Haber Detayı
Kediler bizi gerçekten seviyor mu, yoksa sadece ev arkadaşı mıyız?
Macaristan’daki bilim insanlarından kedi sahiplerini şaşırtacak sonuçlar geldi. Yapılan deneyler, kedilerin sahiplerine karşı köpeklere kıyasla duygusal bir bağımlılık geliştirmediğini, hatta tehlike anında sahibini bir yabancıdan farklı görmediğini ortaya koyuyor.
Yıllardır süregelen klasik tartışma nihayet bilimsel bir zemine oturdu: Köpekler sadık birer yardımcı, kediler ise kendi yolunda giden bağımsız ruhlar...
Macaristan’daki Eötvös Loránd Üniversitesi’nde yürütülen yeni bir çalışma, kedilerin sahiplerine duygusal açıdan aslında sanıldığı kadar ihtiyaç duymadığını ortaya koydu.
Köpekler zor anlarında sahiplerinden onay ve koruma beklerken, kediler için sahibinin varlığıyla bir yabancının varlığı arasında pek bir fark bulunmuyor.Araştırmayı yöneten Dr.
Péter Pongrácz, bu durumu oldukça dikkat çekici bir benzetmeyle açıklıyor.
Köpeklerin birer "tüylü çocuk" gibi davranıp her adımda sahiplerine güvendiğini, ancak kedilerin tamamen kendi kendilerine yetebilen varlıklar olarak hayatlarına devam ettiğini belirtiyor.
Kedilerin insanlarla iyi geçiniyor olması, sağladığımız güvenliğe veya yardıma muhtaç oldukları anlamına gelmiyor.
Dr.
Pongrácz, bu bağımsızlığın temelinde kedilerin hala kendi yiyeceklerini avlayabilen yetenekli avcılar olmasının yattığını vurguluyor.
Sahipleri tarafından terk edilen kedilerin kısa sürede yabanileşip tek başlarına hayatta kalabilmeleri de bu tezi destekleyen en güçlü kanıtlardan biri.Tanıdık bir yüz mü, bir yabancı mı?Bilim insanları, bu sonuca ulaşmak için kedileri altı farklı senaryonun içine yerleştirdi.
Deneylerde kediler bazen sahipleriyle, bazen bir yabancıyla, bazen de her ikisiyle aynı odada vakit geçirdi.
Sonuçlar oldukça şaşırtıcı bir tabloyu işaret ediyor: Kediler, sahiplerine yakın durma, odaya girdiklerinde onları selamlama veya onlarla vakit geçirme konusunda yabancılara gösterdiklerinden daha fazla ilgi sergilemedi.
Sıradan ev kedileri laboratuvar ortamında aşırı strese girdiği için davranışları sağlıklı ölçülemediğinden, araştırmada özellikle okul ve huzurevlerini ziyaret eden "terapi kedileri" tercih edildi.Deney boyunca kedilerin oyun oynama istekleri ve keşif merakları da gözlemlendi.
Köpekler korktuklarında sahiplerini bir sığınak olarak görürken, kediler korku anında kapıya yönelme veya saklanma konusunda sahibine de yabancıya da aynı mesafede durdu.
Dr.
Pongrácz, kedilerin binlerce yıldır insanlarla yaşamasının nedeninin duygusal bir bağdan ziyade, yerleşim yerlerinde bolca bulunan fareler olduğunu hatırlatıyor.
Yani kediler için biz aslında birer koruyucudan ziyade, konforlu av sahalarının yanındaki ev arkadaşlarıyız.Dostluk var ama bağımlılık yokBu bulgular, kedilerin bizi sevmediği anlamına gelmiyor; sadece bize hayati bir muhtaçlık duymadıklarını gösteriyor.
Arkadaş canlısı bir kedi, sahibiyle olduğu kadar bir yabancıyla da etkileşime girip oyun oynayabiliyor.
Araştırmacılar, evcil kedilerin insanlarla sosyal olmasının onlara hayatta kalma avantajı sağladığını kabul ediyor.
Sonuç olarak, onlara bakan birinin olması işlerini kolaylaştırıyor ancak bu ilişki, köpeklerde gördüğümüz derin bağlılıktan çok uzak bir noktada.Kısacası, kediniz size sevgi gösteriyorsa bunu size muhtaç olduğu için değil, o an öyle istediği için yapıyor.
Bu durum belki bazı sahipleri köpek sahipleri kadar "vazgeçilmez" hissettirmiyor ama kedilerin binlerce yıldır koruduğu özgür ruhun ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.