Haber Detayı
Makinede ihracat miktar olarak azaldı ama gelir arttı
Geçen yılı yüzde 6.3’lik miktar azalışıyla kapatan makine ihracatı 2026’ya da yüzde 13.8’lik azalma ile başladı. Ancak birim ihracat fiyatını kg başına 9.9 dolara (metin içinde 8.9 ve 9.9 olarak belirtilmiştir) yükseltmeyi başaran makine ihracatçıları, Ocak ayında ihracat gelirini yüzde 3.3’lük artışla 2.2 milyar dolara yükseltti.
HÜSEYİN GÖKÇE / ANKARA Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) Başkanı Kutlu Karavelioğlu, iç talepteki daralma ve yatırım iştahsızlığının sektöre doğrudan yansıdığını söyledi.
Karavelioğlu, Çin’den yapılan makine ithalatındaki artışın yakından izlenmesi gereken bir alarm durumu olduğunu anlattı.
Sektörün Ocak ayı ihracat performansını değerlendiren MAİB Başkanı Kutlu Karavelioğlu, sektörün rotasını korumacılık ile rekabetçilik arasındaki hassas dengede belirlediğini söyledi.
En büyük ihracat pazarı olan AB’deki "Avrupa Tercihi" başlığı altında yürüyen tartışmalara atıfta bulunan Karavelioğlu, “Şu an AB içinde, bu yaklaşımın yeni bürokratik yükler yaratacağı, maliyetleri artıracağı ve Avrupa’yı küresel rekabete karşı daha kırılgan hale getireceği yönünde güçlü itirazlar var” dedi.
Yıllık ihracat 28 milyar dolar Makine sanayinin Ocak ihracatı miktar bazında yüzde 13.8 azalırken, kg başına 9.9 dolar ile tüm zamanların rekor seviyesine ulaşılmasıyla toplam ihracat geliri yüzde 3.3 arttı ve 2.2 milyar dolara çıktı.
Yıllıklandırılmış ihracat 28 milyar dolara yaklaşırken, Almanya’ya gerçekleştirilen ihracat yüzde 12.2 artarak 283 milyon dolar oldu. “Avrupa’nın rekabetçiliği Türkiye olmadan kurulamaz” AB’nin imzaladığı yeni STA’ların sadece tarifeleri indiren metinler olmadığını, bunun tedarik zincirlerini çeşitlendiren, kamu alımları ve standartlar alanında yeni eşikler koyan stratejik çerçeveler taşıdığını belirten Kutlu Karavelioğlu, “Üçüncü ülkelerle yapılan anlaşmaların Gümrük Birliği ortağı olarak Türkiye’yi de içermesi gerektiği konusunda yürütülen diplomatik ve teknik girişimlerin son derece kıymetli olduğunu düşünüyoruz” dedi.
Karavelioğlu, “Birlik ile üretim, yatırım ve standart düzleminde bu kadar iç içe geçmiş bir ortağın dışarda bırakılmasının rasyonel bir tercih olmadığının anlaşılacağına inanıyoruz.
Rekabetçiliğin bir ayağı korumacılıksa diğer ayağı maliyet kontrolüdür ve bu denge Türkiye dahil edilmeden kurulamaz” değerlendirmesinde bulundu. “Her türlü politika aracını meşru görüyoruz” Çin’den yapılan ithalatın yüzde 15.7 artarak 12.8 milyar dolara yükselmesinin yerli üretim açısından izlenmesi gereken bir alarm durumu olduğuna değinen Karavelioğlu, “Üretim ölçeklerimiz düşüp, son 5 yılda sağladığımız teknoloji ve verimlilik artışı rekabetçiliğimizi korumadaki sınırlarına yaklaşmışken atıl durumda bulunan üçte birlik kapasitemizi ekonomiye kazandırmak için her türlü politika aracını kullanmayı gerekli ve meşru görüyoruz” diye konuştu.
Karavelioğlu, “Çünkü İlave Gümrük Vergilerimizin seviyelerinin düşüklüğünü mütekabiliyet ekseninde tartıştığımız yılların sonuna geldik.
Artık rayiçleri, AB’nin imzaladığı STA’lar ve Trump’ın ilan ettiği oranlardan bütün dünya görebiliyor ve yönetimlerinden bekliyor” dedi.