Haber Detayı
Tozlu raflarda kalan hafıza kartları: Bir döneme damga vuran 7 format
Dijital fotoğraf makinelerinin ve ilk nesil akıllı telefonların vazgeçilmezi olan farklı hafıza kartlarını hatırlıyor musunuz? SmartMedia'dan Memory Stick'e kadar, bir zamanlar veri depolamanın tek yolu olan ancak günümüzde microSD karşısında yenik düşen nostaljik formatları inceliyoruz...
Dijital kameraların, ilk akıllı telefonların veya taşınabilir oyun konsollarının popüler olduğu dönemlerde, veri depolamak bugünkü kadar standart bir süreç değildi.
Günümüzde microSD kartlar neredeyse her cihazda rakipsiz bir hakimiyet kursa da, bu noktaya gelene kadar pek çok farklı format sahne aldı.
Kimi çok hassas yapısıyla, kimi sadece belirli markalara özel olmasıyla, kimi de niş kullanım alanlarıyla hafızalarımızda yer edindi. 2026 yılı itibarıyla bu kartların çoğu teknolojik ömrünü tamamlamış olsa da, dijital dönüşümün köşe taşlarını oluşturuyorlar.2000'li yılların başında dijital kameraların yanı sıra sentezleyici ve klavye gibi müzik ekipmanlarında da sıkça karşımıza çıkan SmartMedia, erken dönem flaş bellek kartlarından biriydi.
Fotoğrafları veya ses dosyalarını doğrudan bu kartlara kaydedip bilgisayara aktarma fikri o dönem için oldukça pratikti.
Ancak maksimum 128 MB kapasiteye sahip olması, dosya boyutları büyüdükçe bu formatın sonunu getirdi.
Ayrıca 3.3V ve 5V gibi farklı voltaj varyantlarının bulunması, kullanıcılar açısından kafa karıştırıcı bir uyumluluk sorunu yaratıyordu.Olympus ve Fujifilm tarafından SmartMedia'nın halefi olarak geliştirilen xD-Picture Card, temel olarak bu markaların dijital kameralarında kullanıldı.
SmartMedia ile benzer bir görevi üstlense de çok daha yüksek kapasitelere ulaşabiliyordu.
Fakat sadece belirli markalara bağlı kalması ve SD kart ekosisteminin hız, kapasite ve yaygınlık açısından çok daha agresif büyümesi karşısında rekabet edemeyerek unutulmaya yüz tuttu.Sony'nin kendi cihaz ekosistemi için ürettiği Memory Stick ailesi; kameralardan video kameralara, bilgisayar kitlerinden telefonlara kadar geniş bir yelpazede kullanıldı.
PSP ile özdeşleşen Duo ve Pro Duo versiyonlarının yanı sıra Sony Ericsson telefonlarda gördüğümüz mikro (M2) modelleri de mevcuttu.
Ancak "Sony vergisi" olarak adlandırılan yüksek maliyetler ve SD kartların evrensel bir standart haline gelmesiyle birlikte, bu özel formata olan ilgi zamanla kayboldu.Pek çok kişinin hatırlayacağı MMC formatı, telefon ve kameralar için tasarlanmış taşınabilir bir flaş depolama birimiydi.
Teknik olarak SD kartlara oldukça benzeyen bu format, zamanla yerini daha gelişmiş olan SD kartlara bıraktı.
İlginç bir şekilde MMC'ler tamamen yok olmadı; bugün bütçe dostu telefonlarda, tabletlerde ve bazı dizüstü bilgisayarlarda anakarta lehimlenmiş "eMMC" formunda varlıklarını sürdürüyorlar.
Standart MMC'lerin daha küçük bir versiyonu olan RS-MMC, neredeyse tamamen cep telefonları için üretilmişti.
Genellikle standart yuvalara uyması için bir adaptörle kullanılan bu kartlar, microSD yaygınlaşana kadar küçük form faktörlü cihazların vazgeçilmeziydi.
Adaptör bağımlılığı ve telefonların daha kompakt çözümlere yönelmesiyle bu format da geçici bir teknolojik durak olarak kaldı.microSD'den hemen önceki aşama olan miniSD, cep telefonlarının küçülen gövdelerine uyum sağlamak amacıyla ortaya çıktı.
Standart SD kartların yaptığı her şeyi daha küçük bir boyutta sunuyordu.
Ancak daha küçük microSD'nin piyasaya çıkışı miniSD'nin ticari ömrü hızla noktaladı.Özellikle üst segment ve profesyonel kameraların vazgeçilmezi olan CompactFlash (CF), 50 pinli konektör yapısıyla oldukça dayanıklı bir seçenekti.
Bir karttan ziyade taşınabilir bir sürücü mantığıyla çalışan bu format, profesyonel odağı nedeniyle hiçbir zaman ana akım bir tüketici ürünü olmadı.
SD kartların profesyonel dünyada da güçlenmesine rağmen, CF kartlar bugün hala belirli niş alanlarda ve profesyonel ekipmanlarda destek görmeye devam ediyor.