaklar: Şehir, sı­cak suların ve verimli bir havza­nın çevresinde büyümüş.Roma döneminde Serdika, stratejik yolların kesiştiği bir merkez hâline gelmiş.

Bugün şe­hir merkezinde görülebilen antik kalıntılar (özellikle “Largo” çev­resi ve yer altı arkeoloji alanları) bu dönemden izler taşıyor.

Sof­ya’nın “şehir olma” iddiası bura­da başlamış: Yol, su, ticaret, idare.Tarihteki önemi: Bir kavşak, bir eşik Sofya’yı haritada bir nokta­dan ibaret sanmak hata olur; bu­rası Balkanlar’ın geçit noktala­rından biri.

Kuzey–güney ve do­ğu–batı akışlarının kesiştiği bir iç hat üzerinde yer alması, kenti yüzyıllar boyunca hem cazip hem tartışmalı kılmıştır.

İmparator­luklar için Sofya, çoğu zaman bir “kapı”dır: Anadolu’ya, Orta Av­rupa’ya, Ege’ye açılan kapı.Osmanlı döneminde şehir uzun süre Rumeli’nin önem­li merkezlerinden biri olmuş, ti­caret, zanaat ve idare açısından değer kazanmış. 19. yüzyılın son çeyreğinde Bulgaristan’ın mo­dernleşme süreciyle birlikte Sof­ya’nın rolü değişmiş ve 1879’da başkent olmasıyla şehir, yeni bir ulusal anlatının merkezine yer­leşmiş.

Sofya’nın tarihsel önemi, “sadece eski olması” değil; sürek­li yeniden kurulması.

Her dönem kendi izini bırakmış, şehir de o izi bütünüyle silmeyip bir sonraki katmana dönüştürmüştür.Şehrin siluetine damgasını vu­ran Aziz Aleksandr Nevski Ka­tedrali, bu hikâyenin en güçlü simgelerinden biri.

Birkaç sokak ötede kiliseler, cami ve sinagog aynı şehir dokusunda yan yana durur.

Farklı inançların ve dö­nemlerin izleri, gündelik hayatın doğal bir parçası gibi görünür.Sofya’nın asıl etkileyici yanı da burada ortaya çıkar.

Bu şehir gös­terişli değildir; ama dikkatli baka­na çok şey anlatır.

Bazen kaldırı­mın altındaki bir Roma yolu, bazen bir mozaik parçası, bazen de bir meydanın ortasında yükselen sert bir blok bina… Hepsi aynı soruyu düşündürür: Bu şehir kaç kere de­ğişti, kaç kere yeniden başladı?Roma’dan bugüne uzanan izler Şehir merkezindeki Largo böl­gesi, bu sorunun en somut yanıt­larından biridir.

Cam korumala­rın altında görülen Roma dönemi kalıntıları, Sofya’nın sadece yü­zeyde değil, yer altında da yaşa­yan bir şehir olduğunu hatırla­tır.

Yürürken aslında birkaç fark­lı yüzyılın üzerinde ilerlediğinizi fark edersiniz.Küçük ama güçlü bir durak da Aziz Georgi Rotunda­sı.

Sofya’nın en eski yapılarından biri olarak anılan bu küçük kili­se, dev anıtların gölgesinde ses­sizce durur.

Belki de tam bu yüz­den etkileyicidir; çünkü şehrin tarihini yüksek sesle değil, sakin bir tonla anlatır.Şehrin daha can­lı yüzünü görmek isteyenler için rotanın bir noktası da İvan Vazov Ulusal Tiyatrosu ve çevresidir.

Ti­yatronun önündeki park, Sofyalı­ların buluşma noktalarından biri.

Banklarda oturan insanlar, koşan çocuklar, fotoğraf çeken ziyaret­çiler… Burası şehrin nefes aldığı yerlerden biri.

Sofya’nın en sevi­len yeşil alanlarından Borisova Gradina da bu gündelik ritmi izle­mek için ideal.

Geniş yürüyüş yol­ları, gölgeli ağaçlar ve spor yapan insanlar, başkentin yoğun tempo­sunun içinde küçük bir mola hissi yaratır.Arka bahçe: Vitoşa Dağı Sofya’nın en büyük avantajı yal­nızca parkları değildir.

Şehir aynı zamanda doğayla komşudur.

Baş­kentin hemen arkasında yükselen Vitoşa Dağı, Sofyalılar için ade­ta bir arka bahçe gibidir.

Kısa bir yolculukla ulaşılan yürüyüş rota­ları ve geniş manzaralar, şehri yu­karıdan izleme fırsatı sunar.

Ha­va açıksa Sofya’nın silueti dağın eteklerinden bambaşka görünür.Şehrin biraz dışında yer alan Boyana Kilisesi ise tarih merak­lılarının özellikle uğradığı bir du­rak.

Freskleriyle ünlü olan bu kü­çük kilise, Orta Çağ sanatının en dikkat çekici örneklerinden bi­ri olarak kabul ediliyor ve sık sık UNESCO bağlamında anılıyor.

Sofya’yı sadece merkezle sınırla­mayanlar için burası şehrin tarih katmanını daha da derinleştirir.Şehir merkezine döndüğünüz­de Sofya’nın günlük hayatını en iyi hissedebileceğiniz yerlerden biri Vitoşa Bulvarı.

Kafeler, res­toranlar ve mağazalarla dolu bu uzun yürüyüş aksı özellikle akşam saatlerinde hareketlenir.

Bu bul­var Sofya’nın en canlı sahnelerin­den biri.

Daha sakin bir atmosfer arayanlar için Doktorlar Bahçesi çevresi iyi bir seçenek.

Ağaçlarla çevrili bu küçük park ve çevresin­deki sokaklar, Sofya’nın yerel ya­şamını görmek için ideal.Şehrin daha gerçek yüzü ise Ka­dın pazarı çevresinde hissedilir.

Yerel ürünlerin satıldığı tezgâh­lar, günlük alışveriş telaşı ve so­kak hayatının filtresiz görüntüsü burayı farklı kılan faktörler.Kültürle canlanan bir başkent Sofya’nın kültür hayatı yıl bo­yunca oldukça canlı.

Özellikle bahar aylarında düzenlenen So­fia International Film Fest, şeh­ri sinema dünyasının önemli bu­luşma noktalarından biri haline getiriyor.

Tiyatrolar ve perfor­mans salonları da özellikle ilkba­har ve sonbaharda yoğun prog­ramlar sunuyor.

Açık havada dü­zenlenen A to JazZ Festival, park atmosferi ve rahat temposuyla Sofya’nın enerjik yüzünü ortaya çıkarıyor.

Yılın farklı dönemle­rinde düzenlenen Sofia Jazz Fes­tival ise şehrin müzik sahnesini canlı tutan etkinliklerden biri.

Bahar ve yaz aylarında Sofya’nın parkları ve meydanları da küçük festivallere dönüşüyor.

Burada festival bazen büyük bir organi­zasyondan çok, kamusal alanla­rın canlılığı anlamına geliyor.Sofya sofrasıŞehrin yemek kültürü de tıp­kı tarihi gibi.

Balkan mutfağının ortak dili hissediliyor ama Bul­gar mutfağı kendi karakterini ko­ruyor.

Sofya’da sofraya gelen ilk klasiklerden biri Şopska salatası.

Domates, salatalık ve soğan üze­rine rendelenen beyaz peynirle hazırlanan bu sade salata, şehrin en bilinen tatlarından biri.Sabah saatlerinde fırınlardan çıkan banitsa, peynirli hamur katlarıyla kahvaltıların vazgeçil­mezlerinden.

Sıcak günlerde ser­vis edilen yoğurtlu soğuk çorba tarator ise Sofya mutfağının fe­rahlatıcı tarafını temsil ediyor.Izgara köfte benzeri kebapche ve kyufte ise şehirde hızlı ama do­yurucu bir öğün arayanların sık tercih ettiği yemekler.

Bulgar yo­ğurdu ve süt ürünleri de kalite­siyle sık sık övgü alıyor.Akşam saatlerinde yemek için en popüler adreslerden biri yine Vitoşa Bulvarı ve çevresi.

Kafeler ve bistrolar hem turistleri hem de Sofyalıları bir araya getiriyor.

Tiyatro çevresi ve parkların bu­lunduğu merkez aksları ise daha sakin ama şehirli bir atmosfer su­nuyor.

Daha yerel ve ekonomik seçenekler arayanlar için Kadın Pazarı çevresi iyi bir alternatif.

Akşamları ise Rakovski Caddesi şehrin dışarıda yemek kültürü­nün en hareketli noktalarından biri haline geliyor.Sofya’yı anlatırken tek bir ta­nım yapmak zor.

Burası hem im­paratorlukların kavşağı olmuş es­ki bir şehir, hem modern Bulga­ristan’ın başkenti, hem de dağa yaslanmış sakin bir Balkan kenti.

Belki de Sofya’nın en doğru tanı­mı, yavaş yürüdükçe açılan, kat­man katman okunabilen bir şehir.

İlgili Sitenin Haberleri