Haber Detayı

Her sene 46 milyar TL çöpe gidiyor
Sürdürülebilir dünya dunya.com
27/02/2026 00:00 (2 saat önce)

Her sene 46 milyar TL çöpe gidiyor

Türkiye’de her yıl 26 milyon ton gıda çöpe giderken bunun ekonomiye faturası 46 milyar TL’ye ulaşıyor. TİDER Başkanı Hande Tibuk, israfın yalnızca bireysel alışkanlık değil; üretimden tüketime uzanan zincirde planlama eksikliği, bilinç sorunu ve yasal boşluklardan kaynaklandığını vurguladı. Etiketlerin doğru okunması, bağışın teşviki ve güçlü kamu-özel sektör iş birliğiyle kaybın azaltılabileceğini söyledi.

Başak Nur GÖKÇAMİklim krizi, artan gıda enflas­yonu ve derinleşen yoksulluk.

Sürdürülebilirliğin en kırıl­gan başlıklarından biri artık gıda.

Topraktan sofraya uzanan zincirde yaşanan her kayıp, yalnızca ekono­mik değil, suyun, emeğin, enerjinin ve karbon bütçesinin de heba ol­ması anlamına geliyor.Türkiye’de her yıl milyarlarca liralık gıda çöpe giderken, milyonlarca kişi yeter­li ve sağlıklı beslenmeye erişemi­yor.

Hesaplamalara göre ülkemiz­de her yıl israf edilen gıda miktarı yaklaşık 26 milyon ton iken kişi ba­şına düşen gıda israfı ise 100 kilog­rama yakın.

Üstelik israfın büyük bölümü tarih etiketlerinin yanlış anlaşılması nedeniyle ‘güvenli’ ve ‘tüketilebilir’ durumdaki gıdala­rın çöpe atılmasından kaynaklanı­yor.

İsraf edilen toplam gıdanın üç­te biri de, dünyada gıdaya erişeme­yen insanların tümüne yetebilecek miktarda.Konuya ilişkin konuşan Temel İhtiyaç Derneği (TİDER) Başkanı Hande Tibuk, gıda israfının sadece bir tüketim alışkanlığı değil, aynı zamanda bir sistem ve kültür me­selesi olduğunu vurguladı.

Tibuk, israfın maliyetinden başlayarak çözüm için atılması gereken adım­ları anlattı.46 milyar TL’lik kayıpTürkiye’de gıda israfının yıllık maliyetinin 46 milyar TL olduğunu belirten Tibuk, “Bir ailenin gıda is­rafı yüzde 10 azalsa, ülke genelinde 4,6 milyar TL tasarruf sağlanabilir.

Bu rakamın içinde hem gıda kaybı hem de israf var” dedi.Tibuk, kavramların altını net çizdi: “Gıda kaybı; tarladan başla­yıp işleme, taşıma ve depolama sü­reçlerinde yaşanan miktar ve kalite azalışıdır.

Gıda israfı ise peraken­de ve hane halkı aşamasında, tüke­tilebilir gıdanın çöpe gitmesidir.

Gelişmiş ülkelerde daha çok israf, gelişmekte olan ülkelerde ise daha çok kayıp görülür.

Türkiye’de kayıp üretim aşamasında, israf ise daha çok büyükşehir tüketim alışkanlık­larında öne çıkıyor.”Türkiye’de özellikle üretim aşa­masında planlama eksikliği ve tek­noloji kullanımındaki yetersizlikle­rin kayıpları artırdığına dikkat çe­ken Tibuk, “Doğru ekim planlaması yapılmadığında, lojistik doğru kur­gulanmadığında tarladaki emek çö­pe gidiyor” diye konuştu.“Tarihi geçti diye çöpe atmayın”Tibuk’un en çarpıcı mesajların­dan biri de son tüketim tarihi ko­nusundaydı: “Gıda etiketlerinde­ki tarih işaretlemesinin yanlış an­laşılması, küresel ölçekte her yıl 70 milyar ile 130 milyar dolar de­ğerindeki gıdanın, yüzde 7 ila yüz­de 10’unun israf edilmesine ne­den oluyor.

Avrupa’da çöpe giden gıdanın yüzde 10-15’i, bu kavram karmaşasından kaynaklanırken, Türkiye’de ise bu bedelin 40 mil­yar TL’nin üzerinde olduğu tahmin ediliyor.”Tavsiye edilen tüketim tarihi geç­miş makarna, bakliyat ya da konser­ve ürünler uygun koşullarda saklan­ması halinde görüntüsü ve kokusu normalse tüketilebileceğine dikkat çekilen toplantıda, “Makarnada su oranı düşüktür, mikroorganizma gelişimi olmaz.

O yüzden çöpe atıl­mamalı” vurgusu yapıldı.Anadolu’da israfın daha düşük olduğuna işaret eden Tibuk, “Biz çuvalla aldığımız pirinci kelebek­lenene kadar atmazdık.

Kültürü­müzde gıdaya saygı var.

Büyükşe­hirde bu bilinç zayıflıyor” ifadele­rini kullandı.Gıda bağışı yapana vergi teşviğiYerel yönetimlerin kritik rolüne dikkat çeken Tibuk, “Kaymakam­lıklar ve belediyeler güçlü bir sos­yal hizmet ağı yürütüyor.

Biz kur­tardığımız gıdayı doğru kişilere ulaştırmak için onlarla çalışıyoruz.

Ancak sistemin en büyük eksiği bağlayıcı bir yasa.

Firmaya ‘üretti­ğini atamazsın, önce insan tüketi­mine sun’ diyen bir düzenleme yok.

Kanun olsa perakendeci bizim ka­pımızı çalar.

Şu an ikna ederek iler­liyoruz” dedi.Türkiye’nin bu alanda önemli bir avantaja sahip olduğunu belirten Ti­buk, vergi teşviğini hatırlattı: “Gıda bankacılığı yapan bir derneğe yapılan bağışın tamamı vergi matrahından düşülebiliyor.

Bu çok kıymetli ama yeterince bilinmiyor.”İklim krizinin tarımı doğrudan etkilediğini de hatırlatan Tibuk, “Don, kuraklık, aşırı yağış üretimi vuruyor.

Tarım bir beka meselesi.

Planlama, kooperatiflerin güçlen­dirilmesi ve güven ortamı şart.

Biz de TİDER olarak 7 Nisan 2026’da İstanbul’da 6.

Gıda Bankacılığı Zir­vesi düzenliyoruz.

Zirvede tüm ge­lişmelerin aktarılmasının yanında bu yıl, tarımdaki kayıpların azaltıl­ması için kullanılan teknolojiler ve yapay zekâ uygulamalarına odak­lanılacak, ilgili başlıklar ulusal ve uluslararası uzmanların katılımıy­la ele alınacak” bilgisini verdi.SKT ile TETT arasındaki farklarTİDER gıda güvenliğini sağlamak ve israfı önlemek adına bu iki kavramın farkını şöyle açıklıyor:Son Kullanma Tarihi (SKT): Et, süt ve süt ürünleri gibi riskli gıdalarda güvenlik sınırını ifade eder.

Bu tarih geçtikten sonra ürün kesinlikle tüketilmemelidir.Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT): Çoğunlukla bakliyat ve kuru gıda gibi raf ömrü uzun ürünlerde kalite önerisidir.

Uygun koşullarda saklanan, görünüm, koku ve tat açısından bozulmamış ürünler, bu tarihten sonra da güvenle tüketilebilir.İsrafı önlemek için 5 altın kuralTİDER Genel Müdürü Nil Tibukoğlu ise, “TETT’si dolmuş ama sağlıklı ürünlerin gıda bankaları aracılığıyla ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması mümkün.

Etiketleri doğru okumak, milyonlarca ihtiyaç sahibine destek olmanın en güçlü yollarından biridir” diyerek, sorunun sadece hane halkıyla sınırlı olmayıp gıda zincirinin her aşamasına yayıldığını belirtti ve şu önerileri sıraladı:1: Buzdolabınızı sık kontrol edin: İhtiyaçlarınızı belirleyerek alışveriş listenize bağlı kalın.2-Yakın tarihli ürünleri tercih edin: Kısa sürede tüketecekseniz son kullanma tarihi yaklaşan ürünleri satın alarak israfı önleyin.3-Tarih farkına dikkat edin: TETT ile SKT (veya STT) arasındaki farkı öğrenin ve gıdayı hemen çöpe atmayın.4- Doğru muhafaza edin: Uygun gıdaları dondurarak ömürlerini uzatın.5-Sıfır atık yaklaşımı: Kalan yiyecekleri değerlendirin, kompost yapın ve israfı minimize edin.

İlgili Sitenin Haberleri